VAHDETTİN KAÇSA NE OLUR GİTSE NE OLUR

Sözde Meb yani sözde Milli eğitim bakanlığı Ortaöğretim İnkilap tarihi ve Atatürkçülük adlı derin ders kitabında yeralan(yer alan) 'Vahdettin İngiltere'ye kaçtı' savını kaldırtıp, yerine 'İstanbul'dan ayrıldı' yazdırmış.

Yani adı hem 'Milli', hem 'eğitim' ancak durumu açık ki ne milli ne bilimsellik; açık ki bu durum Atatürk, demokrasi, laiklik, bilim karşıtlığı, ve Osmanlı hanedanlığı'cısı bir durum. Osmanlı hanedanlığı kim; içinde, öz bebek kardeşlerini öldürtmüş sultanların da, öz çocuk kardeşlerini öldürtmüş sultanların da olduğu bir dünya yani dine de, Türklüğe de, demokrasiye de, laikliğe de, Türk ceza kanunu'na da, bilimselliğe de, insani eğitime de aykırı bir dünya.

Ancak Atatürk düşmanlığı da, demokrasi düşmanlığı da, laiklik düşmanlığı da, evrim düşmanlığı da, ahlak düşmanlığı da, din düşmanlığı da akıl-ruh sağlığına da aykırı durumdur, hem de bilime ve mantığa aykırı bir durumdur. Bu nedenle ki Vahdettin aklanmak istenirken daha da kötü, daha da zor duruma düşürülmüş olmaktadır çünkü 'Vahdettin terk etti' demek, Vahdettin'in vatan ve millet sömürgeci, faşist, işgalci ve 'kafir' düşman ordusularınca(ordularınca) işgal ve zulüm altında iken vatanı, devleti, milleti terk etmek, ve üstelik de vatanı işgal eden, millete zulüm eden bir 'kafir/gavur' ülkeye yani İngiltere'ye, o ülkenin gemisi ile, ve kendi isteği ile gitmesi demektir; yani Mustafa Kemal işgal altındaki vatanı, zulüm altındaki milleti kurtarmak için vatana ve millete doğru koşarken, Vahdettin de vatandan ve milletten uzaklığa gitmiş olmakta, bu durumda. Yani akıl var, mantık var.

Akıl var, mantık var; koskoca Mustafa Kemal Atatürk yalan söylüyor; işgal altındaki vatanı ve zulüm altındaki milleti, üstelik de vatanı işgal eden, millete zulüm eden ülkeye, sömürgeci-faşist-işgalci-kafir-gavur İngiltere'ye, üstelik de İngiltere'nin savaş gemisi ile 'terk eden' Vahdettin ve yandaşları doğru söylüyorlar öyle mi?

Atatürk düşmanlığı da, demokrasi düşmanlığı da, laiklik düşmanlığı da, evrim düşmanlığı da, felsefe düşmanlığı da, Muhammed düşmanlığı da, din düşmanlığı da mantıksızlık verir; 'Vahdettin terk etti' yerine 'Vahdettin emperyalist, faşist, işgalci İngiltere'ce esir, rehine alınıp, bir İngiliz savaş gemisi ile zorla İngilitere'ye götürüldü' denilseydi daha iyi bir kıvırma ya da aldatış ya da yalan ya da mantıklı görünmeye daha uygun bir sav olurdu bence.

Yani; Vahdettin sömürgeci, faşist, işgalci, kafir, gavur İngiltere'ye kaçmış olsa da, kendi rızası ile gitmiş olsa da mantık açısından da, gerçeklik açısından da değişen birşey olmuyor. Yani, Vahdettin İngiltere'ye kaçsa ne olur, gitse ne olur?

Gerçek ki Atatürk düşmanlığı da, demokrasi düşmanlığı da, laiklik düşmanlığı da, evrim düşmanlığı da, felsefe düşmanlığı da, Muhammed düşmanlığı da, din düşmanlığı da yalnızca mantıksızlık ve tutarsızlık vermez, gülünç duruma da düşürür. Gidecek başka devlet mi yoktu? Neden vatanı işgal eden, millete zulüm eden bir devlete?

'Sultanlar öz bebek kardeşlerini, öz çocuk kardeşlerini devletin bekası için öldürttüler' diyen mantıksızlık açık ki bebekleri ve çocukları öldürmenin de, öldürtmenin de Türklüğe de, dine de, akıl-ruh sağlığına da, insanlığa da, Türk ceza kanunu'na da aykırı olduğunu anlamamaktalar; yani yeter ki keyifleri, nefsleri sağolsun, gerisi önemli değil.

İşte bu nedenle ki yalnızca felsefe, bilim, ahlak, din, Atatürkçülük, din, demokrasi, laiklik ve evrim değil akıl-ruh sağlığı da 'Önce mantık' ile başlıyor.


Necdet Gürçiftçi
Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 23.11.20/02.10