Günlük - Gıdıgıdı Sistemi

Yeni yıla girmek üzere olduğumuz şu dakikalarda bir psikoloji var ki üzerimden atmaya çalışıyorum. Ben bu akşamın da her zamanki akşamlar gibi olmasını istiyorum fakat gelin görün ki sanki farklı bir koku,sanki farklı bir şeyler..bilemediğim hissiyatlar...anlamakta zorluk çekiyorum. Şimdi oturuyorum;her zamanki gibi çay içiyorum, ona buna sövüyorum,nasıl olduysa düzelttiğim kitaplarıma dergilerime bakıyorum,fakat hala atamıyorum şu psikolojiyi üzerimden. Arada bir de sanki devasa büyüklükte bir kapı açılacakmış gibi ve arkasından muhteşem ışıklar saçılacakmış gibi, insanoğlunun ve benim hayranlıkla gözlerimizin kamaşacağı hayalimsisini yaşıyorum. Git kardeşim başımdan! diyorum, bakın bir de kardeş oldu bu hissiyat;ona kardeşim diyebilmek için onu bir vücuda büründürmüş olmalıyım;içselleştirmiş olmalıyım.Rahatsızım bu durumdan. Bir an önce 23.59'un geçmesi yönünde temenniler ediyorum;çabuk geç,çabuk! Sırada bekleyenler var;ben bekliyorum;acele işe ben de işe...yetişeceğim. Hiç ummaz olduğum birine sordum;noel ağacı aldın mı? Diye. He hocam, dedi. Toplu bir şeyler mi yapacaklarmış,bir gurupları mı varmış, neymiş...Tokat'ta birkaç gündür çam ağacı aradığını fakat bulamadığını söylüyordu;bunu söylerken gözü de bahçedeki ufak tefek çam ağaçlarına kayıyordu. Alem bir adam. Dedim, kavak olmaz mı? Yok, olmaz,dedi. Ne fark eder ki dedim. İsa mı gelecekti? Gelse şikayet mi eder?: Bu kavak ağacı! Olmaz hacı, ben geri gidiyorum mu derdi. Ehi ehi diye güldü,sonra gitti. Sanırım bu bahçe olmasa da başka bir bahçeden çam sökme ihtimali kafasına yattı. Kötü niyetinden değil;ne yapsın başka adamcağız? Satılıyordu da o mu almamıştı sanki. Hem İsa'yı beklemek gibi uhrevi bir görev de icra edeceklerdi topluca. "Topluca" deyince hep gülerim ben. Kötü niyetli değilim. Fakat ne yapabilirim! Hafızam;hafızamdaki sinir uçları, bilgi hücreleri direkt gıdı gıdı sistemine bağlı benim. Moralim çok çökük olmadıkça olura olmaza gülerim ben. Çok içsel, derin karanlık yapılar da olsa bünyemde bu gıdıgıdı sistemi hep var, ne yapabilirim; anında gülerim;karanlık köşeler hep durur fakat. Evet, "Topluca" diyordum. Endüstri meslekte çalıştığım zamanların birinde, bir gün bilgisayar bölümü şef odasında oturuyoruz...Dönem başı olduğu için dönem başı işleri ile harılsı harılsı çalışıyoruz. Ve bir yandan da diğer bölümlerden gelen başka arkadaşların yazı çizi işlerine de yetişmeye çalışıyoruz.. 11.00'e doğru şef odasının demir kapısı ağır ağır açıldı içeri doğru. Eğilen ve terlemiş kel bir kafa belirdi.Biraz daha ilerledi. Üstten iki düğmesi açık atölye önlüğü, kıllar dışarı sarkmış; soluk soluğa bir öğretmen arkadaş birkaç nefes toplama hareketinden sonra : Hocam!, gurubu bıraktım geldim,hemen geri dönmem lazım,şu bizim plan işini bi'halletsek....dedi ben gülmekten yerlere yattım... Gurup dediği şey, öğrenci gurubu. Tesviye atölyesinde öğrenciler gurup gurup ayrılmışlar,kendi işlerini yapıyorlar.. *** İpli kuklalar hep ürkütür beni. Sanki,kukla, iplerin üst uçlarındaki sahibini yönetir gibi gelir bana.

Başlık Kategori Yayın Tarihi
Tek bir şiir- Şiir 12.09.2019
Terkibat Günlüğü- Bir faşistin anatomisi Sağlık 06.09.2019
Kısa Öykü - Tüh Edebiyat 03.09.2019
Gereksiz sözler Evrensel 01.09.2019
Faşo Versiyon 4.0 Evrensel 28.08.2019
Başlık Kategori Yayın Tarihi
KİMSE YOK MUUUUU!? Anı 27.08.2019
Yaşlı Amca Ve Kur'an Öğrenme Anı 14.07.2019
hayırlısı:) Anı 05.07.2019
Yeni Yol Anı 25.04.2019
Bir Özlem Ancak Bu Kadar Yakabilirdi İçimi.. Anı 08.04.2019

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.