Başbakanlık, Gizli Devlet Başkanlığı Olmamalıdır

Türkiye'deki rejimin şöyle bir sorunu var. Devletin bir numaralı ismi cumhurbaşkanıdır. Ya da öyle görünür. Fakat kimi kişiler başbakan olduğunda, ismi cumhurbaşkanının isminin önüne geçer.

Bu iki başlılık nedendir? Türkiye'de böyle olaylar ne zaman yaşanmıştır?

Tarihten bugünlere örnekleme yaparak iddiamı kanıtlamak isterim.

1923'te cumhuriyet kurulduğunda cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk, başbakan İsmet İnönü'ydü. İpler Atatürk'ün elindeydi.

Bugünden örnek vermek gerekirse, cumhurbaşkanı Abdullah Gül, başbakan Tayyip Erdoğan'dır.

İpler Erdoğan'ın elinde...

Rusya'da Putin cumhurbaşkanı iken ipler ondaydı, başbakan oldu ipler yine onda...

Yarın bir gün Erdoğan cumhurbaşkanı olduğunda ipler yine onda olacak...

Yani, bu iki başılık düzeninde bir taraf sürekli ikinci planda kalıyor. Bu da makamda bulunan kişilerin dominantlığıyla ölçülüyor.

Bu iki başılık devlete zarar veriyor mu? Bir yerde veriyor.

Türkiye'de cumhurbaşkanlık makamının yetkileri o kadar kısıtlı ki, o kadar göstermelik bir hale geldi ki, cumhurbaşkanı boş yere maaş alan bir kişi haline geldi. Üstelik aynı görüşe sahip olmayan kişilerden birisi cumhurbaşkanı birisi başbakan olduğunda ortaya çıkan bu kuru kavgalar, devlete zarar vermekte ve cumhurbaşkanı olan kişinin ve düşüncesinin yıpranmasına neden olmaktadır.

Sezer dönemini hatırlayalım.

Başbakan Erdoğan, cumhurbaşkanı da Sezer iken ne oluyordu.

AKP hükümeti bir yasa hazırlıyordu. Yasa cumhurbaşkanına onay için gidiyordu. Sezer yasayı veto ediyordu. Fakat daha sonra AKP hükümeti yasanın noktasına virgülüne dokunmadan yeniden cumhurbaşkanına onay için gönderiyordu. Yetkisi bu kadarla sınırlı olan cumhurbaşkanı mecburen, yasayı onaylamak zorunda kalıyordu.

Türkiye'de cumhurbaşkanlık makamının düştüğü içler acısı durumun özeti bu...

Uluslar arası zirvelere her devletin cumhurbaşkanı giderken bizim başbakanımız gidiyor. Öyle ise cumhurbaşkanı ne işe yarıyor? Devletin ödenekleriyle Uzakdoğu yolculukları yapmaya mı?

Hayır, Türkiye'de cumhurbaşkanlık makamı bu kadar düşük tutulamaz.

Harıl harıl anayasa paketi için çalışan AKP hükümeti, cumhurbaşkanının yetkilerini genişletmeli ve onu her şekilde başbakandan daha ileri bir makama yerleştirmelidir. Yoksa şu anki sistem, örtülü bir devlet başkanlığı sisteminden başka bir şey değildir.

Şu anki ülke düzeninin yeniden AKPli bir cumhurbaşkanı seçmeye uygun olduğunu bile bile, cumhurbaşkanı itibarının geleceği için bunları söylemek zorundayım.


Başlık Kategori Yayın Tarihi
Atsız Bey'in İlk Eşi Mehpare Hanım Kimdir? Tarih 23.04.2014
Otorite Politika 09.02.2014
Atsız'ın 9 Mayıs Savunmasının Haklılığı Tarih 12.01.2014
Atsız'ın Basılmamış Eserleri Hakkında Tarih 11.12.2013
Necip Fazıl'ın Kanuni Hakkındaki Düşünceleri Tarih 16.09.2012
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Avrupalılar Siz Sömürdünüz Biz Yönettik Politika 19.02.2021
İSTİKBAL GÖKLERDEDİR Politika 12.02.2021
Türk Birliği Politika 25.01.2021
Güvenir Halim Kalmadı Politika 29.12.2020
KKTC SECİMLERİ ÜZERİNE Politika 26.10.2020

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.