Nereden

Geçmişimi düşündüm dün akşam. Halime binlerce şükrettim. İnsan geçmişiyle zaman zaman yüzleşmelidir. Çektiği sıkıntıları hatırlamalıdır. Geçmiş zamanında çektiği çilelerin, ızdırapları yok saymadan hayatın içinde ki rolünü önemseyerek çalışmalıdır. Şımarmalıdır. Şımarırsa insan, Allah elindekileri alır. Varlıklı ailelerin durumuna çocukluğumda yetişirken hep imrenirdim. Elinde fırın ekmeği olan büyüklerimizi görünce işte zengin birisi gıpta ederdim. Öbür elinde de gazete olurdu bazılarının. Büyük adamlar işte böyle gazeteler okurmuş diyerek yürürdüm. Bazen gazete alıp da okumak isterdim. Çocukluk heveslerim vardı. Hatırladığım kadarıyla gazete denince, Abdurrahman ağa aklıma gelir. Çünkü karşılaştığımda elini gazetesiz görmezdim. Çarşıdan aşağıya standart saatlerde yürüyerek inerken katlanmış haliyle elinde gazetesiyle evine doğru inerdi. İçimden derdim ki, Abdurrahman ağamız ne kadar kültürlü insan, her gün gazete okuyor diye düşünürdüm. Bir de konuşabilseydim, kendisiyle. Ukde olarak kaldı içimde konuşamadığım için. Çocukluğum donuk geçtiğinden bir de bence en önemlisi gelir düzeylerimizle birlikte sosyal statü olarak farklılıklarımız vardı. O yüzden konuşamadım ve kendisini geçen yıllarda kaybettik. Abdurrahman ağayla, yan yana gelerek konuşamazdık ki, çünkü bizim gelir düzeyimizle onun gelir düzeyi farklıydı. Sosyal yapı önemli oluyor. Bazen belki karşımızda ki, insan düşünmüyordur, belki ama bizler düşündük. Sosyal statüyü. Derdim ki, Abdurrahman ağanın yakını olsa idim şimdi o gazetede ne yazıyorsa okuyabilirim diye iç geçirirdim. Ama yakınım olmadığından gazetelerini hiç okuyamadım. Hayat ne sürprizlere gebe, o zaman gazete bulamazdım ben. Nasıl bulurdum ki, harçlığım yoktu ki, olsa da gazete nasıl alınırdı? Ne bilirim ben? Bilemem, herkes alabilir miydi? Bu soruların cevabını bulayım ki, sonra gazete alabileyim. Çevremde sorabileceğim kişilerde yoktu. İlkokul yıllarından bahsediyorum. İlkokulda okurken dersin birinde öğretmenimiz sınıfa haberleşme kaynaklarımızı anlatırken çantasından özenle koymuş olduğu belli evrak çıkarır gibi çıkarmaya başladı. Oturduğunuz yerden dinleyin dedi bize. Bütün benliğimi vererek dinliyorum. Bu gazetedir dedi. Günlük çıkar, haberler bulunur, yazılar olur diyerek anlatmaya başladı. Gazeteye ömrümde bu kadar yakın oluyordum. Benim için çok önemliydi bu bilgiler. Merak işte. Bilgi vermeye devam etti öğretmenimiz. Bakın dedi burada ne var? Haber var dedik. Devamını nasıl bulursunuz dedi? İçimden bilmem dedim, sesli diyemiyordum, mahcubiyetten. İşte haberin altında say. Yazar bu sayfa demektir. Devamında sütun yazar onunda kaçıcı sütunda olduğunu bildiriyor demektir. Ortaokula geçince artık gazeteye ulaşabiliyordum. Alıyordum. Çocuk dergileri okuyordum. Böylece imrendiğim gazeteleri almaya ve okumaya başlamıştım. İşte nereden nereye dedirten bu tür gelişmeler. Hayatımızın devamında fakülte okurken gazeteleri öğrencilerin gittiği yerlerde beş altı gazete bulunduran mekânlara gitmeye can atardım. Gazetesi bol olan mekânlara giderdim. Gazetesiz günüm geçsin istemezdim. Şükür fakülte yıllarım böyle gazeteye her gün ulaşarak geçti. Tayinim de memleketimizin müstesna yerlerine çıktı. Bir şekilde gazeteye ulaşıyordum. Gazete görünce iç geçirirken şimdi günde kaç gazete okumak istersem o kadar okuma şansım var. Nereden, nereye dedim işte bundan dolayı? Sizce nasıl?

Başlık Kategori Yayın Tarihi
Cep Telefonu Yaşam 01.03.2019
Cep Telefonun Adapları Yaşam 19.02.2019
Ah Çocukluk Yaşam 06.01.2019
Unutamadım, Unutmayacağım Işık ( Feridun ONGUN) Yaşam 21.12.2018
Cep Telefonunu Kullanabilmeyi  Öğrenmeliyiz Yaşam 01.10.2018
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Mehmet Ali Timur Yaşam 15.06.2019
Munzur Dağlarında Gülabioğulları - İbrahim Sevindik Yaşam 06.06.2019
Maya Tutmuş Yaşam 30.05.2019
Mutlu olmak için çok sebepler var :) Yaşam 24.05.2019
Nasıl mutlu olurum ve çevremdeki insanları nasıl etkilerim ? Yaşam 19.05.2019

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.