SİYASİ İSLAMCILIK BARBARLIĞA SİYASİ DEMOKRASİCİLİK AHLAKSIZLIĞA GÖTÜRMEKTE

Ülkemizde; siyasi İslamcılık barbarlığa, siyasi demokrasi de ahlaksızlığa götürmekte çünkü doğru demokrasi doğru laiklik üzerine, doğru laiklik de bilim ve ahlak üzerine kuruludur. Bu nedenle ki Muhammed de, Atatürk de 'Önce ilim(bilim) ve ahlak' dedi.


Din bilim ve ahlaktır da yani mantıktır da yani mantık olmayan yerde de, bilimsellik olmayan yerde de, ahlak olmayan yerde de, vicdan olmayan yerde dedin olmaz çünkü dini tanımlayan Din hadisileri 'Din bilimdir(ilimdir), ahlaktır, vicdandır, merhamettir, dürüstlüktür, adilliktir, medeniliktir, tarafsızlıktır, nefssizliktir, inzivadır' diyor; siyaset ise zaten bunlara aykırı bir dünya olduğu için dine daha en baştan aykırıdır yani siyaset olan, siyaset ile yönetilen ülke dinli olmaktan uzaktır.


Ancak; ''Din bilim(ilim), ahlak ve tarafsızlıktır' diyen dini bu özelliklerinden dışlayan; İslamiyeti siyasi araç olarak kullanmak isteyen yoz mantık türü hem İslamiyet'i yanlış yola götürmekte hem de zaten doğru demokrasi olmayan nicel demokrasiyi yani bilim ve ahlak üzerine değil de siyaset, seçmen ve oy üzerine kurulu sahte demokrasiyi daha da yanlış yola götürmekte; örnek ki siyasi İslamcılığın Türkiye türü olan Osmanlıcılar hem Müslüman yani dinli olduklarını söylemekteler hem de öz bebek kardeşlerini, öz çocuk kardeşlerini, öz annelerini, öz babalarını bile öldürtmekten çekinmemiş Osmanlı hanedanlığı'nı ve sultanlarını baştaçı etmekteler oysa din vicdan ve merhamet de demektir çünkü vicdan ve merhamet olmadan insan olunmaz, insanca olunmaz yani doğru insan vicdanlı ve merhametli olmayı da içerir ki dini tanımlayan Din hadisileri'nin içinde vicdan ve merhamet koşulu da vardır. Açık ki siyasi İslamcılık mantıksızlıktır; dinde ise mantıksızlığın da yeri yoktur çünkü bilim de, ahlak da, vicdan da merhamet de, dürüstlük de, nefssizlik de, inziva da mantık gerektirir. Açık ki siyasi İslamcılık dini de, demokrasiyi de bilmemektedir, bu nedenle de kimseye hayrı olmaz; bu nedenle ki siyasi İslamcılık genelde mantıksızlığa, özelde ise barbarlığa yönelmekte ki nicel demokrasiye, laikliğe, Güçler ayrılığı'na, 'Önce ilim(bilim) ve ahlak' diyen Atatürk'e düşmanlık ya da saldırı bile barbarlıktır.


Siyasi İslamcılık o denli dinden ya da İslam'dan ve mantıktan uzaktır ki son örneği, dünyada ilk kez, 'gavurca' adlı yani 'Ayasofya' adlı bir cami bile yaratmıştır çünkü hem siyaset için, hem de siyasi İslamcılık için gerçekler ve doğrular değil iktidar olmak ve çıkarlar önemlidir, 'Ayasofya' diye cami adı mı olur; açık ki Bizans'ın ya da Hıristiyanların(Hristiyanların) yaptırdığı Ayasofya 'cami'si, içinde namaz kılacak olan Müslümanların üzerinde adeta 'Rahip cübbesi' gibi durmuş olur ve kader gerçekleşmiş olur.


Görmektesiniz işte; siyasi İslamcılık bilime de, dine de aykırı olduğundan sürekli olarak yolsuzlukla, usülsüzlükle, adaletsizlikle, haksızlıkla, mantıksızlıkla; bilime aykırılıkla ve barbarlıkla gündem olmaktadır.


Ülkemizde siyasi demokrasicilik de ahlaksızlığa yönelmekte çünkü siyasi demokrasi de nicel demokrasidir yani doğru demokrasi değildir çünkü o da demokrasinin temeli olan bilim ve ahlak üzerine değil iktidar olmak ve çıkarlar üzerine kuruludur. Siyasi demokrasicilik de bakıyor ki ahlakçı kitle ahlakçılığı içeren siyasi partilere yönelmiş, ahlaka aykırılık içindeki kitlelere ve ahlaka aykırılık isteyen kitlelere yönelmekte; bu nedenle de zinanın, fuhuşun, ahlakdışı modanın, ahlakdışı turizımın(turizmin), eşcinselliğin, pornonun, çıplaklığın, sigaranın, içkinin serbest olmasını isteyen kitleye yönelmekte ki ülkemizdeki siyasi demokrasicilik bir de ''Atatürkçü' olduğunu da söylemekte oysa Atatürk de, doğru demokrasi, doğru laiklik ve doğru din gibi 'Önce bilim ve ahlak' diyor; bu nedenle ki siyasi demokrasicilik ahlaka aykırı herşeyin savunucusu olmakta, örnek ki İstanbul sözleşmesi'ni de savunmakta; siyasi demokrasicilik de anlamıyor ki 'Bilim ve ahlak' yoksa doğru demokrasi de, doğru laiklik de, Atatürk de, özgürlük de olmaz çünkü özgürlük de bilim ve ahlak üzerine kuruludur yani bilim ve ahlak olmadan özgürlük de olmaz yani siyasi demokrasicilik de, İstanbul sözleşmesi de gerçekte demokrasiyi, laikliği ve özgürlüğü değil demokrasiye ve laikliğe düşmanlığı, ve serseriliğin bir türü olan serbestliği savunmaktadır; doğrunun, iyinin pusulası olarak, Atatürk'ün de dediği 'Bilim ve ahlak'ı değil, bunlara aykırılık içindeki Batıyı görmektedir.


Siyasi İslamcılık Osmanlıcılık' demekte; siyasi demokrasicilik 'İstanbul sözleşmesi' demekte. Biri barbarlık, biri ahlaksızlık. Neden Türkiye Muhammed'in ve Atatürk'ün de dediği gibi 'Bilim ve ahlak'ı seçmek yerine barbarlıktan ve ahlaksızlıktan yani iki kötüden, iki yanlıştan birini seçmek zorunda olsun?


Siyasi İslamcılık ve siyasi demokrasicilik hernekadar(her ne kadar) birbirlerine zıt gibi görünseler de cehalette, mantıksızlıkta, nefste, darbede ve savaş yandaşlığın birleşmek gibi bir ortak özelliğe de sahiptir ki bu nedenle ülkemizde de, öteki ülkelerde de yapılmış tüm darbelerde darbeciler dini inançlı kimselerdir ki darbeci ve savaşçı Hitler de dini inançlı idi.


Açık ki Siyasi İslamcılık'ın da, Siyasi demokrasicilik'in de götüreceği ortak yer 'mantıksızlık'tır.


Görülmekte ki siyasetin hiçbir türü asla çözüm değildir; tek çözüm Muhammed'in ve Atatürk'ün de dediği gibi 'Bilim ve ahlak' üzerine kurulu ülke ve dünya olmaktır.

 


Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız, hiçbir dinden olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 25.7.2020/08.20


Başlık Kategori Yayın Tarihi
CORONA VE ZENGİNLİK Felsefe 29.09.2020
CORONA MASKESİ TAKMAYANLAR AKIL HASTAHANESİNE YATIRILMALI SAVIM Sağlık 28.09.2020
MICROSOFT'TAN HAKSIZ KAZANÇ SAVIM Teknoloji / İnternet 27.09.2020
KIZ ÇOCUĞU HER ÜLKEDE YETİŞMEZ SAVIM Felsefe 26.09.2020
EVLİLİK YAŞI SAVIM Felsefe 25.09.2020
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Kötü Zamanda Yaşıyoruz Felsefe 18.08.2020
SIRADAN MISIN Felsefe 02.08.2020
İnsanın can yoldaşıdır '' EŞ ''.. Felsefe 31.07.2020
Ayasofya Felsefe 28.07.2020
şaman kimdir ? Felsefe 18.05.2020