UCU KIRIK KALEMLER

İrili ufaklı, rengarenk kalemler vardır ve bu kalemlerin her biri farklı bir iz bırakır kağıda.

Bir kalem, ucu kırıldığında yazmayı bırakır fakat yazmayı bıraktığı için değil; dün yazdıkları bugün okunmayıp bir kenara atıldığı için unutulur o kalem. Öyle ki, şuan elinizde tuttuğunuz bu yazı da yarın tarihin karanlık bir çukurunda kaybolabilir yahut bir zaman sonra başka biri tarafından tozlu bir raftan çıkarılarak yeniden anımsanır.

Bazı kalemlerin ucu kırılana kadar yazdıkları, sadece kağıtlara değil, yüreklere de iz bıraktığı için hiçbir silgi yazdıklarını silmeye ve onları unutturmaya yetmez. İşte bu ucu kırık kalemler yarınlara ışık olmaya devam ederler.

Kağıda farklı izler bırakan bu kalemlerin yazdığı ve yüreklerde ortak bir his uyandıran dillerden biri de “şiir”dir. Şiir, edebiyatımızda büyük bir yere sahip olmasına karşın okur kitlesi az fakat kaliteli olan bir türdür.

İşte o, kağıda şiiri dokunan kalemlerin bazılarının ucu Ocak ve Şubat aylarında kırıldı ve bir daha hiçbir kalemtıraş o kalemlerin ucunu tıraşlayamadı ve hiçbir kalem aynı izi bırakamadı…

Gelin hep birlikte bizlere edebiyatın olmazsa olmazlarından biri olan şiir yolculuğunda ışık tutan o kalemlerin bazılarını, uçlarının kırıldığı tarihsel sıraya göre hatırlayıp yad edelim.

Recaizade Mahmud Ekrem (01.03.1847 – 31.01.1914)

Tanzimat dönemi şairlerinden olan Mahmud Ekrem Divan tarzında şiirler yazarak edebiyat yolculuğuna başlamış ve Fransızca’dan çeviriler yaparakta edebiyatımıza katkılar sunmuştur.

Çevirilerini yaptığı romantik Fransız şiirinin etkisi altında kalan şair şiirlerinde aşk, tabiat ve ölüm gibi duygu ve düşünceleri işlemiştir.

Hariciye Mektubi Kaleminde Namık Kemal ile tanışan Mahmud Ekrem, Şinasi ile başlayıp Namık Kemal ile önemli gelişmeler kaydeden Türk Edebiyatının değişme ve gelişmesinde emeği geçen önemli şahsiyetlerin başında gelen isimlerden biri olmakla beraber, Mekteb-i Mülkiyye’den öğrencisi olan Ahmed İhsan’dan yayımlamakta olduğu Servet-i Fünun’u yeni edebiyat anlayışını savunan gençlere açmasını isteyerekte edebiyat alanımızın genişlemesine katkı sunmuştur.

Cenap Şahabettin (1870-12.02.1934)

Önceleri Divan şiiri tarzı şiirlerle uğraşan şair daha sonra Recaizade Mahmud Ekrem ve Abdulhak Hamid Tarhan’dan etkilenerek batı şiirine yöneldi.

İlk şiirleri gazel şeklinde olan şaire eski tarz bu şiirler sadece aruz, kafiye, dil hakimiyeti gibi teknik konularda birikim sağlamıştır.

Servet-i Fünun dergisinde şiirleri yayımlanan şair Tevfik Fikret ve Halit Ziya Uşaklıgil ile birlikte Servet-i Fünun edebiyatının üç önemli isminden biridir.

Mehmet Emin Yurdakul (13.05.1869 – 14.01.1944)

1897 Türk – Yunan savaşı esnasında kaleme aldığı Cenge Giderken isimli şiiriyle çıkış yapan şair, şiirlerinde sade bir dil kullanmış, konularını halkın hayatından ve Türk tarihinden almıştır.

1898 yılında Serveti-i Fünun şiirinin en güçlü döneminde yayımladığı “Türkçe Şiirler” isimli mecmuasıyla milli şair ahenginin öncülüğünü yapmıştır.

Milliyetçi, idealist ve halkçı olan Yurdakul, milli romantik duyuş tarzının ilk temsilcisi olarak edebiyat tarihimizde “Milli Şair” unvanı ile anılmıştır.

Ahmet Hamdi Tanpınar (23.06.1901 – 24.01.1962)

Adını ilk kez “Altın Kitap” dergisinde yayımlanan “Musul Akşamları” isimli şiiriyle duyuran şair, hece vezniyle yazdığı, imge zenginlikleri ve müzikal nitelikleri bulunan şiirleriyle dikkat çekmektedir.

Öğrencisi olduğu Yahya Kemal ve Ahmet Haşim’in etkisinde kalan; eserlerinde zamanın, çok katlı ve karmaşık bir akış olarak karşımıza çıktığı şair “Bursa’da Zaman” şiiri ile geniş bir okuyucu kitlesi tarafından tanınmıştır.

Özdemir Asaf (11.06.1923 – 28.01.1981)

İlk yazısı 1939 yılında “Servet-i Fünun – Uyanış” dergisinde çıkan Asaf, 1951 yılında kendi matbaasını ve 1955 te de Yuvarlak Masa Yayınlarını kurarak kitaplarını bu yayınevi aracılığı ile yayımladı.

Batı şiiri ve gelenek Türk şiirinin bileşiminden oluşan yapıtları ile sanatını zenginleştiren şair, insan ve toplum ilişkilerini konu edinmiş; sevgi, ayrılık ve ölüm temalarına şiirlerinde çokça yer vermiştir.

Hasan Hüseyin Korkmazgil (1927 – 26.02.1984)

Önceleri tabela ve portre ressamlığı da yapan Korkmazgil’in ilk şiiri 1959 yılında Dost dergisinde yayımlanmıştır.

Siyasi eylemleri gerekçesiyle öğretmenlikten atılan şair, “Kızılırmak” kitabında komünizm propagandası yaptığı gerekçesiyle yargılanıp üç ay tutuklu kalmış ve aklanmıştır.

Toplumcu – gerçekçi şiirin önde gelen isimlerinden olan şair yayımlanan, Kavel (1963) isimli kitabı ile 1964 Yeditepe Şiir Armağanı, Kızılkuğu (1971) kitabı ile TRT’nin 1970 Sanat Başarı Ödülü’nü, Filizkıran Fırtınası(1981) ile 1981 Ömer Faruk Toprak Şiir Ödülü ve Nevzat Üstün Şiiri Ödülünü almıştır.

Cemal Süreya (1931  - 09.01.1990)

Yeni şiire Ahmet Muhip Dıranas’ın “Kar” şiiriyle başlayan ilgisi Dıranas ve Özdemir Asaf’a olan ilgisiyle artmıştır. Türk şiirinde modernist bir akım olan ikinci yeni şiirin öncülerinden olan Cemal Süreya, eserlerinde en çok kadın, aşk ve yalnızlık temalarına yer vermiştir.

Çocukluğunda utangaç bir yapıya sahip olan şairin, kalabalıkta küçük düşme fobisi ve kusursuz olma endişeleri bulunmaktadır. Beğenilmeme korkusu nedeniyle üniversite yıllarına kadar yazdığı şiirleri kimseye göstermemiş, üniversite yıllarında ise eserlerini çeşitli gazete ve dergilere göndermeye başlamıştır.

1953 – 1957 yılları arasında yayımlanan şiirlerinden 29 una yer verdiği ilk kitabı “Üvercinka” 1958 yılında yayımlanmış ve ilk baskısı altı ay içerisinde tükenmiştir.

Gazete ve dergilerde yayımlanmamış hiçbir yazı ve şiirini kitaplaştırmamış olan şair sosyalist bir dünya görüşünü benimsemiştir. “Papirüs” isimli dergiyi 1960 ta dört, 1966 – 1970 arasında 47 ve 1980 – 1981 arasında ise iki sayı olarak yayımlamış, edebi görüşlerinin yanı sıra aydın olarak fikirlerini yine bu dergi aracılığı ile topluma ulaştırmıştır.

Şiirin ve sanatın gelişimine yön vermiş, kağıtlara bıraktıkları izlerle yüreklere dokunmuş ve hala dokunmaya devam eden tüm bu kalemşörleri bir kez daha saygı ve özlemle anıyor, onların bıraktığı bu yolda kalemlerinin ucunu kağıda dokundurmaya devam eden tüm şairlerimize başarılar diliyorum..


Başlık Kategori Yayın Tarihi
İSTİKBAL GÖKLERDEDİR Politika 12.02.2021
GÖKKUŞAĞI Şiir 09.02.2021
KİRLENEN DÜŞLER Şiir 09.04.2020
DÜNYANIN SONU Şiir 13.04.2019
Sen Gülünce Şiir 28.08.2016
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Nokta Kadarsın. Edebiyat 23.12.2020
ÖĞRETMENE VERİLEN DEĞER Edebiyat 19.10.2020
UMUT BAZEN İŞKENCEDİR Edebiyat 19.08.2020
Eşek Arılarına Ders Edebiyat 07.08.2020
PEMBE GERÇEK AŞK MEKTUBU Edebiyat 05.08.2020

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.