KORONA APTALLIK HASTALIĞINDAN APTALLIKTA ISRAR HASTALIĞINA DÖNÜŞMEKTE SAVIM

Sinüsid(Sinüzid) hastalığı 'Aptal hastalığı' olarak da bilinir çünkü kış mevsiminde saçını yıkayıp da kurutmadan sokağa çıkanlarda görülürmüş genelde. Anlaşılan ki korona bu konuda sinüsid hastalığının liderliğini almış durumda ancak açık ki bunda koronaya karşı her önlemi almış olup da koronaya karşı hiç önlem almamakta ısrar edenler yüzünden koronaya yakalanmış kişilerin suçu yok.

Korona salgınının birinci aşaması aptallık aşaması durumunda idi çünkü açık ki yarasaları bile yemek gibi, yemek yani tıkınmak nefsi konusunda sınır tanımamanın bir sonuçu(sonucu) idi ki nefs hem en büyük cehalettir hem kötülüklerin nedeni ve amaçıdır(amacıdır), hem de önce akılı(aklı), sonra da ahlakı, mantığı, vicdanı ve akıl-ruh sağlığını yok eder. Yani nedir; kedi, köpek, fare, yarasa, ne buldunsa yemek; medeni insan iradeli(istençli) ve seçici olur, herşeyi yemez, herşeyi içmez. İnsanlar nefse direnmek, ve nefsi yenmek zorunda yoksa işte böyle kaza, ahlaksızlık, hastalık gibi türlü türlü adlar adı altında nefs insanları yok eder. Herşeyi yemeye, içmeye çalışmak aptallık değil de nedir?

Aptallık eğitim ile yok edilir ancak aptallıkta inatla ısrar ruhsal tedavi gerektirir. Bu nedenle ki maske takmayanlar artık yalnızca ceza değil bir de akıl-ruh hastahanesinde tedavi görmelidirler, ceza kesilip topluma salınmamalıdırlar.

Korona salgınının birinci aşaması hem nefs aptallığının hem de korona konusunda bilgisizliğin sonuçu idi ancak koronanın bundan sonraki aşamaları ya da dalgaları kurunun yanında yaşın da yanması durumu dışında olarak aptallıkta ısrar aşamasıdır çünkü korona konusunda hem çok bilgi sahibi olundu, hem de korona konusunda pekçok uyarı yapıldı yani korona konusunda bunca bilgiye ve uyarıya karşın yine de koronaya karşı istenilen önlemlere uymamakta ısrar etmek açık ki aptallıkta ısrar demek anlamına gelmektedir yani bu durumda artık yaşın yanında kurunun da yanması durumu dışında olarak, koronaya karşı alınması istenilen bilimsel önlemlere ısrarla uymamanın sonuçu koronaya yakalanmak artık aptallık değil, aptallıkta ısrar durumu; bu da ruhsal tedavi ve eğitim zorunluluğu durumu oluşturur. Açık ki korona artık bunca sağlıksal uyarıya karşın sigara içmeye devam etmek gibi birşey durumundadır; açık ki artık bunca bilimsel bilgiye ve uyarıya karşın 21. yüzyılda sigara içmeye devam etmek aptallık değil de aptallıkta ısrar aşaması durumunda olur.

Anlaşılmakta ki dünyadaki binlerce üniversite bile insanlığı henüz bilimsel, mantıklı, akıllı, zeki, medeni, insani yapamamış durumda olmalı  ki nefse ait saçmasapan birşey yüzünden korona salgını ortaya çıkmış. Bunun temel nedeni eğitimin ahlak ve nefssizlik eğitimi üzerine de kurulmamış olmasıdır ki bunun da nedeni ülkeleri yönetenlerdir çünkü eğitime onlar karar veriyorlar. Felsefe diye felsefe biliminin değil de felsefe tarihinin öğretildiği; din diye, dini tanımlayan Din hadisileri'nin öğretilmediği; demokrasinin, laikliğin ve özgürlüğün önce bilimsellik ve ahlak olduğunu öğretilmediği dünyada açık ki eğitim hayata ait doğru şetyleri de öğretmez. Bu nedenle ki korona salgını gerçekte binlerce üniversitenin yapamadığı yapmaktadır yani insanlığı zeki, akıllı, mantıklı, bilimsel yapmaya çalışmaktadır.

Koronanın 1. dalgası karşısında insanlığın durumunun nefs köleliğinin sonuçu(sonucu) durumu idi ve  rastlantı idi çünkü hem Çin'deki mide nefsi köleliğinin sonuçu idi hem de korona konusunda yeterli bilimsel bilgi de, yeterli uyarı da yoktu yani koronanın 1. aşamasında insanlar nefs köleliği dışında, bilgi ve önlem olarak masumdular.

Koronanın 2. dalgası ve daha sonraki dalgaları ise aptallıkta ısrar etmenin sonuçu olacak, ve aptallıkta ısrar edenleri yani korona konusunda bunca bilgiye, uyarıya ve alınan önlemlere karşın koronayı umursamayanları yani koronaya karşı alınan bilimsel önlemlere uymamakta ısrar edenleri seçecek ancak açık ki yaşın yanında kurunun da yanması da kuşkusuz ki gerçekleşir.

Bu nedenle ki koronanın 2. dalgası ve sonraki dalgaları toplumlarda, ülkelerde akıl-ruh sağlıksızlığı içindeki insanların da saptanmasını sağlayacak; bu nedenle ki koronaya karşı alınan önlemlere uymayanlara yalnızca ceza değil akıl-ruh hastahanesinde tedavi ve eğitim de zorunludur çünkü açık ki bu insanlar suç işleme özelliği yüksek özellik taşıyan insanlardır yani kendi sağlıklarını da, toplumun sağlığını da umursamayanların sağlığa aykırı gıda üretenlerden ve satanlardan farkı yoktur.

Düşünün; korona konusunda bunca bilgilendirmeye ve uyarıya karşın koronaya karşı öğretilen bilimsel önlemleri almamakta ısrar edenler, ve üstelik de bu önlemlere tepki gösterenler türemeye başladı ki bu durum Abd'de ve Avrupa'da bile olmakta. Bu da insanlığın henüz bilimsel duruma gelmediğini, henüz ilkellik ve barbarlık aşamasında olduğunu göstermekte, bunca bilimsel-teknolojik-eğitimsel duruma karşın ki bu durum akıllılanmaya(akıllanmaya) dirençtir ki 21. yüzyılda böyle bir durum hem acı vericidir hem de utanç vericidir. Ellerde son model telefonlar, bilgisayarlar; altlarda son model arabalar; evlerde son model televizyonlar ve beyazeşyalar ancak mantıklı olmaya direnç var, güler misin, ağlar mısın; açık ki çağımızdaki insanlık son teknolojili Mağara insanı durumundadır. Gerçek ki bu durumda ilk ve temel suç; toplumlarına bilimsel, nefssiz ve ahlaklı olmak erdemlerini, özelliklerini içeren eğitim sistemi yerine yalnızca meslek öğretmek, para kazanmak, ünlü olmak gibi nicel şeyler içeren eğitim sistemi kurmuş, ülke yöneticisileridir ki korona salgınına karşı bilimsel önlemlerin tam olarak alınmasını ve uygulanmasını önlemiş olanlar da, önlemekte olanlar da onlardır çünkü yasaları yapanlar onlardır.

Ayrıca; koronaya karşı alınan önlemlere uymamak: 1- Toplumun sağlığını tehlikeye atmak, 2- Toplumun huzurunu maddi olarak bozmak, suçlarını oluşturur yani koronaya karşı önlemlere uymamak önemsenmeyecek ya da hoşgörülecek bir konu değildir.

Hem koronaya karşı önlemlere uymamak aptallığına hem de bu hastalığı ülkeye, topluma, başkalarına yaymak aptallığına düşmemek için; koronaya karşı gerekli olan önlemlere uyulmalıdır ki hiçkimse bunca uyarıya karşın koronaya karşı alınan önlemlere ısrarla uymamanın da, koronaya karşı ölemlere ısrarla uymayıp koronayı ülkeye bile bile yaymanın da aptallık olmadığını söyleyemez.

Unutulmamalı ki trafik(trafik) kuralılarına(kurallarına) uymayan sürücülere de 'Tırafik canavarı' yani 'canavar' deniliyor.


Necdet Gürçiftçi
Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 7.8.20/01.56