İLİŞKİ GENELEVDE OLUR AŞKTA EVLİLİK OLUR DURUMU

Akıldışı-ahlakdışı, küresel ve derin bir merkez genelde yetişkin insan dişisini, özelde ise siyasetçileri ve ünlüleri akıldışılık, bilimdışılık ve ahlakdışılık ile yozlaştırmaya çalışmakta, tüm ülkelerde çünkü siyasetçileri ve ünlüleri elegeçirmek(ele geçirmek) demek ülkeyi elegeçirmek demektir çünkü siyasetçilerin de, ünlülerin de arkalarından milyonlarca insan gider yani çağımızda bir toplum 'Siyasetçi yandaşları' ile 'Ünlü hayranları'nın toplamına eşittir.

Hani, 'öğretmen' yerine 'hoca' diyenlere, 'Hoca camide olur' derler ya; bilinmiyor olmalı ki cinsellikten oluşan bir ilişki de genelevde(kerhanede), fuhuşta olur; aşkta ise evlilik olur yani evlenmeyi içermeyen, amaçlamayan bir cinsel birliktelik yani yalnızca cinsellikten oluşan bir birliktelik aşk değildir çünkü insan sevdiği ile hep birlikte olmak ister, sevdiğini başkalarına kaptırmak istemez. Yani, insanlar aşık olabilirler ancak evlenmeye parasal durumları uygun olmayabilir ancak 'Aşığız' derler, 'Aramızda ilişki var' demezler. Bu açıdan ki 'sevgili' sözcüğü de evliliği dışlayan, yalnızca cinselliği içeren bir duruma getirilmekte yani başlangıç özünden koparılmaktadır.

Nasıl ki 'Önce ilim(bilim) ve ahlak' diyen Atatürk'e düşmanlık hem mantıksızlık hem de akıl-ruh sağlıksızlığıdır, 'Önce ilim(bilim) ve ahlak' diyen Muhammed'e de düşmanlık hem mantıksızlık hem de akıl-ruh sağlıksızlığıdır. Osmanlıcılık zaten öz bebek kardeşlerini, öz çocuk kardeşlerini, öz annelerini, öz babalarını bile öldürtmekten çekinmeyen, ve karılarından başka bir de çocuk yaşlarda cariye adı altında sayısız kadını olan sultanları baştaçı etmek durumunda bir dünya durumunda yani Osmanlıcılık da zaten dine de, Türklüğe de, demokrasiye de, laikliğe de, hukuka da, özgürlüğe de, medeniliğe de, akıl-ruh sağlığına da aykırılık durumu bir durum içinde.

Bu nedenle ki akıldışı-ahlakdışı Batıyı amaç edinmek de hem mantıksızlık, hem de akıl-ruh sağlıksızlığıdır.

Yani; Atatürk düşmanlığı da, Muhammed düşmanlığı da, Batıcılık da mantıksızlıktan ve akıl-ruh sağlıksızlığından başka şey getirmez; Batıcılık bir de ahlaksızlık getirir ki ahlak da zaten zekanın, akılın, mantığın, beyinin, ruhun, felsefenin, bilimin, özgürlüğün, insanlığın, demokrasinin ve laikliğin en üst nitel aşamasıdır. Bu nedenle ki Batıda gerçek, doğru demokrasi; gerçek, doğru laiklik, ve gerçek, doğru özgürlük yoktur.

Batı ahlaktan yani beyinin en üst nitel aşamasından yoksun olduğu için dünyaya, insanlığa, ülkelere sürekli ahlaka aykırılık ve akıldışılık pompalar. Bu nedenle Batıda yalnızca ahlakdışılığın her türü değil astroloji, medyumluk, falcılık gibi bilimdışılığın da her türü bulunur.

Açık ki Batı dünyaya, insanlığa akıldışılık ve ahlakdışılık pompalayan bir merkez gibi çalışmaktadır. Batıya bu konuda yalnızca kapitalistleri değil sineması, müziği, medyası, ünlüleri de yardımcı olmaktadır. Akıldışı-ahlakdışı Batı; akıldışı-ahlakdışı ünlüleri ile, Doğunun ünlülerini de akıldışı ve ahlakdışı yapmaya çalışmakta.

Bu durum Türkiye'deki 'ünlü' kültürüne ve 'aşk' kültürüne de yansımış bulunmakta. Türkiye'de de artık ünlü demek akıldışılık ve ahlakdışılık demek olmakta; aşk da gönül işi, sevda değil cinsel ilişki durumu olmakta. Bu durumda; 'ünlü' dünyası aşk ile değil 'ilişki' ile içiçe geçmeye başlamakta. Bu nedenle de medyada magazin adı altında, ünlüler konusunda sıkça 'Aralarında ilişki var; ilişkileri bitti' gibi haberlere tanık olunmakta. 'Aralarında ilişki başladı' demek 'Şu an dolu, boşalmasını bekleyin' gibi bir durum olmakta; ünlü ile cinsel ilişkiye girebilecek özelliğe sahip kimseler de 'ilişki'nin biraz önce bitmesi için sıralarını beklemekte gibiler. Bakıyorsunuz, laylaylom 'ilişki yaşama'ya başlamışlar, bakıyorsunuz yine laylaylom ayrılmışlar; ne üzüntü var, ne keder, oldukça mutlular da; nedir yani, böyle aşk mı olur? 'İlişki başladı, ilişki bitti' türü magazin medyası da sanki bu durumun çaçalığını ya da hazcılığını yapmakta gibi bir durum içine girmektedir yani 'İlişki başladı, sıranızı bekleyin', 'İlişki bitti, sıraya girin' gibi bir durum oluşmakta. İlginç bir durum ki sıradan insanlar boşandıklarında yoksul ayrılırlar, bu tür ilişki ayrılıklarında taraflardan biri zengin ya da daha da zengin, biri de mutlu ayrılmakta.

'İlişki' denilen şey aşk, gönül değil cinsel ilişki, açıkça çünkü hem bu ilişkiler sıkça başlamakta ve bitmekte, hem de aşkta, gönül işinde 'cinsel ilişki' değil evlilik olur; yani daha en baştan cinsel ilişki yani ilişki olarak tanımlanan bir birliktelik köken, kültür, durum olarak ancak genelevde, fuhuşta olur.

Doğru yön de, çözüm de akıldışı-ahlakdışı Batı değil; Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi 'Bilim ve ahlak'tır. Ağaçın(Ağacın) kökü toprağa, insanlığın kökü de 'Bilim ve ahlak'a bağlıdır.

İnsanlığa; genelevlere layık ya da genelevlere özenen ünlü, hayat, medya, turizım(turizm), sanat, moda, ve dünya türü değil; alimliğe, alimeliğe özenen; bilime ve ahlaka layık ünlü, hayat, medya, turizm, sanat, moda ve dünya türü zorunludur.


Necdet Gürçiftçi
Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 2.12.20/09.28