NETFLIX DEFOLUP GİTMELİ

İstanbul sözleşmesi falan derken şimdi de Netflix çıktı. Rastlantı mı, bence değil.


Sanılmasın ki genelde Batı, özelde Abd dünyayı para ya da ekonomi ya da silah ile yönetmektedir; bilinmeli ki genelde Batı, özelde Abd dünyayı genelde kültür, özelde ise akıldışı-ahlakdışı modası ve akıldışı-ahlakdışı ünlüleri ile yani akıldışı-ahlakdışı hayatı ile yönetmektedir. Bunun için de ülkelerde akıldışı-ahlakdışı ünlüler yaratmak çabası içindedir çünkü akıldışı-ahlakdışı bir ünlü milyonlarca insanı kendisine köle yapabilir, ve ülkeler böylece daha kolay yıkılabilirler ya da daha kolayca Abd kölesi olabilirler.


Türkiye'deki televizyonlara bakın; sanki dünyada Abd'den başka ülkede sinema sektörü yokmuş gibi hep Amerikan filımları(filmleri) göstermekteler; yazılı medyaya bakın, sanki dünyada Abd'den başka ülkede ünlü yokmuş gibi hem Abd'i ünlüleri yayınlamaktalar.


Görülmekte ki çağımızın en önemli para kazanma araçı(aracı) genelde cinsellik, özelde ise yetişkin insan dişisi bedenidir ki ahlakdışı moda da, ahlakdışı turizım(turizim) da, ahlakdışı medya da, porno sektörü de bunu göstermektedir. Televizyon reklamlarında bile görmektesiniz; hemen açıksaçık, cinsel sunumlu bayanlar. Durum göstermekte ki çağımızın en büyük kitle imha silahı genelde ahlakdışılıktır, özelde ise ahlakı dışlamış yetişkin insan dişisi türüdür. Bir toplumun her bireyi siyaset içine sokulamaz ya da sigara, içki, uyuşturucu gibi şeyler bağımlısı yapılamaz ancak çocuklar, bebekler bile ahlakdışı moda içine yani ahlaka aykırılık içine sokulabilir; çağımızın 'Ülke yıkma' taktiği işte budur, bu tuzağa düşmemek gerekir. Yani tüm dünyaya pompalanmakta olan, genelde ahlakdışılık, özelde ise ahlakdışı moda rastlantı değildir, tuzaktır.


Açık ki cinsiyet de, cinsellik de yani bedencilik yani beden egemenliği yani beden köleliği nicel ve ilkel yani medeni insan öncesi durumlardır. Bunlara hayatın pusulası olarak sarılmak da açık ki ilkelliktir. Bu durum Freud'ın 'Oral-anal dönem' dediği şeye uygunluktur ancak ben duruma 'Beyin öncesi durum' diyorum.


'Ahlak, namus bacak arasında olmaz' diyen mantıksızlık hem ahlakın bacak arasında da, beyinde de olması gerektiğini anlamayacak kadar ahlak kavramından; hem de bacak arası hazzı, zevki, keyifi, mutluluğu herşeyden üstün tutacak kadar akıl-ruh sağlığından uzak bir durumdur.


Açık ki akıldışı, ahlakdışı, küresel, derin ve Abd merkezli bir güç tüm dünyaya akıldışılık ve ahlakdışılık pompalamaya çalışmakta. Bu güç büyük olasılıkla; dağ ya da deniz gibi servetlerinin kendilerine dünyayı yönetme hakkı verdiği sanan, paranın delirttiği, paranın insanlıktan uzaklaştırdığı insanlıkaltı kişilerden oluşmakta. Bu güç bunun içinde akıldışı-ahlakdışı moda, akıldışı-ahlakdışı turizım(turizm), akıldışı-ahlakdışı bilgisayar oyunuları, akıldışı-ahlakdışı sanat, akıldışı-ahlakdışı medya, akıldışı-ahlakdışı ünlüler, çıplaklık, cinsellik, eşcinsellik, yetişkin insan dişisi, sivil toplum örgütü ve siyaset gibi şeyleri kullanmakta. Bu güç Türkiye'ye de akıldışılık ve ahlakdışılık pompalamaya çalışmakta.


Hukuk, yasa izin veriyor diye birşey doğru olmaz çünkü hukuku ve yasaları doğrunun tek pusulası olan felsefe, bilim ve ahlak üçlüsü değil cehaletin, barbarlığın ve nefsin ürünü olan siyaset yapar. Yani, örnek ki zinanın serbest olması zinayı doğru birşey yapmaz, evrim biliminin yasak olması da evrim bilimini yanlış yapmaz yani siyaset gerçekte hükümdarlık gibidir.


Netflix diye akıldışılık ve ahlakdışılık birşey var. Netflix konusundaki kararımı; Netflix'in Bırezilya'daki(Brezilyadaki) 'The first temptation of Christ (Mesih'in ilk günahı)' adlı dizisi üzerine verdim. Bu dizide İsa(Jesus) eşcinsel olarak gösterilmekte yani İsa'ya iftira atılmakta, üstelik de sırf eğlence için. Ya siz kimsiniz; İsa'yı eşcinsel gösterecek? Açık ki bu dizi ya komplocu yani artniyetli ya da cehalet içindeki bir kafanın ürünü. Yahu; o zamanlar baylar baylarla, bayanlar bayanlarla gezerlerdi; mucize göstermeyen kişilerin de inanılan ilahta saygınlığının olmadığına inanılırdı. Netflix'i savunanların da aynı bencillik, sorumsuzluk, duyarsızlık, mantıksızlık, bilimdışılık, cehalet, insanlıkdışılık, nefs ve yozluk kafası içinde oldukları anlaşılır. Yahu, bugün İsa'ya yani kendi dini inançlarının peygamberine böylesine bir iftira atanların ve hakaret yapanların yarın sizin peygamberinize neler yapabileceğini, size saygılı davranmayacağını anlamıyor musunuz? Atatürk'e ve Mevlana'ya saldırıları da; Atatürk'ü ayyaş olarak gösteren 'Mustafa' adlı yayını da bu bağlamda düşünmek gerekir.


İsa'ya bu iftirayı atanların, İsa konusunda bu yalanı söyleyenlerin doğru, iyi, güzel bir amaç için Türkiye'de olduklarını sanmak oldukça incirçekirdeği(incir çekirdeği) dünya ya da oldukça Sodom, Gomora, Pompei kafası gerektirdiği açıktır. Kendi peygamberlerine bunu yapanların Türkiye'ye ve Müslümanlara neler yapabileceklerini düşünün.


Yani, Netflix'in ne mal olduğunu, ve amaçının akıldışılık ve ahlakdışılık içinde bir dünya olduğunu anlamak mantıklı beyinler için hiç de zor birşey değildir. Bu nedenle ki Netflix Türkiye''ye gelirgelmez(gelir gelmez), Türkiye'ye ait ürettiği okullu, öğrencili bir diziye eşcinsel bir öğrenci türü koydu.


Açık ki Netflix'in olduğu bir ülkede demokrasi, laiklik ve özgürlük egemen değil demektir çünkü demokrasinin de, laikliğin de, özgürlüğün iki koşulu yani iki özelliği vardır: Ülkede bilimsellik ve ahlakçılık. Abd'de zina, fuhuş, çıplaklık, ensestlik, esrar, porno dahil hertürlü ahlakdışılık serbest; Türkiye'de zina, genelev, ahlakdışı moda, bikini/mayo diye ortalıkta sütyen-külot gezmek, mini şort diye ortalıkta külotla gezmek, sıtriptiz(striptiz) kulübü, sex shop, eşcinsellik, eşcinsel evlilik serbest. Yani, bilimsellik ve ahlak ile yönetilen ülkelerde Netflix de, benzerleri de olmaz; bilimsellik ve ahlakçılık ile yönetilmeyen ülkelerde demokrasi, laiklik ve özgürlük de yok demektir. Yani; Muhammed de, Atatürk de boşuna 'Önce ilim(bilim) ve ahlak'' demedi. Ne Netflix Muhammed'ten ve Atatürk'ten akıllıdır ve üstündür, ne de Netflix savunucusuları(savunucuları). Netflix ne kadar akıldışı ve ahlakdışı ise; Netflix savunucusuları, yaygaracısıları(yaygaracıları) da en az o kadar öyledir.


Türk de, dinli de, Atatürkçü de kimseye iftira edilmesine razı olmaz. Yani, bir de İsa gibi birine, üstelik de eşcinsellik iftirası atmaya tepkisizlik Türke de, dinliye de, Atatürkçüye de, 'Ben insanım' diyene de yakışmaz.


Gerçek ki Türklük de, dinlilik de, Atatürkçülük de, demokrasi de, laiklik dei, özgürlük de Netflix ve benzerilerine karşı olmayı zorunlu yapmakta.


Açık ki İstanbul sözleşmesi''nin arkasında hangi dışgüçler varsa Netflix'in de, eşcinselliğin de, çıplaklığın da, Pkk'nin de, Fetö'nün, Muhammed'e hakaret eden karikatürlerin arkasında da o dışgüçler vardır. Açık ki Türkiye'yi darbeler, terör, ekonomisel saldırılar, siyaset, gençlik ile yıkamayanlar ahlaka ve Türklüğe aykırı şeyler ile yıkmaya çalışmaktalar.


Dünya da, Türkiye de siyaset ile değil; felsefe, bilim, ve 'Din bilimdir, ahlaktır, tarafsızlıktır' diyen Din hadisilerinin tanımladığı din ile, ve bu bağlamdaki bilgelikle yönetilmelidir artık yani Türkiye'yi de, dünyayı da doğru yönetmek siyaseti aşan, siyasetin beceremeyeceği bir iştir ki Türkiye'de zinayı da, eşcinselliği de, eşcinsel evliliği de, ahlakdışı modayı da, ahlakdışı turizımı da, ahlakdışı medyayı da, ahlakdışı mekanları da serbest bırakan şey siyasetin kendisidir, uzaylılar değil.


Yani; Netflix de, ahlaka aykırı herşey de felsefe, bilim, ahlak, Türklük, Atatürk, din ve insanca bir dünya adına; defolup gitmeli. Siyaset kendi çalsın, kendi oynasın. O siyaset ki öz bebek kardeşlerini, öz çocuk kardeşlerini, öz annelerini, öz babalarını bile öldürtmekten çekinmemiş Osmanlı hanedanlığı'nı ve sultanlarını bile baştaçı eden, öven; Türklüğe de, dine de, bilime de, ahlaka da, insanlığa da aykırı siyaset; böyle bir siyasetin dostu da açık ki İstanbul sözleşmesi ve Netflix gibi şeyler olur.


'Millet iradesi' imiş. Milletin iradesi ne zamandır ahlakdışılık, ahlaka aykırılık, ahlaksızlık, utanmazlık oldu? Bilmez misiniz; Türk demek de, Müslüman demek de önce ahlak demektir. Bu 'Millet iradesi' hangi milletin iradesi imiş bu acaba?



Necdet Gürçiftçi
Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 22.7.20/00.38