AYŞECAN TATARİ DOĞALLIK VE İNSANLIK

Durum ki akıldışı, ahlakdışı, küresel ve derin bir merkezin amaçları doğrultusunda olarak öteki ülkelerde olduğu gibi Türkiye'de de siyasetten modaya, ekonomiden turizıma(turizme), medyadan sanata kadar her alanda akıldışılık, bilimdışılık ve ahlaka aykırılık egemenleşmeye başlamakta; mantık ve ahlak değil mantıksızlık ve nefs ülkeye egemenleşme durumu göstermekte. Bu nedenle de doğru yolu bulamayan akıl doğru yol pusulası olarak astroloji, medyumluk, falcılık, akıldışı moda gibi bilimdışı, akıldışı yollara; ahlakdışı moda gibi ahlaka aykırı yollara yani hazza yani nefse sarılmakta. Nefs ise felsefeye de, bilime de, dine de aykırıdır çünkü nefs hem en büyük cehalettir, hem kötülüklerin nedeni ve amaçıdır, hem de önce akılı(aklı), mantığı, sonra da ahlakı ve vicdanı yok eder, yani Hitler gerçekte nefsin diktatörlüğüdür, Hitler nefsin yaratabileceği kötülüklere örnek biridir.

'Önce bilim ve ahlak' diyen Muhammed'in de, 'Önce bilim ve ahlak' diyen Atatürk'ün de dediği gibi, bir toplumu bilim ve ahlak ile eğitmek o ülkedeki siyasetçileri ve ünlüleri 'Bilim ve ahlak' ile eğitmekle başlar çünkü hem toplumlar onların arkalarından gitmekte hem de 'Bilim ve ahlak'a aykırı bir devlet türü oluşturanlar yani 'Bilim ve ahlak'a aykırılığa serbestlik, izin verenler siyasetçilerdir; medyaya bakıldığında da onların egemen oldukları görülmekte.

Atatürk 'Sanatsız kalmış bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir' dedi ancak daha önce 'Önce ilim(bilim) ve ahlak' dedi, yani önce bilim ve ahlak, sonra sanat, sanatçılık yani Atatürk'ün sanat, ve sanatçılık anlayışı, savı sanatta ve sanatçılıkta bilimi ve ahlakı dışlamış değil, bilimi ve ahlakı ön koşul yapan bir yaklaşım.

Gerçek ki insanın ve insanlığın en doğru tek öğretmeni; Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi 'Bilim ve ahlak'tır; bu durumda, 'Bilim ve ahlak'a aykırı bir dünya olan siyasetin ülke, devlet, toplum yönetmesi ülkeyi öğretmenlerin değil öğrencilerin yönetmesi gibi olur.

Bu nedenle ki siyasetçilerin ve ünlülerin Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi 'Bilim ve ahlak' ile eğitilmelerine büyük önem veriyorum, onlarla ilgili yazılarımı da bu amaçla yazıyorum yoksa umurumda bile olmazlar ki zaten felsefe, bilim ve din siyasete de, ahlaka aykırılığı da karşı olduğu için ben de siyasete ve ahlaka aykırılığı ünlülüğe karşıyım.

Gerçek ki bireysel açıdan Müslüman olmak da, bireysel açıdan Türk olmak da 'Önce ahlak' diyen Muhammed'in de, 'Önce bilim ve ahlak' diyen Atatürk'ün de dediği gibi 'Önce ahlak' üzerine kurulu olmaktır yani ahlaka aykırılık Müslümanlığa da, Türklüğe de aykırıdır, öyle ki ahlak Müslümanlığın da, Türklüğün de birinci ölçütüdür yani açık ki Müslümanlığı korumak da, Türklüğü korumak da, Türkiye'yi korumak da 'Önce ahlak'tan geçer.

Ayşecan Tatari diye, internette bikinili yani ahlaka, dine, İslam'a, Müslümanlığa, Türklüğe aykırı fotoğrafları da olan yetişkin insan dişisi bir ünlü varmış. 'Çocuklar duymasın' adlı dizide, Türkçedeki bazı harfleri doğru söyleyemeyen çocuk. Şimdi, büyümüş, kocaman, yetişkin insan dişisi biri olmuş, evlenmiş, 5,5 aylık hamile imiş de.

İnternetteki bikinili yani Müslümanlığa, Türklüğe, dine, İslam'a, Müslümanlığa aykırı fotoğraflarına şimdi bir de bikinili hamilelik fotoğraflarını eklemiş. Hürriyet adlı yoz gazetenin Kelebek adlı ekinde, 'Ayşecan Tatari'den hamilelik pozu!' başlıklı haberde bu yetişkin insan dişisi sözde sanatçının ve sözde ünlünün iki fotoğrafı var: Birinde, bikinili olarak bir kayanın üzerinde oturmuş, bir eli de hamile karınının(karnının) üzerinde, ve gülümsemekte; birinde de konutunun terası ya da balkonu gibi biryerde, oturuk durumda, kot pantalonunun fermuarını siyah renkli külotu görünecek kadar açmış, üstündeki siyah giysiyi hamile karını görünecek kadar yukarı kaldırmış, Abd'de evlendiği kocası da açıktaki hamile karınını öpmekte. Başka gazete sitelerinde bu kişinin örnek ki göğüs dekolteli giyecekli hamilelik fotoğrafı da var.

Yani, durum her açıdan ahlaka da, dine de, İslam'a da, Müslümanlığa da, Türklüğe de aykırı durumda.

Durum nicelik olarak bu kadar ancak durumun bir de nitelik yani söz yani durumu savunma durumu var. Bu, ahlaka, dine, İslam'a, Müslümanlığa, Türklüğe aykırı fotoğraflarını eleştirenlere bu yetişkin insan dişisi sözde sanatçı ve sözde ünlünün kocası tepki gösterip demiş ki: 'Yorumunuzun kendisinden başka utanacak bir şey yok. Doğal olan bir şey nasıl anormal olarak değerlendirilir, vallahi delireceğim! Kötü niyetli insanlar 'ne der, nasıl bakar' gibi sebeplerle kendimize otosansür uygulamayalım. Bunun gizlenmesi gereken bir durum olduğunu düşünmüyorum. Anlaşılması gereken 'Şunu niye paylaştın?' sorusu. Bu, yaşam hürriyetine müdahaledir.'.

Anlaşılmakta ki Ayşecan Tatari'nin kocası; Muhammed'in de, Atatürk'ün de 'Önce ilim(bilim) ve ahlak' dediklerini, Muhammed'in 'Din bilim, ahlak ve utanmak demektir bunlar yoksa din de olmaz' dediğini ya bilmiyor ya önemsemiyor olmalı ya da 'ahlak'ı 'Gelenek, görenek, töre, batıl inanç, dini inanç, tabu, mahalle baskısı' gibi şeyler sanıyor olmalı ancak savım ki ahlak zekanın, akılın, mantığın, beyinin, ruhun, demokrasinin, laikliğin, özgürlüğün, akıl-ruh sağlığının, insanlığın, evrenin en üst nitel soyut aşamasıdır.

1- insanın, hamile karısının göbeğini topluma göstermesi de, ahlaka aykırı giysilerle toplum içine çıkmak da ahlaka yani utanmaya aykırı şeylerdir. Anlaşılıyor ki bu yetişkin insan dişisinin kocası kişi ahlakı, utanmayı Muhammed'e, Atatürk'e, ve ahlakın bilimsel tanımına göre değil de akıldışı-ahlakdışı Batıya göre yorumluyor, anlıyor gibi bir durum göstermekte.
2- 'Ahlak'ı söylemek de, ahlak da kötüniyet değil iyiniyettir ancak açık ki zinanın, fuhuşun, pornonun, ensestliğin, çıplaklığın, uyuşturucunun serbest olduğu Abd'de 'ahlak' kötülük olarak tanımlanmakta ancak Muhammed'e göre de, Atatürk'e göre de, felsefeye göre de, bilime göre de, akıl-ruh sağlığına göre de, dine göre de, medeniliğe göre de ahlak doğru, iyi, ve zorunlu birşeydir. Yani kendine otosansür uygulaması gereken; ahlak değil, ahlaka aykırılıktır. Ahlak değil, ahlaka aykırılık kötüniyettir çünkü felsefenin tarihinde bile ahlak 'Doğru yol' olarak tanımlanır. Yani, o fotoğraflara Muhammed de, Atatürk de tepki gösterirdi, ve onlar 'kötü insanlar' değiller, gerçek ki ahlaka uymayanlar kötü insanlardır çünkü ahlak doğruya yani iyiye giden yol demektir.
3- 'Hürriyet' başka şeydir, 'özgürlük' başka şeydir. Hürriyet yanlış, kötü, zararlı birşeydir çünkü 'serbestlik' demektir yani 'serseriliğin' bir türüdür, oysa 'özgürlük' 'Önce bilim ve ahlak' demektir yani serbestlikte bilim ve ahlaka serbestlik olur ancak özgürlükte olmaz. Bu nedenle Batı özgür değil serbest bir dünyadır; akıldışı-ahlakdışı moda da, akıldışı-ahlakdışı turizım da, akıldışı-ahlakdışı ünlülük de özgürlük değil serbestliktir yani özgürlüğü dışlamaktır yani 'yaşam hürriyeti' bilime ve ahlaka aykırılığı da kapsar oysa 'yaşam özgürlüğü' yalnızca bilime ve ahlaka uygunluğu kapsar ancak insanın da, insanlığın da tek doğru yönü 'Bilim ve ahlak' üzerine kurulu dünyadır. Yani üstün olan şey 'yaşam hürriyeti/serbestliği' değil 'yaşam özgürlüğü'dür yani 'serbestlik' değil 'özgürlük'tür ancak anlaşılan ki bu gerçek henüz siyaset dünyasına da, eğitim dünyasına da, ünlü dünyasına da, sanat dünyasına da, hukuk dünyasına da yansımış durumda değil çünkü ne de olsa 'özgürlük' ve 'hürriyet' arasındaki farkı dünyada ilk kez ben açıkladım, ve yakın bir zamanda açıkladım.
4- Özelde bu yetişkin insan erkeği kişinin, genelde ise ünlü dünyasının mantıksızlık ve tutarsızlık dünyasının etkisine kapıldığı bu kişinin 'Doğal olan bir şey nasıl anormal olarak değerlendirilir, vallahi delireceğim!'. Delirmemesini önlemeye çalışacağım. 'Doğal olan birşey ancak genelde doğa, özelde ise hayvanlar için normaldir çünkü insan doğa ile hem birlikteliği, hem de doğaya karşı savaşımı içeren bir canlı varlıktır yani insan doğayı kullanır ancak doğaya boyun eğmez, bu nedenle ki bilimi ve teknolojiyi yaratır yani insanlığın görevi doğaya köle olmak değil doğaya egemen olmaktır, doğayı insanca değiştirmektir, bu nedenle ki örnek ki depreme dayanıklı binalar yapılır. Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi, insanın, insanlığın ve normalliğin ölçütü Batı da, doğa da, ünlüler de, siyasetçiler de, kapitalistler de, haz da, nefs de, mutluluk da, serbestlik(hürriyet) de değil 'Bilim ve ahlak'tır. Örnek ki işemek, dışkılamak, cinsel ilişki, osurmak, burun sümüğü, balgam doğal şeylerdir ancak bunları başkalarına göstermek insani, doğru, akıl-ruh sağlığına uygun değildir, bunlar başkalarının yanında değil gizli, saklı yapılır ki böyle olursa medeniliktir, insaniliktir; peki Ayşecan Tatar saçları ağarırsa boyatmaz mı; Ayşecan Tatari ve öteki ünlüler doğal tenlerinin üzerine makyaj yapmıyorlar mı? İnsanlık doğaya zorunludur ancak doğaya köle olamaz çünkü doğada ahlak, utanmak, vicdan, merhamet gibi insani değerler, insani ülkeler yoktur. 'Vallahi' diyor yani İslam'i bir kavram kullanıyor ancak İslam'a, ahlaka aykırı bir durumu savunuyor yani mantıksızlık ve tutarsızlık yani Allah'ın varlığına inanıyorsan neden İslam'a aykırı birşeyi savunuyorsun?
5- Medeniliğin ya da doğru insan olmanın ilk iki koşulu da, ölçütü de şunlardır: 1- Nefse köle olmamak, 2- Cinselliği saklamak çünkü cinsiyet, cinsellik gibi şeyler doğanın bitkilere, hayvanlara bile verdiği ilkel, geri özelliklerdir, bu nedenle ki bunlarla övünmek, bunlarla onurlanmak, bunlarla gururlanmak, bunları teşhir etmek medeniliğe de, insanlığa da, akıl--ruh sağlığına da, dine de, felsefeye de, bilime de, İslamiyet'e de, Müslümanlığa da, Türklüğe de, akıl-ruh sağlığına da aykırıdır, ve genelde nefs üzerine, özelde ise cinsiyet, cinsellik üzerine kurulu yani genelde ahlakı, özelde ise utanmayı dışlayan bir dünya, Frued'un da 'Oral-anal dönem' dediği döneme denk gelir.
6- Bu yetişkin insan erkeği, bu durumun saklanması, gizlenmesi gereken bir durum olmadığını söylemiş çünkü Muhammed gibi, Atatürk gibi 'Önce bilim ve ahlak' ile düşünmediği açık. Yani bu tür şeyler genelde akıldışı-ahlakdışı Batıya, özelde ise Lady Gaga, Madonna gibi ünlülere uygun olabilir ancak felsefeye, bilime, ahlaka, dine, İslamiyet'e, dine, Türklüğe, akıl-ruh sağlığına aykırı şeyler.

Yani, Ayşecan Tatari'nin hamilelik durumu doğaldır ancak hamilelik fotoğraflarını üstelik de ahlaka aykırı olarak sunması insanilik, medenilik, normallik değildir ki burada 'normal' dediğim şey kişilerin keyiflerine, hazlarına, nefslerine göre değişen normal değil özelde 'Bilime ve ahlaka göre', genelde ise felsefeye, dine, medeniliğe, insanın evrimine, doğa gerçeğine, insan gerçeğine, ve Türklüğe göre normalliktir yoksa açık ki akıldışı-ahlakdışı moda içindeki bir pısikolog(psikolog) da, pısikiyatr(psikiyatr) da, Batı da, Afrika da bu tür şeyleri normallik sayabilir.

Gerçek ki utanmak yoksa doğru insanlık da yoktur, doğru dünya da. İnsan ve insanlık bedeni ile, cinsiyeti ile, cinselliği ile, cinsel organı ile değil; Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi 'Bilim ve ahlak' ile kendine dünya kurmalıdır. Gerçekler ve doğrular ünlülerin yaptıkları, sevdikleri şeyler değil; Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi 'Bilim ve ahlak'ın dünyasıdır.

Bu nedenle medya kendine otosansür uygulamalı, ve ahlaka aykırı ünlüleri baştaçı etmemelidir, övmemelidir, saygınlaştırmamalıdır. 'Bilim ve ahlak'a aykırı olanlar bilmelidirler ki doğruya da, normalliğe de, insanlığa da, akıl-ruh sağlığına da, felsefeye de, bilime de, dine de, Muhammed'e de, Atatürk'e de aykırı yöndedirler. Doğrunun ölçütü ancak özelde 'Bilim ve ahlak'tır, genelde ise dini tanımlayan Din hadisileri'nin de dediği gibi 'Bilim, ahlak, vicdan, merhamet, adillik, dürüstlük, tarafsızlık, medenilik, nefssizlik'tir.

Açık ki akıldışı-ahlakdışı kapitalist düzen yani özel sektörcü düzen kendine uygun akıldışı-ahlakdışı ünlü türü yaratmaya ve egemenleştirmeye çalışmakta. Bu nedenle ki siyasetçiler de, ünlüler de kendilerini bu durumdan, Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi 'Bilim ve ahlak'a sarılıp uzak tutmalıdırlar yoksa tarihin ve insanlığın ilericileri değil gericileri olurlar. Demokrasi ve laiklik de 'Önce bilim ve ahlak'a sarılmalı, hem kendini hem de insanlığı bilime ve ahlaka aykırılıktan korumalıdır.

İnsan doğaya değil 'Bilim ve ahlak'a uydukça insan olur; insanlık doğaya değil 'Bilim ve ahlak'a uydukça insani olur. Medenilik keyife uymak değil bilime ve ahlaka uymaktır.


Necdet Gürçiftçi
Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 11.12.20/10.50