ZÜLFÜ LİVANELİ DEMOKRASİ KONUSUNDA DA YANILIYOR SAVIM

Açık ki akıldışı, ahlakdışı, küresel ve derin bir merkez dünyaya ve insanlığa akıldışılık ve ahlakdışılık yani mantıksızlık ve utanmazlık pompalamak için didinmekte; bunun için de akıldışı-ahlakdışı moda, akıldışı-ahlakdışı medya, akıldışı-ahlakdışı sanat, akıldışı-ahlakdışı ünlü, akıldışı-ahlakdışı bilgisayar oyunu, astroloji, medyumluk, falcılık, kadıncılık(feministlik) ve sivil toplum örgütü gibi şeyleri kullanmaya çalışmakta. Yani 21. yüzyılın en büyük ajanlığı akıldışı-ahlakdışı moda yandaşlığı, bu ajanlığın en önemli canlısı da akıldışı-ahlakdışı modaya ve akıldışı-ahlakdışı ünlülere koşan yetişkin insan dişisi türü yetişkin insan dişisi türü. Bu mantık; tesettürlü yetişkin insan dişisi türü yetişkin insan dişisi türüne pekçok eleştiri, karalama, kötüleme yapmakta ancak akıldışı-ahlakdışı moda kölesi yetişkin insan dişisi türünü baştaçı etmekte, göklereçıkarmakta(göklereçıkarmaktaI), öyle ki Tv bile ekrana çıkarmak için akıldışı-ahlakdışı ünlü aramakta, şirketler bile reklam yaptırmak için akıldışı-ahlakdışı ünlü aramakta durumu görülmekte, yani 21. yüzyılda yetişkin insan dişisinin ünlülüğüne giden yol alimelikten değil de akıldışı ve ahlakdışı olmaktan, utanmaktan değil utanmazlıktan, giyinmekten değil çıplaklıktan geçmekte.

'Zülfü Livaneli demokrasi konusunda da yanılıyor' dedim yani 'da' kullandım çünkü Zülfü Livaneli örnek ki kadın cinayeti denilen cinayetlere çözüm konusunda da yanılmakta çünkü Zülfü Livaneli 2019 yılının aralık ayında medyaya 'Tehdit altındaki kadınlara silah eğitimi ve ruhsat verilmeli. Üç-beş katil adayı temizlenirse ancak durur bu işler. Keşke Özgecan'da, Ceren'de, Emine'de, Şule'de ve benzerlerinde silah olsaydı. Katil erkekler geberseydi. İşte bu ülke hepimizi bu uç noktalara kadar getirdi' demiş. Bir sanatçının toplumu silaha ve cinayete yöneltmesi gerçek ki hem sanata, hem sanatçılığa, hem hukuka hem de akıl-ruh sağlığını savunan pısikoloji(psikoloji) bilimine aykırı bir durum.

Sanat nefstir; nefs de hem en büyük cehalettir, hem kötülüklerin nedeni ve amaçıdır(amacıdır), hem de önce akılı, mantığı, sonra da ahlakı ve vicdanı yok eder. Bu nedenle ki hem nefse köle olmuş sanat yanlış ve kötü yoldadır, hem de nefs tüm kötülüklerin genel nedenidir; nefs öyle yanlış, kötü ve zararlı birşeydir ki Muhammed de 'Sultanlarla düşüpkalkan alimler bile hırsızdır' demiştir yani nefse kölelik alimin alimliğini bile yok ediyorsa, alimliğin kırkta biri bile olmayan sanatçının sanatçılığına ne yapar düşünün artık.

Gerçek ki bir toplumu doğru olarak eğitmenin temeli, Muhammed'in ve Atatürk'ün de dediği gibi 'Bilim ve ahlak' ile eğitimdir; ancak savım ki bir toplumu eğitmek bir toplumun önce siyasetçilerini ve ünlülerini 'Bilim, ahlak, vicdan, medenilik ve nefssizlik' ile eğitmekten geçer çünkü bu tür kişilerin arkalarından milyonlarca insan gider, ve yasaları siyasetçiler yapar(yaparlar). Bu nedenle siyasetçileri ve ünlüleri 'Bilim, ahlak, vicdan, mantık ve nefssizlik' ile eleştirmeye büyük önem veriyorum.

Zülfü Livaneli'nin o o sözleri; genelde toplumda, özelde ise yetişkin insan dişisine şiddet uygulayanlara şiddet uygulamanın, öyle ki onları öldürmenin de doğru olduğu yönünde bir izlenim, algı yaratmış oldu ki düşünün ki toplumda bir de şiddet, barbarlık, vahşet yapmak için pusuda bekleyen pısikopat(psikopat), sosyopat, barbar, ilkel, vahşi, saldırgan tipler de var; Zülfü Livaneli'nin o sözleri, bu tür insanların ekmeklerineyağsürmüş(eklemkerine yağ sürmüş) gibi oldu.

Zülfü Livaneli bir de 'Demokrasi; bir toplumun tümü aynı düşünüyor, bir tek kişi bile farklı düşünüyorsa, o tek bir kişiye saygı göstermektir' diye tuhaf, mantıksız, akıldışı birşey demiş yani özetle 'Demokrasi; insana ve farklılıklara saygı göstermek' demiş.

Ünlülerin ve siyasetçilerin bir yanlışları da kendilerini alim, alime sanmalarıdır. Demokrasi de, laiklik de, özgürlük de 'Önce bilim ve ahlak' demektir çünkü insanlık tarihine bakıldığında görülmekte ki demokrasi ve laiklik ahlak içindeki insanların istekleri idi, ahlakdışı insanların değil; özgürlük de savım ki 'Özün gür ve doğru gelişimidir' ki doğruyagidenyol(doğruya giden yol) da Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi 'Önce bilim ve ahlak'tan geçer.

Yani, demokrasi de, laiklik de, özgürlük de, medenilik de 'herkes'e değil; 'Bilimsel ve ahlaklı' olana saygıdan geçer.

Gerçek ki sanatçılar yalnızca sanatlarını yapmalılar, topluma da, insanlığa da akılhocası(akıl hocası), önder, lider olmaya kalkmamalılar.

Ne oldu? Kadir Şeker diye bir lise öğrencisi, kocası tarafından şiddete uğramakta olan bir kadını kurtarmak isterken kadının kocasını öldürdü, ve 10 yıl hapis yedi; sonra ne oldu, kadın 'Kocam beni dövmüyordu' dedi, daha sonra ne oldu, kadın uyuşturucudan tutuklandı. Daha önce neler de oldu; bayanların hayatlarını kurtarmak isterken pekçok bay öldü; kurtarmak için öldükleri bayanlar alime insanlar mıydı ya da bay hayatı bayan hayatından önemsiz mi?


Necdet Gürçiftçi
Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 15.12.20/11.44