Üzüldüm

Gazeteleri okudum. Çok üzüldüm. Hem de ne kadar, tarifsiz acı duydum. Burdur 'umuzun medar-ı iftiharı olan milli şairimizin kabul edilen istiklal marşımızın Burdur 'da ki kutlamalarının böyle olmaması gerekirdi. Katılımın yüksek ve yoğun düzeyde olması icap ederdi. Valimizin bu noktada söylediklerine katılıyorum. Nedendir bilinmez, kıymetli olan insanlarımızın anlatılmasını mı bilmiyoruz? Organizasyon hatası mı dense ne dense mazeret olamaz. Organizasyon komitesi üzerine düşeni yapmıştır. Davetlileri zorla da otobüse veya araca bindirerek, bu günkü programa katılımı sağlamalıyız demek de olmaz. Zaten bu tür davranışa kimse tevessül etmez., dinleyin , deme şansımız yok.Tüm Burdurlular adına milli şairimizin ruhuna Fatiha ve ihlâs-ı şerif okuyarak kahraman ordumuza armağan ettiği istiklal marşımız ebediyen yurdumuzda dinmeyecek ve al bayrağımız, kızlarımızın temizliği gibi berrak olan gökyüzünden, mavi sularda gölgesini vurduğu gibi, şehitlerimizin vatan uğruna kaç canım varsa veririm dercesine süzülen, hürriyetimizin sembolü bayrağımız semalarımızdan inmeyecek, kimsede indiremez. İstiklal marşımızın birleştiriciliğini, bütünleştiriciliğini hususiyetini göz önüne aldığımızda üzülmemek elde değil. Burdur'a hizmet eden, vatan sevdalısı insanımızın konuşulacağı toplantıya katılmayanlara da diyorum ki, istiklal marşımızın gönüllere yazılmasını istiyoruz. .katılımın çok olduğu gibi TBMM kabulünü andıran coşkuyu yaşatmalıydı Burdurlular. Bazı gazetelerde istiklal marşının kabulü Burdur 'da kutlandı deniyor. Sayın valimiz, belediye başkanımız ve il milli eğitim müdürümüz var fotoğrafta. İnsanlarımızın üniversite açılsın için bağış yaptı, öğrencilerimiz vatan sevdasıyla hizmet etsin için. Bu tür toplantılar öğrencilerimize meslek hayatlarında da rehber olur. Hizmet olsun için, yurtlar yaptı devletimiz. Gençlik böyle mi olsun derdi Mehmet Akif asla. Çalışkan, ilim Erbaa-ı,ülkesini seven, sanat toplum içindir düşüncesiyle şiir yazmıştır. Milletimizin derdini, resmini bu şekilde sunmuştur. Eğlencelere bi sözümüz olmaz. Herkes özgür, özgürüz lakin geçmişte Türkiye cumhuriyetine hizmet eden, yazdığı istiklal marşına tekabül eden ödülü devletimizin kurumu olan çocuk esirgeme kurumuna bağışlayan insanımızın şiirinin okunuşunu dinlemeliydik. Katılım o kadar olmalıydı ki, salon almamalıydı. Bu tabi ki temenni, yöneticilerimizin içinde gelecek yıl aynı talihsizliği yaşatmamaları için önlem almalarını sağlamıştır. Öğrencilerde öyle cevherler var ki, istiklal marşımızı okumuyor, yaşıyor. Gönlümüzü, kalbimizin mızraplarına dokunarak, mukaddes değerlerimizin içimizde yeniden Neşe-ü nema bulmasına vesile oluyor. Öyle yaşayarak okuyanlar var ki, işte ben bu ordunun, işte bu ülkede doğduğum için, işte bu marşımızı yazan şairimizi öyle seviyorum ki ne gerekirse yaparım diyor insan tüm hücreleriyle. İstiklal marşımızın anlamını bilenler olarak bu sene ki yapılan katılım eksikliğini bir daha yaşatmayalım. Marşımızın okunacağı programa hangi şartlarda olursa olsun katılmalıyız. İstiklal marşımız bizim ortak değerimiz. Ortak noktamızda buluşmalıyız. İstiklal marşımızın sadece okundu olmadan, gerçek manada yazıldığı atmosferi yaşarcasına dinleyerek, yaşamalı insan. Burdur' ular olarak istiklal marşımızın programına sahip çıkmalıyız.

Başlık Kategori Yayın Tarihi
Cep Telefonu Yaşam 01.03.2019
Cep Telefonun Adapları Yaşam 19.02.2019
Ah Çocukluk Yaşam 06.01.2019
Unutamadım, Unutmayacağım Işık ( Feridun ONGUN) Yaşam 21.12.2018
Cep Telefonunu Kullanabilmeyi  Öğrenmeliyiz Yaşam 01.10.2018

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.