HERKESE İŞ EKONOMİSİ TÜRÜNDEN HERKESE GELİR EKONOMİSİ TÜRÜNE GEÇİŞ KURAMIM

Gerçeklere ve doğrulara ulaşmak için önce mantık gerekir. Felsefe, bilim, ahlak ve din bile mantıktan sonra gelir çünkü mantıksız olmak zaten yanlış olmak demektir ancak sözünü ettiğim mantık kişilerdeki mantık değil bilimdeki mantık yani bilimsel mantık yani mantıklı mantık.

Mantık da kurama(teoriye) dönüşürse insanlık için doğru sonuçlara ulaşılabilir.

Ekonomiye mantık açısından bakarsak demeliyiz ki 'İnsanlar dünyaya, çalışmak için gelmezler, hele ki kapitalistler için köleliğe hiç gelmezler; insanlar dünyaya, insanca yaşamak için gelirler'. Bu nedenle ki Muhammed de, Atatürk de 'Önce ilim(bilim) ve ahlak' dedi yani insanlar dünyaya 'Bilimsel ve ahlaklı bir hayat(yaşam) yaşamak için gelirler'.

Konuya bu açıdan bakıldığında; işte çalışmanın, hele ki kapitalistler için çalışmanın mutlak durum olmadığı anlaşılır ki zaten kapitalistler de, özel sektör de bunu farkında olmadan doğrular çünkü işçileri çıkarıp yerlerine makina(makine), robot koyarlar yani işçilere 'Çalışmanıza gerek yok' derler.

Düşünün ki bin işçi işten çıkarılıp, yerlerine iki makina ya da iki robot koyuluyor, ve iş hem daha çok hem daha hızlı hem daha iyi oluyor, hem de kapitalist ya aynı parayı ya da daha çok parayı kazanıyor. İşten çıkardığı işçiler kapitalistin umurunda mı; değil çünkü kapitalist ülke ya da insanlık için değil kendisi için çalışır.

Bin işçi işten çıkarıldığında, yerlerine koyulan iki makina ya da iki robot kapitaliste bakabiliyorsa yani kapitalisti geçindirebiliyorsa, demek ki bin işçiyi de geçindirebilir çünkü bin işçi olmadan da fabrikada aynı iş ya da daha çok işi yapılmaktadır yani bin işçinin yerine iki makina ya da iki işçi çalışmaktadır; öyle ise bin işçiye, çalışmasalar bile gelirleri verilmelidir ki zaten makinalar da, robotlar da yemezler, içmezler.

Peki, kapitalistin fabrikası neyin üzerine kuruludur? Vatan toprağı yani milletin, toplumun, ülkenin, devletin toprağı üzerine. Yani gerçekte kapitalist kendisinin olmayan birşeyden kendisine para kazanmaktadır; dünyayı kapitalistler yaratmadıklarına göre.

Yıllar geçtikçe, kapitalistler daha çok işçi çıkaracaklar işlerinden yani daha çok insanı işsiz, gelirsiz, parasız, geçimsiz, evsiz, hayatsız bırakacaklar. Bu durum açık ki işsiz, gelirsiz, parasız, geçimsiz kalanların pısikolojilerini(psikolojilerini) de bozacak, ve toplumlarda suçlar artacak yani kapitalistin yükü genelde işsizlerin, özelde suçluların, ve devletlerin sırtlarına binecek ancak kapitalist yine laylaylom. Bu durum ne mantığa, ne felsefeye, ne bilime, ne dine, ne ahlaka, ne vicdana, ne insanlığa sığar yani özel sektör dünyayı ve insanlığı insanca bir dünyaya doğru değil insanlıkdışı bir dünyaya doğru götürmekte, siyaset de bu durumun koruyuculuğunu yapmakta.

Yani, biryandan kapitalistler insanları işsiz bırakacak, biryandan işleri makinalar ve robotlar yapacak; yani ekonominin insana gereksinimi kalmayacak. Ne yani, insanlar, kapitalistler işe almıyorlar diye işsiz, gelirsiz, hayatsız mı kalsınlar; ekonomi, devlet, vatan, ülke, hukuk, demokrasi, laiklik, özgürlük demek kapitalistlerin makinalarla ve robotlarla mutluluğu mu demek? Kuşkusuz ki hayır.

Görünen ki öyle ya da böyle, gün gelecek, ekonominin insana gereksinimi kalmayacak yani makinalar ve robotlar üretecekler. Bu durumda açık ki insanlara 'çalışmadan' gelir yani geçim verilmek zorunda yani geleceğin ekonomisi, geleceğin dünyası böyle bir düzenleme yapacak zorunlu olarak.

Öteyandan(Öte yandan); vatan demek 'Vatan herkesin malı' demektir yani vatanın sahibi her vatandaş demektir yani her vatandaş hiç çalışmasa da vatanda pay, hisse sahibi, ve vatanda üretilen şeylerde hak sahibi demektir çünkü bir vatanın her vatandaşı o vatanın ortağı, hissedarı durumundadır, ve örnek ki fabrika sahibi fabrikasında işçi olarak ve işçi gibi çalışmak zorunda değildir. Örnek ki A vatanı, B devletine yıllık kiraya verilse, A vatanının her vatandaşı o kiradan pay sahibidir. Bu duruma; ekonomilerin makina ve robot üzerine kurulması uygundur da yani insanlığın geleceği bu duruma aykırı değildir de yani makinalar ve robotlar çalışacaklar, vatandaşlar da üretimden hissedar olarak pay alacaklar.

Sonuç ki geleceğin dünyasında 'Herkese iş' değil, 'Herkese gelir' ekonomisi, düzeni, devleti, ülkesi, vatanı olacaktır; ve özel sektör de, siyaset de tarihe karışacaktır, ve dünya 'Özel sektör/Kapitalist ve siyaset' sistemi ile değil, Muhammed'in ve Atatürk'ün de dediği gibi 'Bilim ve ahlak' sistemi ile yönetilecektir.

Yani, herkese iş değil, herkese gelir gerekli.

Kuşkusuz ki bu duruma uygun yeni bir ödeme sistemi de gerekecek ki onu da bir başka yazımda yazacağım.


Necdet Gürçiftçi
Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 2.12.20/03.45

(Öteki yazılarım 'siir-defteri.com' sitesinde okunabilir)