GÜZEL SESLİ SANATÇI OLMAK VE GENELEV

İnsanların da, toplumların da, ülkelerin de, devletlerin de, demokrasinin de, laikliğin de, özgürlüğün de, eğitimin de, sanatın da, turizımın(turizmin) da, ekonominin de, evliliğin de, ailelerin de birinci gereksinimi olan şey iş, para, araba, ev, moda, bilim, teknoloji, özgürlük, hukuk, adalet gibi şeyler değil, 'Din bilimdir, ahlaktır, vicdandır, merhamettir, medeniliktir, dürüstlüktür, adilliktir, tarafsızlıktır, nefssizliktir, inzivadır' diyen Din hadisileri'nin tanımladığı dine sahip olmaktır yani Din hadisileri yoksa herşey fasafisodur, sahtedir, dandiktir, kıytırıktır, rezilliktir, kepazeliktir, akıldışılıktır, ahlakdışılıktır, insanlıkdışılıktır.  


Toplumumuzda 'Ahlaka aykırı bir insan ancak sesi ve yorumu çok güzel' diye, ahlaka da, dine de, Türklüğe de, 'Önce bilim ve ahlak' diyen Atatürk'e de, 'Önce bilim ve ahlak' diyen Muhammed'e de aykırılık içinde olan, ahlak-edeb-namus-onur-gurur tanımayan yoz sanatçıları baştaçı eden, ve üstelik de kendilerine Atatürkçü, Müslüman, dinli, Türk diyen, düşünsel açıdan tuhaf insanlar var; ve üstelik de bu tür yoz sanatçılara da kendilerine Atatürkçü, Müslüman, dinli, Türk tanımları da yapabilmekteler.  


Bu durum açık ki aya Mars demek gibi ya da alkoliklerin duvarlarda sanısal böcekler görmeleri gibi birşeydir.  


Açık ki onlar yalnızca cehalet yani mantıksızlık ve tutarsızlık içinde değiller; nefse kölelik içindeler ki nefs zaten önce akılı, mantığı yok eder, sonra da ahlakı ve akıl-ruh sağlığını.  


Önce şunu diyeyim: Atatürk de, Muhammed de, Müslümanlık da, din de, Türk de, Türklük de, demokrasi de, laiklik de, özgürlük de, doğru insan olmak da, doğru hukuk da önce Bilim ve ahlak' demektir çünkü insani doğruya giden yol da, akıl-ruh sağlığına giden yol da, mantığa giden yol da ancak bilimden ve ahlaktan geçer. Neden böyledir? Bilim zaten akıl, mantık demektir; ahlak da sanıldığı gibi töre, tabu, gelenek, görenek, töre, bilimdışılık, akıldışılık, diktatörlük gibi şeyler değildir, zekanın, akılın, mantığın, beyinin, ruhun ve insanın en üst nitel aşamasıdır. Yani bilime aykırılık da, ahlaka aykırılık da hem insanlar açısından, hem de toplumlar açısından yanlış, kötü, zararlı, çirkin, olumsuz sonuçlar verir; bu nedenle ki Atatürk 'Önce bilim ve ahlak; benim sözlerimle bilimin sözleri çelişirse beni değil, bilimi dinleyin; ve Ben insanın da, toplumun da, ülkenin de, vatanın da ahlaklısını isterim' anlamında söyledi; Muhammed de 'Önce bilim ve ahlak; bilim ya da ahlak yoksa din de olmaz' dedi. Yani, doğru, gerçekçi konuşmak ya da düşünebilmek için önce tanımları bilmek gerekir; Atatürk'ün de, Muhammed'in de, dinin de, Türkün de' doğru tanımı budur.  


Demokrasi, laiklik ve özgürlük de Önce bilim ve ahlak' yani bilime ve ahlaka uygun olmak, bilime ve ahlaka aykırı olmamak demektir ki bunu internetteki pekçok yazımda açıkladım.  


İnsanların ahlaklarına bakmamak; yalnızca nicel özelliklerine; kaşına, gözüne, saçına, sesine, orasınaburasına(orasına burasına) bakmak; yani insanları değerlendirirken, yorumlarken, tanımlarken felsefeyi, bilimi, ve Din hadisileri'ni ya da özetle ahlakı dışlamak yanlış, acı ya da gülünç sonuçlara neden olur.  


Hiçkimse arabanın yalnızca boyasına bakıp araba, evin dışına bakıp ev almaz; kimse sesi güzel diye evine hastalıklı bülbül ya da kanarya da almaz. Genelde insan konusu da, özelde sanatçı konusu da böyledir.  


Sanatçıların beyinlerine, ruhlarına, kişiliklerine, ahlaklarına bakmamak, önem vermemek, değer vermemek, yalnızca seslerine bakmak yani beyine, ruha, kişiliğe, ahlaka önem, değer vermemek; evlenmek için genelevde güzel yüzlü, güzel bedenli, güzel sesli, yardımsever, iyiliksever birini aramaya benzer.  



Necdet Gürçiftçi
Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 21.7.20/09.50