MÜLKİYE CUNTASI !

MÜLKİYE CUNTASI !

İttihat Terakki mülkiyetinde ve patentinde kurulan ve üst yönetimleri her daim Kemalizm karşıtı /Atatürk şirinlemesi yapan kişilerin egemenliğindeki bu sosyaldemokrat organizasyon;  yıllardır çeşitli bilim dallarında analitik eğitim vererek birçok öğrenci yetiştirirken, seçilmişler oligarşik üst kurul yapısına da adam devşirmeyi ihmal etmeyen bir misyonu var.

Bu organizasyon İnönü döneminde de vardı. Daha sonraki dönmelerde de hep perde arkasından siyasilere suflörlük ve gayri milli koçluk görevine devam etti.

Şu aralar ise Amerikan ve Avrupa merkezli iki kutup arasında Mülkiyeden.. ODTÜ’ye doğru farklı adlar altında  bir renklendirme içine girmiş  olsalar da aynı  merkez ekol!!

SHP’yi kuran ve CHP ile birleştirenler bunlar olduğu gibi CHP’yi bugüne getirenler de onlardır.

Akademisyenlerinin ellerine saçma sapan bildiriler tutuşturup imzalatan okuldan atılmalarına vesile olan ve sonrasında ortalıklarda görülmeyen bu biraderlere kimse bir şey yap(a)madı.

Bunların emeklilerinden bazıları halen hayatta ve orda burada oturum başkanlıkları ile itibarsılaşan ruhlarına ve boş akademik geçmişlerine  hayat ve alkış  bulmaya çalışıyor ve eski mürit öğrencilerinin okullarında kah seçmeli ders kah konferanslar ayarlatıyorlar kendilerine….

Mülkiye Cuntası !

Mülkiye’ye 15 Temmuz sonrası yapılan  operasyon sonrasında kendini  bu akademik cuntaya kullandıran birçok  akademisyen işinden olup kendilerinin hocaları tarafından iyot gibi açıkta bırakıldığı gerçeği anladı. Ama iş işten geçmişti artık..

Şimdilerde bu akademik cuntanın orta yaşlı grubu,  CHP üst yönetiminde faaliyet gösterdiği ve iltisaklılık bağı içinde başta CHP 6 ok  programını değiştirmekten tutunda  yerelde siyaseti  içerden ve dışarıdan dizayn etme görevi ile görevlendirilmişler….

Çok iyi tanıdığım bu kişilerden çoğunun ortak özelliği belli bir ideolojileri olmamasıdır. Dolayısıyla verilen göreve harfiyen itaat eden müritlerdir.

Akademisyen olanları ise çoktan akademik özgürlüklerini doktora jürileri masalarında, gerdek gecelerinde kontrollü ve sipariş konulu doktora tezleri ile bozdurdukları için sadece unvanları vardır itibarları ise başkalarının ellerindedir.

Bu 30 AGUSTOS sabahında içimden nedense bunları yazmak geldi…

Uzun uzadıya bir zafer kutlaması yazısı yapmak yerine;  30 AĞUSTOS’u itibarsızlaştırmaya çalışan ve onun üzerine bir zafer daha koyamayan  komplekslilere sesini bile çıkaramayan beyaz eldivenliler  sosyal demokratlar Cuntasını yazdım.

 MÜLKİYE Cuntası bitti mi yoksa 10 Aralık "sosyal demokrat" cuntası olarak YCHP'de Kemalizm karşıtı "gençleştirme" dönüşümüne mi uğradı?  Bir Düşünelim bakalım.

Daha fazlasını yazmak onlara iltifat olur.

Gerek yok diye düşündüm.

Değmez…

Bilelim yeter.

Tahir Çalgüner


Başlık Kategori Yayın Tarihi
Yok Edilme Planı Politika 26.09.2020
Siyaset ve Güvensizlik Oyunu Politika 24.09.2020
Bölünmüş Çember Politika 16.09.2020
En Önemli En Sinsi Senaryo Politika 14.09.2020
12 Eylül ve Dahası Politika 12.09.2020