MİLLİ GÖRÜŞ ‘MİLLİ’ Mİ, İRANÎ Mİ?(1)

Konuya girmeden önce aklıma gelen ve tasvir çapında ‘cuk oturacak’ olan bir gerçekten bahsetmek istiyorum: Ağacı yaralayan, onu kökünden koparan baltanın sapı; ağaçtandır! Ne kadar can yakıcı gözükse de doğrudur.İşte bugünkü konumuz, millî gözüküp; İranî olmak! Millî Görüş nasıl olmalıdır? Diye bir soru sorduğumuzda kendimize; meydanda gezen şu ‘milli olmayan’ tayfa dışında bir şey gelmiyor akıllara artık.İyi de Milli Görüş neydi ki bu hale geldi? Sorusu da kafamızı kurcalamıyor değil. Üstadımız Necip Fazıl’ın, Humeyni’ye hayran Erbakan’a ikazları aklımızda yankılanıyor.Sonra tarihe iniyoruz.En diplerine.. ….. ‘’Milli Selamet Partisi, yeni ve vicdan kusturucu bir taktik peşindedir.Şiiliği tutma ve göklere çıkarma taktiği… Aralarında basın organlarında Şiiliği İslam’ın en saf ve en emin mezhebi görmeye kadar gidenler vardır.Talimat, herhalde Hoca’dan… (Şiilik ve MSP başlığı) Üstadın bu cümlelerinden sonra aklımıza şu serzeniş geliyor: ‘’1979’da Humeyni’yi taşıyan uçak İran’a giderken zarar görmesin diye sabaha kadar salat-ı terficiye okuduk. Pişmanım!’’ Aslî amaca bakıyoruz da pişmanlık suretinde bir şey göremiyoruz biz.Bakın Şia köpektir, zarar verir dedikçe, çıkıp meydanlarda ‘’ köpekse karşımızda durup bize saldıracağına yanımızda dursun başkasına saldırsın.’’ Diyebilecek zihniyette sözde milli olanları da gördük! Neresi Milli bunun, resmen dinler arası diyalog yapıyor ….. demedik.Dinimizce doğru değildi.Rabbim affetsin. Sonra başımızı kaldırıyoruz.Erbakan’ın Humeyni övgülerini anlatalım diyoruz.Peşine şu slogan geliyor aklımıza :’’Siyonizm’e düşman ‘ama’ Humeyni’ye hayran Erbakan!’’ Erbakan’ın Başbakan olarak ilk yurt dışı seyahatini İran’a yaptığını unutmayalım. Ve Başbakan olarak gerçekleştirdiği bu ziyaretten tam 13 yıl sonra Milli Görüş liderinin yine İran’a önemli bir ziyaret gerçekleştirdiğini da hatırlayalım… Işın Çelebi’nin ‘’Ben 12 Eylül’ün İran’da Humeyni hareketinden dolayı olduğunu düşünüyorum. Abdi İpekçi de İran’da Humeyni’nin Tahran’a geldiği gün öldürüldü. Bu önemli bir kilometre taşıdır…” dediği ziyaret.. İyi de kardeşim kim bu Humeyni!? Diye celâllenen bakışlar, kendisini yalnızca bir kaynaktan okumasınlar.Kur’an-ı Kerim’in eksik olduğunu, Hz.Aişe annemizin ise Hz.Osman hakkında (haşa!) ‘’Osman domuzdan daha pis ve necistir!’’ dediğini nakletmiş ve böylece öğrencilerine yani dünyaya ŞİA KÖPEKLİĞİNİ SERGİLEMİŞTİR. Bakın, Şia hiçbir zaman kafirle savaşmamıştır. Müslümanlarla savaşmıştır. Neden savaşılır bir toplulukla? Kendiniz cevaplayın.. Mısır’da Sisi’yi tutan İran’dır.Libya’da, Afganistan’da biz ne diyorsak tam tersini diyen İran’dır.Bir de HUTBELERİNE KULAK VERELİM:’’Osmanlı hilalini kırdık…Şimdi Ortadoğu’ya Şii dolunayını doğuruyoruz!’’ Tabii bir de meşhur, Kasım Süleymanî muhabbeti.. Ölmeden önce hiç adını duymayanlara ikazımdır.Sözde Milli Görüş kanalı Süleymanî’yi Amerika’ya karşı bizi koruyan ve göğsünü bizim için siper eden diye bahsediyor.Oysa Süleymani, Türkiye’nin güneyinde Şii koridoru kurmak isteyen, Arap coğrafyasıyla Türk milletinin arasını açmaya çalışan ve PKK-PYD ile anlaşan bir mahlukâttır.Aslında 1979’dan beri Milli Görüş vesilesiyle aramıza girmeye çalışan Şİİ faaliyetlerinin biraz daha yüksek seslisidir bu ölüm. Yahu, Rehberini Hameney kabul etmiş insandan ne yarar gelir?! ÖZET YAZISIDIR UZUN HALİ İLERİDE GELECEK İNŞALLAH


Başlık Kategori Yayın Tarihi
TEKNOLOJİK GELİŞMELER-2 Genel 27.10.2020
YAŞIM ON SEKİZ Şiir 17.10.2020
KADIN Genel 12.09.2020
Deli'ce Şiirler- "Konuşamazdım" Şiir 14.08.2020
TUTMAYAN MAYA 'EĞİTİM' Genel 09.08.2020
Başlık Kategori Yayın Tarihi
.yy Genel 27.10.2020
RESULULLAH'IN AİŞE VALİDEMİZLE EVLENMESİ RİVAYETLERİNİN KRİTİĞİ (2) Genel 26.10.2020
Teknik Düşünceler 16- Lütfen Kartınızı Alınız Genel 26.10.2020
Sahte, Kaçak Alkolle Ölüm Satılmasın. Genel 21.10.2020
ÇALIŞMA HAYATINDA EYT ÇIKMAZI Genel 21.10.2020

Yazıya yapılan bütün yorumlar

Yusuf Özer 09.10.2020

Aslında olayların öncesi de var 2. Dünya Savaşı sonrası bir batıya bakacak olursak Marshall'ın Amerikan yönetiminin beraberinde Fransa İngiltere özellikle kukla olarak kullanılan Almanya büyük bir şekilde ekonomik olarak kalkınıyor hatta Fransa buna 30 Glorieuses yani muhteşem 30 yıl diyor 1945-1975 gibi. Japonya'da araya girerek o da büyük bir şekilde kalkınıyor bu ülkeler üretim merkezi oluyor büyük şirketler fabrikalar kuruluyor. Kapitalist batı tam anlamıyla ucuz petrole bir uyuşturucu gibi bağımlı oluyor zaten Komünist Rusya'dan petrol alamıyor mecbur Orta Doğu'daki ülkelerden alacak. Fakat bu petrol kesintiye uğruyor 6-25 Ekim 1973'de Arap-İsrail savaşı oluyor zaten uzun zamandır savaşıyorlardı en sonunda Nixon yönetimindeki Amerika İsrail'e 2 milyar dolar vermesiyle olay patlak veriyor ve petrol üreten Arap ülkeleri bütün dünyaya bir ambargo yapıyor buna 1973 krizi de denebilir hatta Venezuela'da katılıyor bu ambargoya. Çok ünlü bir yazı vardır özellikle benzincilerde yer alırdı "Sorry no gas, ask Nixon for some" diye üretim bir anda durdu araba yapmak için petrol lazım onu yürütmek için de gene petrolün işlenmiş şekli olan benzin lazım ve petrol bir anda 4 kat pahalı hale geliyor. Kapitalist batı tekrardan enflasyonu işsizliği kaldırabilecek durumda değil çünkü Kapitalistlerle Sosyalistler bir yarışın içinde 60'lı yıllarda Rusya çok daha öndeymiş gibi görünüyor uzaya çıkılması araştırmalar çılgın projeler falan baya sidik yarışındaydılar kim ne yapıyorsa o da onun daha iyisini yapmaya çalışıyordu. Sosyalizm daha önde olmaya devam ederken Amerika'nın Vietnam'ı işgal etmesi Fransa'nın Cezayir'e girmesi Küba devrimin olması Fidel Castro gibi devrimcilerin kahraman ilan edilmesi Sosyalizmi iyice daha ön plana çıkarttı 60'lı yıllarda Çin'de bir kültürel değişim olup Komünizme girmesi ve ülkemizde de sola karşı bir kayma yaşanması solcuları iyice güçlendirdi. Kapitalizm tabi ki yenilgiyi kabul etmiyor solcuları da kullanamaz ve biz bu solculara karşı nasıl galip gelebiliriz diye işin içine din sokuyorlar. İşte solcular ateist oluyor sağcılar da dindar ülkesini milletini seven kişilerdir gibi algı oluşuyor. Zamanında ülkücülerle solcular arasında olan olaylar gibi. Ülkücüler vatanı kurtardıklarını sanıp darbenin alt yapısını oluşturup sonra klasik Amerikan taktiği olan kullan at şeklinde bir paçavra gibi kenara köşeye atıldılar yaptıkları Nazicilikten başka bir şey değildi. Zaten bu 78-79 yılları yokluk dönemleriydi ham madde yok tüp yok markası yerli olan fabrikası da burada olan üretilen şeylerin hiçbiri yok ama silahtan başka bir şey de yoktu. Sonradan ortaya çıktı o silahlar İran devrimini yapan Humeyni'nin kullandığı silahlarla aynı olması bunlar Bulgaristan üzerinde takas yapılmış. Her neyse solcuları püskürtmek için sağcıları kullanalım onlar da dini kullanarak halkın gözünde iyi görünsünler şeklinde bir tutum var aynı zamanda üretim merkezi olmaktan çıkalım çünkü yarın bugün gene petrol ambargosu yaparlar fabrikalarımız harap olur işimizi garantiye alalım deyip üretim merkezini bizim gibi az gelişmiş ülkelerde ucuz parayla zor şartlarda fabrikalarda işçi çalıştıracaklar. Bu işçiler de yaptıkları işin beğenmeyecekleri için kalkıp "batsın bu dünya para babalarının gözü kör olsun lanet gelsin böyle mesleğe" dememesi grevlerin sendikaların işçi haklarının isyanların olmaması için gene işin içe din yani tarikatlar giriyor. İşte sen isyan edersen halinden memnun olmazsan Allah daha kötüsünü yapar Allah isyan edenleri sevmez senin yerinde olmak isteyen çok kişi var haline şükret gibisinden teselli ediyorlar ve gene Kapitalist batıya hizmet etmiş oluyorlar. Erbakan'ın istediği şey bir şeriat devleti tıpkı İran gibi. İran Afganistan Pakistan gibi ülkeler şeriatı ilan edilince Amerika nasıl ayakta alkışladı özellikle Carter dönemi Rusya'yı ateist Orta Doğu'daki şeriat yanlısı ülkeleri dini bütün insanlar olarak tanımladı Carter ve bazı Holywood ünlüleri Ora Doğu'yu sürekli ziyaret ediyorlardı. Emperyalizm bariz olarak dini kullanarak insanları köle olarak kullanıyor bunlardan biri biziz özellikle tarikat meselesi. Milli Mücadelede savaşan insanların ölümü vaciptir diyen de İstanbul işgal edilince işgalin geçici olduğunu otoritenin güçlenmesi için yapıldığını diyen de İzmir işgal edilince Yunanlıların halife ordusu olduğunu bir şey yapmayın diyenler de tarikatlardır Atatürk bu konuda elinden gelenini yaptı. Aslında söylenecek çok şey var 75-80 zamanında yaşanan olayların haddi hesabı yok Kenan Evren'in de Atatürk kisvesi altına girerek Amerika'ya hizmet etmesi ülkücülerin Nazi gibi aşırı milliyetçi davranıp masum solcuları katletmesi gibi Orta Doğuda olan biten olaylar bitmek bilmez o yüzden eline sağlık tam halini bekliyorum.

Bu yazıya sizde kendi yorumunuzu yazabilirsiniz.