KORONAYA YAKALANMIŞ SAĞLIKÇILARA SORUŞTURMA AÇILMASI DURUMU

Gerçek ki korona salgını özelde, mantıksızlığın zirvesi demek olan nefsin, genelde ise mantıksızlığın ürünüdür yani korona öldürmez, mantıksızlık öldürür.

Yolda bir bayan doktor gördüm, görevli olduğu sağlık ocağına doğru gitmekte idi ancak maskesi çenesinin altında idi. Ne zamandan beri çenesinin altında? Apartman dairesinin kapısından yani konutundan beri mi? Peki ya apartmanın asansöründeki havada ya da merdiven havasında korona virüsü vardı ise? Sağlık ocağına gittiğinde maskesini burununa(burnuna) kadar çıkaracak ancak ya da daha önceden korona virüsü kaptı ya da yüzüne korona virüsüleri(virüsleri) yapıştı ise? Belli ki tıp eğitimi mantığa değil ezbere yani bellek(hafıza) gücüne dayalı bir dünya; bu nedenle ki sigara, içki içen; ahlaka aykırı moda giyinen; dövmeli; pirsingli; bilime aykırı doktorlar var dünyada. Yani tıp okumak da, öteki fakülteleri okumak da gerçekte üniversite okumak demek değil durumunda çünkü üniversite demek felsefe, mantık, bilim, ahlak, vicdan ve nefssizlik demek oysa görülmekte ki üniversite dünyası en başta akıldışı-ahlakdışı modaya köle düşmüş durum göstermekte.

Gerçek ki koronaya yakalanmış olmak koronaya karşı önlemlere uymamış olmak demektir çünkü korona bilimsel önlemleri aşabilecek doğaüstü bir varlık ya da güç değil ancak koronaya karşı hayatta kalmak Sağlık bakanlığı'nın açıkladığı kurallara uymaktan daha çoğunu gerektirmekte.

Korona akılı(aklı) olan bir varlık değildir; yani bilimin koronaya yenilmesi sözkonusu değildir, demek ki koronaya yenilmek bilime uymamaktır.

Koronaya yakalanmış doktorlar dahil sağlıkçılara soruşturma açılıyormuş ve uyarı cezası ile başlayan idari cezalar veriliyormuş. Bu durum ilk bakışta mantıksızlık, tutarsızlık, öyle ki gülünçlük gelebilir.

Koronaya yakalanmış sağlıkçılar mutlaka koronaya karşı önlemlere aykırı en az birşey yapmıştırlar; örnek ki sigara içiyor da olabilirler; maskelerini hastahanede ya da toplumsal ortamlarda ya da apartmanların ortak alanlarında birkaç dakikalığına ya da birkaç saniyeliğine çıkarmış olabilirler ya da alınması gereken tüm önlemleri almamış olabilirler, örnek ki maskelerini tuzlu su ile dezenfekte etmeden kullanmak, saçlarını-kulaklarını-boyunlarını-enselerini eve gidince sabunla iyice yıkamamak; gözleri tuzlu su ile dezenfekte etmemek; kafa maskesi takmamak; ceptelefonlarını-gözlüklerini-çakmaklarını-paralarını-anahtarlıklarını/anahtarlarını-kol saatilerini(saatlerini)-ceplerini dezenfekte etmemek; hastahanenin kantininden birşeyler yemek ya da yemekhanesinde yemek yemek; ambalajsız ekmek satın almak; eve satın alınan şeyleri evde çamaşır suyu eklenmiş su ya da kolonya ile dezenfekte etmemek gibi. Gerçek ki hastahanede asla birşey yiyip içilmemelidir, evde yenilip içilmelidir yalnızca yani hastahane ortamında maske asla çıkarılmamalıdır.

Ancak açık ki devletin verdiği maskelerin dezenfekteli olup olmadıkları, son kullanım tarihleri varsa bu tarihin geçip geçmediği gibi konular da incelenmeli; bir de kullanılan sabunların mikrop öldürücü derecede kostikli olup olmadıkları da incelenmeli ki sabunda kostik oranı azaldıkça sabun yumuşaklaşır. Hastahane helaları da korona yayabilir çünkü sidik ve dışkı buharılarında(buharlarında) da korona virüsü olabilir ya da hastahane helaları iyi ya da doğru dezenfekteli olmayabilir. Hastahanedeki kapı kolları da dezenfekte edilmiyor olabilir.

Yani açık ki eğer devletin sağlıkçılara verdiği maskelerde sorun yoksa koronaya yakalanan sağlıkçı da, öteki insanlar da mutlaka ya kısa bir süre de olsa maskelerini çıkarmış ya da öteki kurallara uymamış ya da uyulması gereken her kurala uymamış demektir ki koronaya karşı kurallara uymak herşeyden önce sağlıkçıların görevidir.

Gerçek ki koronaya yakalanan sağlıkçılara soruşturma açılması ve ceza verilmesi örnek ki okul öğrencisilerindeki(öğrencilerindeki) genel mantıksızlık durumu nedeni ile öğretmenlere soruşturma açılması kadar da, suçlulardan dayak yiyen güvenlik görevlisilerine(görevlilerine) soruşturma açılması kadar da doğrudur.

Ancak savım ki koronaya yakalanmış sağlıkçılar tıp eğitiminin de mantık yani nitel zeka üzerine değil ezber yani nicel zeka üzerine kurulu olmasının da sonuçudur(sonucudur).


Necdet Gürçiftçi
Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 4.12.20/10.35