AAMİR KHAN İYİLİK YAPARKEN KÖTÜLÜK MÜ YAPTI?

Aza sırtdönen(sırt dönen), çoğu bulamayabilir, diye bir söz var.

Atatürk'ün de dediği gibi 'Sanatsız kalmış bir toplumun hayat damarılarından biri kopmuş' demektir ancak bilimden ve ahlaktan yoksun bir sanatın da en önemli hayat damarı kopmuş demektir ki bu nedenle Atatürk 'Önce ilim(bilim) ve ahlak' dedi.

 

Bilim de, ahlak da mantık demektir. Bu nedenle ki ahlak yoksa mantık da yarım demektir; bilim yoksa ahlak da yarım demektir.

Hindistan.

Kanal 7'deki dizilerin gösterdiği, çizdiği zengin, gösterişli bir Hindistan var; bir de Trt televizyonundaki filımlarda(filmlerde) görülen yoksul bir Hindistan var.

Aamir Khan isimli Hintli sinema sanatçısı kişi yoksullara 1'er kiloluk torbalarda un dağıttırmış. Ve 'Koskoca ve zengin bir kişi 1 kilo un mu dağıtır.' deyip onu eleştirenler, ve '1 kilo un için gitmeye değmez' diyen yoksul da çok olmuş ancak her un torbasının içinde 15.000 Rupi varmış, yani Tl ile '1.375 Tl'.

 

Medyadaki fotoğraflarda; un torbasılarının(torbalarının) içilerinde(içlerinde), unun içindeki kağıt paralar naylon gibi birşeyle sarılmamış gibi görünmekteler.

Kağıt para hepatitten coronaya kadar pekçok hastalık mikrobunu barındırmakta.

'Unlar 1'er kiloluk; paraları bulanlar unları atmışlardır' denilebilir ancak hem unları atmak israftır hem de unların kullanılmadığının kanıtı olmalı. Bin torba un olsa, 1 ton un yapar ki yoksulun çok olduğu Hindistan için de, zengin bir ülke için de az şey değil.

Umarım ki paralar naylona sarılıdırlar ve dezenfekte edilmişlerdir; dezenfekte edilmemişlerse naylona sarılmaları da anlamsız olur çünkü paraları tutan, sayan parmaklar iyice yıkanmadan heryere dokunmuş olabilirler; ve undan hamur işi yapılırsa hamurun içi virüsleri öldürecek kadar yeterince pişmeyebilir ancak fotoğraflardan görülen ki paralar hiçbirşeye sarılı değiller, doğrudan unun içine koyulmuşlar.

Gerçek ki Hindistan sağlıklılık açısından çok geri bir ülke durumunda; öyle ki içecek temiz su bulmakta bile zorluk çekilmekte imiş ki Trt belgesel Tv'de yayınlanmakta olan 'Su savaşları' adlı belgesel dizide lağım suyularının(sularının) da akıtıldığı Ganj ırmağı kıyısında yaşayan insanların içmekte oldukları kuyu sularının sağlık açısından içilemez durumda olduğu da gösterilmişti.

Bazıan(Bazan) doğrular yanlışa, yanlışlar da doğruya neden olabilirler ki bunu öncelikle yöntem belirler; örnek ki kızamık aşısı doğrudur ancak pis bir şırınga ile yapılırsa yanlış sonuç oluşur; yemek yemek doğru birşeydir ancak pis ellerle yenilirse yanlış sonuç oluşur.

Yani, Aamir Khan eğer unlar çöpe dökülmüşlerse ülkesine; eğer pişirilmişlerse yoksullara yani halkına kötülük yapmış oldu. Yani, iyilik yaparken de iyi düşünmek gerekir; bu nedenle ki insanlık için en büyük iyilik 'İyi düşünmek'tir; bu nedenle ki insanlığın kapitalistlere, siyasetçilere, sanatçılara, sıporculara(sporculara) değil düşünürlere, alimlere, alimelere, bilgelere, bilimcilere gereksinimi var ki zaten en üstün sanat bilim, ahlak, vicdan, nefssizlik, medenilik ve ruh ile doğru yaşamaktır. Bu nedenle ki bilimsel ve ahlaklı olmayan ünlülerin yaptıkları yardımlar kişiler için iyi olsalar da insanlık ve toplumlar açısılarından(açılarından) kötülükten başka şey olmazlar gerçekte, yani akıldışı-ahlakdışı ünlülerin yaptıkları yardımlar, bağışlar uzun vadede toplumlarına ve insanlığa, kötülük, zarar olarak dönerler çünkü akıldışılık da, ahlakdışılık da toplumlara, insanlığa ve insanlara yapılan en büyük kötülüktür.


Necdet Gürçiftçi
Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 29.4.20/04.00