ÇALIŞMA HAYATINDA EYT ÇIKMAZI

Dünyada yaratılan canlılar arasında ek yarınlarını ve geleceğini düşünen canlı varlık insanoğludur. İnsanoğlu çalışma hayatına nokta koyduktan sonra yaşayacağı yılları düşünerek çalışıp ürettiğinden ve emeğinden yarınlar için birikim yapmak ister.

Ülkemizde 8 Eylül 1999 tarihine kadar emeklilik şartı, kadınlar için 20, erkekler için ise 25 yıl sigortalılık şartı ile birlikte 5000 prim günüydü. 8 Eylül 1999 tarihinde çıkartılan kanun ile emekli olabilmek için yaş şartı getirildi.

Yasa sonrası, emeklilik için üçüncü bir şart olan ‘Yaş’ kuralı da geldi.  4447 sayılı kanun sonrası artık; 09 Eylül 1999 günü ve sonrasında işe girenlerden,

- Kadın olanlar 58 yaşından,

- Erkek olanlar 60 yaşından önce emekli olamayacaklardı.

Öte yandan, kadın ve erkek fark etmez tüm çalışanlar SSK’lılar 7000 gün, Bağ-Kur’lular ile memurlar da 9000 gün ile emekli olabileceklerdi. 08.09.1999 gününden önce işe girmiş olanlara ise emeklilik için yaş kademesi getirilmişti. Getirilen kademelere göre de mevcut çalışanlar 42 yaş ile 56 yaş arasında emekli olabilecekler.

T.B.M.M.’de 4447 sayılı kanunun yasalaştığı dönemdeki ana muhalefet partisinde olan ve şu an bir çoğu iktidar partisinde bulunmuş veya halen devam eden milletvekillerinin çıkarılan yasanın ne kadar yanlış ve hatalı olduğunu, emeklilik şartların bu şekilde kanunlaşması ile çalışanlar için sıkıntılar vereceğini söyleyenler, ne hikmetse 2 yıl sonra iktidara geldikten sonra tam tersi bir hareketle 2008 yılında yürürlüğe soktukları ek kanunlar ile ülkemizde emeklilik yaşını bay/bayan fark etmeden kademeli olarak 65 yaş ve 7200 prim gününe çıkarttılar.

1999 yılında zamanın koalisyon hükümeti tarafından çıkarılan 4447 sayılı kanun ile ülkemizde fiilen çalışmakta olan tüm çalışanları emeklilik hakları yıllar ötesine ötelendi ve yüz binlerce mağdur yaratıldı. Bu mağdur sayısı yıllar geçtikçe çoğaldı ve bu yıl itibarıyla 5 milyon sayısına yaklaştı.

1999 Yılı sonrasında her yıl artan bu kanun mağduru çalışanlar önce seslerini sosyal ağlarda daha sonra bir araya gelerek ve dernek kurarak seslerini yetkililere duyurmaya başladırlar. İlk olarak Ankara ili olmak üzere birçok ilde miting ve imza toplamama kampanyaları yaptılar. Bu hak arama mücadelesinde gün geçtikçe tepeden aşağıya yuvarlanan kartopu misali sürekli büyüdüler. Sosyal ağları ve basını çok iyi kullanarak onlarca defa T.B.M.M.’de parti yetkilileriyle ve ülke yönetiminde söz sahibi olan birçok kişiler ile görüşmeler yaptılar.

Gerek mecliste gerekse siyasi parti merkezlerinde parti liderleriyle yapılan görüşmeler sonucu bir çok seçim öncesi talepleri karşılığında sözler aldılar. Bu verilen sözler de kamu oyu ile paylaşıldı ve günlerce basında gündem oldu.

Bu süreçte kedilerine Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) adı verdiler. Bu isim ile bir ilde çok dernekler kuruldu ve bugün itibarıyla da bu dernekler birleşerek EYT Federasyonları oluşturmaya başladılar. Yıllar geçtikçe de 4447 sayılı kanun sebebiyle çalışma hayatında ve emeklilik haklarında mağdur olan insan sayısı çoğalmaktadır. Bu gün bu rakam 5 milyon sayısına ulaşarak ülkemizde yapılacak olan yerel ve genel seçimleri etkileyecek bir sayıya ulaşmıştır. Bu ülke için çalışan ve üreten çalışanların, çalışma şartları iyileştirilmeden, emeklilik bağlanma oranları düzeltilmeden kendilerine Emeklilikte Yaşa Takılanlar diyen insanlar elbette bunun hesabını her demokratik ülkede olması gerektiği gibi seçimlerde soracaklardır.

Bu 4447 sayılı kanun çıkarıldığı tarih itibarıyla sonraki zamanlarda iş hayatına katılacakları kapsamalı ve bir an önce 1999 öncesi iş hayatına başlayanlara emeklilik hakkı tanınmalıdır. Bu sayede yüz binlerce işsiz durumdaki gençlerimize iş alanı açılabilir ve yaş itibarıyla sağlık durumu elverişsiz olan on binlerce emekliliği hak etmiş olan insanlarımız emekli olabilir.

Emeklilik düzenlemesi yapılırken bu kanunu savunan mevcut hükümet diğer Avrupa ülkelerini ve emekli olma yaşlarını örnek göstermişlerdir. Türkiye'de yapılan değişiklik o tarihte çalışanların emekli olmalarını 15-18 yıla kadar uzattı. Öte yandan dikkat edilmesi gereken bir diğer husus ülkelerin çalışma şartlarını, sunulan ekonomik garantilerini ve emeklilik şartlarını bir bütün olarak ele almaktır. Sadece emeklilik yaşına dayalı bir karşılaştırma yanıltıcı olacaktır. Ülkemizde önümüzdeki yıllarda beklenen ömür, yaşlıların iş güvencesi ve çalışma koşulları, sendikalaşma ve toplu pazarlık kapsamı da önemle dikkate alınmalıdır.

Şevket GÖLÜK


Başlık Kategori Yayın Tarihi
KISA ÇALIŞMA ÖDENEĞİ ve ÜLKEMİZDEKİ UYGULAMASI Ekonomi 22.09.2020
PANDEMİDE SOKAĞA ÇIKMA YASAĞI Genel 09.05.2020
ÜLKEMİZDE PANDEMİ TEHDİTİ Yaşam 30.03.2020
TEKNOLOJİ ve İLETİŞİM KİRLİLİĞİ Teknoloji / İnternet 25.03.2020
BEKÇİLİK SİSTEMİ YENİDEN, NEDEN! Genel 05.02.2020
Başlık Kategori Yayın Tarihi
ODAK TEK EĞİTİM MODELİ Genel 28.11.2020
El-Cezeri ve Cizreli Mehmet(imiz) Genel 22.11.2020
İslamın gerçek bir yol olmadığını düşünenler.. Genel 22.11.2020
HOCAM AHMET BAYDAR’DAN TUTTUĞUM NOTLAR (3) Genel 22.11.2020
BİR SAVUNMA YAZISI (27) Genel 20.11.2020

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.