Saate uymak çok mu zor?

Program saatlerine niçin uyulmaz hiç anlamam. Hele konuştuğunuz , vaatleştiğiniz saatte gelmeyenlerin can sıkıcılığına katlanmak zorunda kalmak işkencenin en zorudur. Bir daha mı tövbe dedirttirir bazıları. Gözlerimiz yolunu gözlemekten yorulur. Davetiyede ki program saatleriyle, programın başlama saati arasında ki farkı görünce insan bu kadar olur diyesi geliyor. Öğrenciyken zamanın kıymetini , işlerin zamanında yapılmasının elzem olduğunu beynimize yazdırmak için geç kaldığımızda , gereken ikazlar yapılırdı. İkazlara kulak tıkarsak da sonucuna katlanacağım anlamı çıkardı. Hepimiz işlerin zamanında bitirilmesini isteriz. İnsanlar zamanın program yapımında bu kadar acemi olur mu dedirtiyorlar. Bazen aklı başında ki kişilerde vakit konusunda hassas olmayabiliyor. Zamanında programların başlamama nedenleri çoktur. Ancak bunlardan bir kaçı şunlardır. Programa davetlilerimizin son dakikalarda teşrif etmeleri. bulunması gereken fertlerinde geç gelmeleri. Eğer salondaysa salonun hazırlanmasının gecikmesi. Bu güne kadar programda ki davetiyede ki, saatte uyulan davete çok az tanık oldum. Nişan yapacak olursunuz öğle sonu deriz. İkindiye kadar vakit var diye vatandaşımız vaktin sonunda gelir. Halkımızda yıllardan beri süregelen alışkanlıklardan olsa gerek saat 21.00 başlaması gereken programlara saate bakarım. Tam 21.00 bulunmaya çalışırım. Hatta beş dakika da öncesi olabilir. Bundan dolayı bana çok gülen olmuştur. İlk gelen siz oldunuz bile diyen çıkmıştır. Zamana uyayım da gerisine karışmam derim. Birde derler programın saat 21.00 yazdığına bakma saat 22. 00 den önce başlamaz derler. Saatime bakarım tahmin edenler saati tuttururlar. Çünkü 21.00 de başlamaz, tam 22.00 de program başlar. Bize de sabır dilemek kalır.birde ne görürüm bana gülüyorlardır. Akıllanmadın gittin diye. Sadakatin ve zamana riayet etmek gülüşülecekse, gülsünler derim doğrumdan vazgeçmem. ben zamanında bulunayım da derim. suçlu ben olmayayım da gerisi beni ilgilendirmez hiç. Saate uymayan düşünsün değil mi? Bizler hovardaca zamanı harcarız. En kıymetli hazinesini insan gelişi güzel, ulu orta serer mi? Zamana sahip olmanın ilk kuralı, programa alınan saatte başlanılmalıdır. Çok dikkatimi çeken reklamlardan birinin notu şöyle: (gazetelerde)katılımcılarımızın program saatinde katılmaları gerekiyor. Beş dakika sonra girişler kesinlikle sonlanacaktır. Beş dakika geç kalan katılımcılar programa katılamazlar ve hakta iddia edemezler. Ne güzel... Bu kuralın uygulanması gerektiğine inanıyorum. Saatini konuşuyorsunuz konuştuğunuz saatten tam bir, bir buçuk , iki saat sonra teşrif edenleri yaşadık. Hatta bir hafta sonra hatırına geliyor bazılarının. Tabii ki iş işten geçmiş oluyor o zamanda değil mi? Programların başlamasının saatinin laf olsun diye yazılmadığını ispatlamak için etkinlikse etkinliği, programsa programı , misafirlikse misafirliğe konuşulan saate gidilmeli. Saatinde hazır olunmalıdır. Zaman önemli olmasaydı yaratıcımız zamana yemin etmezdi. Bir çok insan mağdur olabiliyor gecikmeden dolayı.

Başlık Kategori Yayın Tarihi
Cep Telefonu Yaşam 01.03.2019
Cep Telefonun Adapları Yaşam 19.02.2019
Ah Çocukluk Yaşam 06.01.2019
Unutamadım, Unutmayacağım Işık ( Feridun ONGUN) Yaşam 21.12.2018
Cep Telefonunu Kullanabilmeyi  Öğrenmeliyiz Yaşam 01.10.2018

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.