BİR SAVUNMA YAZISI (23)

Belki % 90 oranında görüşlerini tasvib ettiğim değerli Mehmet Okuyan hocamızın İsa meselesindeki yorumu gibi maalesef bu yorumu da beni tatmin etmedi. "Ey ademoğlu" derken cinsi ayırmadığını söylüyor. Ayırmaz tabi genel konularda. Erkek müşrik olduğunda neden ayırıyor? Mümin kadın müşrik erkekle evlenemiyor. Mümin erkek de müşrik kadınla evlenemiyor. Bir durum hasıl olduğunda bak nasıl ayırıyor. Burada da zina hasıl olmuş. Normal bir durum yok. Kadın-erkek ayrımı yapmadığını söylüyor. Normal şartlarda evet. Kadına cinsiyeti değil şahsiyeti üzerinden seslenir diyor. Normal şartlarda evet.

Kadının dövüleceğini söyleyen erkekleri kendilerine itaat etsinler diye öyle anladıklarını söylüyor. Bunu suistimal eden erkeklere bakarak yatağına başka bir erkeği alan kadınla ilgili şahsiyet arayışı yanlış. Zaten şahsiyetini bırakıp yatağa girmiş. Hoca kelimeyi kurtarmak için çok zorluyor. "Yolculuk yapmak" manası da var diyor. Sefere çıkanlar yerleri darabe ederek yürüdükleri ve topuklarından ses çıkardıkları için. Yani çıksın gitsin ama vurmaya kalkma, zarar verme demeye getiriyor… Eyvallah da şartlar çok anormal… Diğer çekilen anlamları da buraya taşısanız yine oturmuyor. İslama mesafeli durulmasın diye böyle yorumluyor. Kadına saygı adına. İyi de kardeşim bu kadın yatakta. O zaman kadınlar da zinaya mesafeli durmayacaklar. Sonra da rivayetlere girerek Resulullahın asla böyle bir şey yapmadığını eşlerini dövmediğini söylüyor. Resulullahın hiçbir eşi zina etmemiş o da dövmemiş. Sanki biri zina etmiş de dövmemiş gibi anlatmış. Burada “döver miydi?” sorusuna “döverdi” demek açıkçası benim de dilime varmıyor. Sizi tatmin ettiyse yine de saygı duyarım. Belki şu aşamada haksız olabilirim. Fakat tatmin olana kadar kendime zaman tanımalıyım. Bu konuyu çok daha etraflıca araştıracağım. Mehmet Okuyan Hoca diğerlerinden daha isabetli  gelirse o zaman onun yorumunu tercih edeceğim…

Ben en azından şimdi diyorum ki: Zorlamaya gerek yok. Rahmetli Muhammed Esed ne güzel anlatarak: "Erkekler, kadınları, Allahın kendilerine onlardan daha fazla bağışladığı nimetler ve sahip oldukları servetten yapabilecekleri harcamalarla koruyup gözetirler" diye çevirerek kadınlara sahiplenmeyle giriş yapmış. "Dürüst ve erdemli kadınlar, gerçekten Allahın koru(nmasını buyur)duğu mahremiyeti koruyan sadık ve itaatkar kadınlardır" diye çevirerek namuslu kadını ayrı tutmuş. "Kötü niyetlerinden korktuğunuz kadınlara gelince, onlara (önce) nasihat edin" diye çevirerek öncelikli seçeneği sunmuş... "sonra yatakta yalnız bırakın" diye çevirerek Allah kocanın tahammül sınırlarını zorlamış... "sonra dövün" diyerek nihayet üçüncüsünde caydırıcı olmuş. Bu zaten bu dilden anlayan kadındır. "Öldürün" demiyor; "recm edin" demiyor. "Dövün" diyor. Kimi? Hala başka bir erkeği yatağına almaya çalışan kadını. Pes doğrusu. Buna rağmen erkek bağışlayıcı olsun diye de "ve bundan sonra itaat ederlerse onları incitmekten kaçının..." diye çevirmiş. Harika. Bunlara rağmen bağışlayıcı olmayı öneriyor. Yukarıda meallerini verdiklerinizin hepsi bir araya gelse merhum kardeşimiz Esed'e yetişemezler. "Onun mealinde hata yoktur" demiyorum; beşerdir; elbette vardır. Ama henüz "var" deyip de hala beni tatmin edene rastlamadım kardeşim...

Bağlama bakarak karar verin... başka bir yerden örnek verin... ben de bağlama bakarak söyleyeyim... dediğim gibi yolculukta bile topuklarla yerleri döverek anlamında... zorladıktan sonra her yere çekmek mümkün. "nihayet onları evden çıkarın/bulundukları yerden başka yere gönderin!" veya "onları geçici olarak evden uzaklaştırınız" diye çevirirsen doyasıya zina yaptıktan sonra dönmesine kapı açarsınız... Dönse de problem dönmese de. Neyse sizi tatmin edemediysem yapacak bir şey yok.

Kardeşim sen bu anladığın aşamadasın...zorlama. Ama son kez bir de şöyle anlatmayı deneyeyim: Allah "kadını dövün" demiyor. Allah önce uyardığınız halde, sonra yatağınızı ayırdığınız halde hala akıllanmayıp başka erkeğe namusunu çiğneten, kocasını boynuzlayan, çocuklarını el aleme rezil eden, başka bir erkeğin erkekliğini merak eden, kocasının erkekliğini ayaklar altına düşüren, aldatmanın keyfini çıkaran kadını dövün caysın diyor... Öldürün değil. Boşayabilirsin de. Sonra bağışlayabilirsin de. Normal şartlar yok. Koca çalışıyor kadın evine erkek almış. Şartlar böyle. Bırak sadece aldatanlar dövmeye karşı çıksınlar. Siz neden onlar arasına karışıyorsunuz? "Dövün" ayette yok diye zina edeceğini" sananlar düşünsün. Mesela savaş ayeti "Savaşın ama öldürmeyin" demiyor. "Kılıcınızı dokunun ama sakın kesmesin" demiyor... Yumuşatmaya gerek yok. Diyeceksin ki "ama o savaş". Ben de derim ki "ama bu yatak". Savaş ayeti bile taa Bakara süresi ile son inen surelerden. Doksan küsuruncu sure. Niçin "savaş" emri çıktı? Caysınlar diye. Kaçanı öldürmeni istemiyor. Ama ölmemek için de öldürebiliyorsun. Yatağına almasın diye de dövebilirsin ne var bunda? Buradan dövmenin iyi bir şey olduğu çıkmaz. Zinanın kötü bir şey olduğu çıkar. Öyle kötü bir şey ki bak iş dövmeye kadar varmış diye düşünmeli...Ama suistimal eden olursa anlamamakta kasıtlıdır. Onu boş ver zaten. Ne bileyim? Kadının biraz da yüz kızartıcı bir suçtan korkması gerekir gibi geliyor bana. Caydırıcı olur diye düşünüyorum. Tabi elbette zulümden yana da değilim…