Pandemi, seni mi zihnini mi esir aldı?

Hiç zihnininize takılan bir şeyi atmakta zorlandığınız oldu mu?Hele ki kısıtlanmamızın (sosyal,fiziksel) maksimuma ulaştığı şu günlerde...

Kökeni latince olan 'Rumen'kelimesi esasında zihnimizin ne denli bir karmaşaya maruz kaldığının büyük bir emaresi durumunda.'Rumen' geviş getiren hayvanlarda sindirilen besinlerin işleme alındığı midenin ilk bölümüdür.Bu kelimeden gelen Ruminasyon(Rumination) 16.yüzyıllardan itibaren batı dillerinde  hem 'tekrarlayıcı bir şekilde düşüncelerin zihinde dönüp durması' hem de 'geviş getirmek 'anlamında kullanılagelmiştir.Psikolojik bir kavram  içinde kısaca ve kabaca 'zihinsel  geviş getirmek' olarak tariflenen kelime OKB'(Obsesif-Kompulsif Bozukluk)ye bağlı olarak düşünce düzeyindeki patolojiyi(rahatsızlık) işaret eder.

Ortalama bir beynin günde yaklaşık  50.000 düşünce ürettiği ,bununla birlikte çoğu insanda bu düşüncelerin yüzde yetmişinin olumsuz olduğu tahminini masaya koyalım.Gün içerisinde zihnimizin karşı karşıya kaldığı bütün olumlu-olumsuz durumlarda vereceğimiz tepki(reaction) 'Psikolojik Sağlamlık'(Yılmazlık) düzeyimizi belirlemektedir.

Bu durumu bir örnekle anlatmak istiyorum.Farz edin ki kentin iki farklı noktasında sabah uyandıklarında kendilerini mutsuz,aşırı halsiz,yorgun ve motivasyonsuz  ve genel olarak depresif hisseden A ve B adında iki kişiyi düşünelim.

A kişisi gün içinde yapılacak bütün işlerini iptal eder,,köşesine çekilir

''Kendimi çökmüş hissediyorum''

''Yaşamaktan bıktım'' diye düşünüp depresif ruh haline pasif-ruminatif tepki vermektedir.

B kişisi ise işine gider,günlük işlerine yoğunlaşır ve depresif  ruh haline dağıtıcı tepki göstermeye karar verir.

Bu örnekte vurguladığım  aktif yaşamaya,işine devam eden B kişisi depresif ruh halinden daha çabuk kurtulacaktır.

Pandemiyle birlikte evlere sığan hayatlar,düşünceler,hayaller,bedenler,kimlikler,çatışmalar ne denli zor bir mücadeleyle karşıya kaldığımızın resme bürünmüş hali adeta.Bu bağlamda popülarize olan 'Hayat Eve Sığar' söyleminin  geçerliliğini test ettiniz mi?

Temelde ihtiyaç ve  barınma yeri olarak  kullandığımız 'evlerimiz' uzun bir süredir 'karantina ve iş alanı'na dönmüş durumdayken şu soruları kendimize soralım...

1-Zorlayıcı yaşam olayları karşısında tepki/lerim ne/lerdir?

2-Bu tepki/ler sonucunda yaşamımda ne/ler değişti?

Bu iki sorunun cevaplarının bir zincirin halkası gibi birbirine bağlı olduğunu  kabul etmek gerekirse,zihnimizi var olan olumsuz düşüncelerden arındırmak kaliteli yaşamımızı dizayne etmemize olanak sağlayacaktır.

O halde değişime nasıl ve nerden başlamalı?

-Salgınla birlikte yaşadığımız fiziksel/sosyal/ruhsal değişimlerin geçici olduğunu kanıksamak  ilk kural...

-Uçakta maskelerin önce kendine sonra yanımızdakilere takılması bilgisinden hareketle 'kendi iyi oluş hali'çevremize de fayda sağlayacaktır.

-Bireyi en iyi tanıyacak olan kendisidir dolayısıyla buna yönelik ev içiersinde kendiyle ve yakınıyla edineceği aktiviteler ve hobiler süreci sancılı yaşadığımız bu günlerde iyi bir reçete olacaktır.

-Salgınla hep birlikte mücadele mottosunu birey bazında yerine getireceğimiz sorumluklarımız belirler ki bu da kendi evinin önünü temizle,dünyan temiz olsun hareketine dayanak oluşturur.

Unutmayalım ki değişmeyen tek şey değişimin kendisidir.Yaşadığımız zor günlerde zihnimizi tekrarlayan olumsuz düşüncelerden ,yaşam standartizasyonumuza negatif etkilerinden kurtarmak adına ve bunun akabinde pandemiden güçlenerek çıkmaya meşalenizi yakmanın vakti gelmedi mi?

Hep birlikte 'Salgın'ı yeneceğiz...



Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.