ASTRONOT VE KOZMONOT YERİNE EVRENUÇ ÖNERİM

Devlet kurumularının(kurumlarının), kamu kuruluşlarının, devletin bakanlıklarının, bankaların, vakıfların, okulların, ve üniversitelerin bile internet sitesilerinde(sitelerinde) Türkçeleri yerine 'misyon, vizyon' yazarken; ülke Türkçeleri varken 'misyon, vizyon, hijyen, etik, aktivite, performans, lansman, problem' gibi Batı sözcükleri ile doldurulurken; Eba'da bile 'giyecek, giysi' yerine 'kıyafet' dayatması yapılırken; hükümet bile 'tanıtım' yerine 'lansman', ve 'Türkçe ile felsefe ve bilim yapılamıyor, Türkçeyi bırakalım' derken; 'bisiklet' yerine Türkçe 'oturgaçlı götürgeç' sözcüğü ile alayedilirken(alay edilirken); ülkeye Türkçe sözcükler yerine Batıca ve Arabça sözcük dayatmaları yapılırken; ülkede çocuk adları Türkçe olmayan, Batıca sözcükler ve Arabça sözcükler ile dolarken; hükümet astronot, ve kozmonot sözcüklerine, Türkçe sözcükler olmadıkları için karşı olmak gibi bir ilginçlik göstermekte, ve bunların yerine Türkçe sözcük istemekte.

Savım ki Türkçe olmadan felsefe de, bilim de tam da olmaz, tam doğru da olmaz; örnek ki 'özgürlük' sözcüğünün karşılığı 'freedom, hürriyet, serbestlik' gibi sözcükler değildir yani bu sözcükler 'özgürlük'ün karşılığı, eşiti değildir çünkü savım ki 'özgürlük' sözcüğü 'özün gürlüğü' yani 'özün doğru ve gür gelişimi' anlamı içermekte oysa 'freedom, hürriyet, serbestlik' gibi sözcükler özü de, doğruyu da içermez çünkü biryerden kurtuluş gibi bir durumu içerirler, örnek ki bu sözcükler açısından, bir Muhabbet kuşunu kafesinden, kutupda(kutupta) bırakmak freedom, hürriyet, hürlük, serbestlik'tir ancak özgürlük değildir çünkü Muhabbet kuşu kutup gibi bir ortamda çok kısa zamanda ölür; bu nedenle ki sigara, içki, bikini, zina, fuhuş, porno gibi şeyler de ancak freedom, hürriyet, serbestlik olur ancak özgürlük olmazlar çünkü yanlış şeylerdir. Bu nedenle; hem Türkçesiz tam felsefe, ve tam bilim olmaz, hem Türkçesiz Evrensel dil olmaz yani Türkçe dillerin temelidir gerçekte, bu nedenle ki Köken Afrikası'nda bile Türkçe kökenli sözcükler var; bu nedenle ki dünyadaki her sözcüğün Türkçe içeriği ve Türkçe açıklaması bulunur yani gerçekte Türkçe dünyadaki tek küresel ve tek evrensel dildir, ve kolay bir dil sanılmasına karşın en zor dildir, ve okullarda Türkçe dersi diye öğretilen ders doğru Türkçe dersi değildir, 'Türkçe' denilen, 'Türkçe' diye bilinen dil de gerçek Türkçe değildir yani dünyada henüz doğru 'Türkçe' dili yaratılmadı ancak dahi Atatürk Türkiye'yi Arabça yazımdan Abc yazımına geçirmekle hem Türkler, hem Türkiye, hem Türkçe, hem dil, hem de insanlık için çok büyük bir doğruluk ve iyilik yaptı, örnek ki Atatürk olmasaydı 'özgürlük' sözcüğü de olmazdı, ve insanlık da, bilim de, demokrasi de, hukuk da 'serbestliği' özgürlük' sanırdı.

Felsefe(Yöntembilim/Düşüncebilim) demek önce dil, yani dil felsefesi; dil felsefesi de önce dil mantığı demektir; bu nedenle ben bir bilge olarak, astronot sözcüğü yerine de, kozmonot sözcüğü yerine de, dil felsefesine, ve dil mantığına uygun olarak 'evrenuç' sözcüğünü önereyim.

Neden 'Evrenuç'? Çünkü doğru dil demek, mantık demektir. Dil mantığı açısından;
astronot yerine de, kozmonot yerine de 'evrenuç' sözcüğü uygun bir sözcük durumunda çünkü 'astronot'un 'astro'su da, 'kozmonot'un 'kozmo'su da Türkçe 'evren' anlamında. Astronot, ve kozmonot sözcüklerinin sonlarındaki, söyleniş olarak '-ot!' eki de büyük olasılıkla 'uç' anlamında, 'katot'da ve 'anot'da olduğu gibi; bu durumda, dil mantığı ile 'astronot' ve 'kozmonot' sözcüklerini Türkçeleştirirsek doğru çeviri 'evrenuç' olur yani hem 'evrenin uçu(ucu)', hem de 'evrenin uçuna uçmak/uçan' anlamında.

Ancak açık ki heryeri 'Etik, aktivite, misyon, vizyon, performans, lansman' gibi Batıca sözcükler ile doldurmakta olan; ve bilim, alimlik, alimelik, bilgelik okulları yerine imam-hatip okulları açan; ve demokrasiye, laikliğe, Türkçeye, ve Atatürk'e karşıtlık odağı olan; işçi haklarına bile karşıtlık içinde olan; 'özelleştirme' adı altında devletin, vatanın, kamunun, milletin, Türkiye'nin fabrikalarını, madenlerini, kaynaklarını kapitalistlere satan bir yapılanmanın Türkçe sözcükler istediğine inanmak pek de mantıklı olmaz.

Gerçek ki Türkçeye giden yol önce 'Önce bilim, ahlak, barış, ve Türkçe' diyen Atatürk sevgisi'nden, 'Önce bilim, ahlak, barış, ve Türkçe' diyen Atatürk'e saygı'dan geçer, Atatürk'e karşıtlıktan ya da düşmanlıktan değil; ve Osmanlı'nın, öz bebek kardeşlerini, öz çocuk kardeşlerini, öz annelerini, öz babalarını bile öldürtmekten çekinmemiş, 'Vatanda barış, dünyada barış'a dünyanın sultanılarını(sultanlarını) baştaçı etmekten değil.

Türkçe mi istiyorsunuz? Öyle ise internetten soyadı değiştirmeye verilen serbestlik gibi, önce adları Türkçeye döndürmeye, ve çocuklara Türkçe adlar koymaya devlet desteği ile işebaşlayın(işe başlayın) çünkü Batıca adlarla da, Arabça adlarla da Türkçe de, Türkçecilik de olmaz. Türkçe olmayan adlar ile Türkçecilik yapmak, Fıransızca(Fransızca) konuşan, Fıransa sömürgesi Cezayir gibi olmaktır.

Türkçede hüner önce kendi adını Türkçe koymak ile başlar. Ve 'bisiklet' yerine, Türkçenin mantıksal temel özelliklerinden içeren 'oturgaçlı götürgeç' sözcüğüne gülünen bir ülkede Türkçecilik olmaz.

Ve siyasi parti adlarındaki İngilizce ya da Farsça kökenli 'parti' yerine Türkçe bir sözcük bulun, ve 'parça/la/mak' kökünden gelen 'siyasi parti'nin yani siyasetin amaçının da, temelinin de toplumları parçalamak olduğunu; ve demokrasinin siyasi parti değil 'Bilim ve ahlak' demek olduğunu, demokrasinin siyasi partilerle değil siyasi partisiz, ve 'Bilim ahlak' üzerine kurulu bir düzen, yapı, durum, örgütlenme olduğunu anlayın yani siyaset, siyasi parti, siyasetçi değil, 'Önce bilim ve ahlak' diyen Muhammed'in de, 'Önce bilim ve ahlak' diyen Atatürk'ün de dediği gibi 'Önce bilim ve ahlak' deyin, isteyin.

Bir toplum, ülke, devlet önce diline gösterdiği dikkat, özen, mantık, bilimsellik ile yükselir; uzaya gönderilen araçlarla değil. Düşünün ki halkı içecek sağlıklı, temiz su bile bulmakta zorlanan Hindistan uzaya araçlar göndermekte; yıllardır yerli araba, ve yerli ceptelefonu(cep telefonu) kullanmakta.

Bilin ki Latin harfleri de gerçekte Türkçe harfler; ve demokrasi ve laiklik de Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi 'Bilim ve ahlak' demek. Siyasetçiler alim, alime, bilge, düşünür olmadıkları için gerçekleri ve doğruları öğretemezler.

Önce uzay değil önce Türkçe.

Yani; önce Atatürk, sonra Türkçe.


Necdet Gürçiftçi
Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 13.2.21/09.55


Başlık Kategori Yayın Tarihi
DİNSİZ AŞK İSTEME (ŞARKI SÖZÜ) Şiir 13.05.2021
TÜRKİYE'NİN VE DÜNYANIN RABİA İŞARETİ YERİNE HAMSE İŞARETİNE GEREKSİNİMİ VAR SAVIM Felsefe 12.05.2021
KORONA VE KÖYLER Sağlık 11.05.2021
KORONA MARKETLER VE PARA Sağlık 10.05.2021
NORMAL OLUNMADAN NORMALLEŞME OLMAZ Felsefe 09.05.2021
Başlık Kategori Yayın Tarihi
AN VE ZAMAN Felsefe 17.04.2021
Dostluk.. Felsefe 05.04.2021
ERDEMLİ OLMA VE ŞEREFLİ KAYBEDİŞ Felsefe 13.02.2021
PANTEİST SPİNOZA’NIN YETERSİZ TANRISI Felsefe 12.01.2021
SIRADAN MISIN Felsefe 02.08.2020