KENAR DEĞİL KEN VE KENAR FARSÇA DEĞİL TÜRKÇE SAVIM

Savımdır ki dünyanın batısına göre dünyanın doğusu Edirne'den sonra dil olarak daha çok, daha belirgin olarak bir varsayımlar, keyfilikler, sorumsuzluklar, tutarsızlıklar ve rastlantılar yumağıdır.

Yani bakın ki Latince denilen dil ve ona bağlı tıb herşeyi milimi milimine belirlemek, saptamak, tanımlamak, anlatmak için didinir, uğraşır örneğin 'Yan taraf' demez, 'Önün sağının sağ yanı' der çünkü birçok 'Yan taraf' vardır.

Batı gerçekte Latince ile başlar; bilim de. Bilimde gerçekte tıb ile başlar. Ancak Latince demek Latince demek değildir; Latincenin mantığı demektir öncelikle. Yani bu durumda Batı, bilim, tıb Latince ile değil Latincenin mantığı ile başlar. Mantık da felsefe demektir. Yani bu durumda Batı da bilim de, ilerleme de felsefe ile başlar.

Şöyle bir çevreniz ve ülkenize bakın; kaç tane düşünür(filozof) var? Ancak tuhaf ki okullar felsefe, heryer de felsefe bölümü ile dolu.

Felsefeyi fark edemezsek dilinizi de fark edemeyiz; soyut alana ait gerçekleri, doğruları da.

Türkçede 'Kenar' diye bir sözcük var. Türkçeye göre bu sözcük Farsça. Ona kalsa zaten Türkçede pek Türkçe sözcük yok tuhafki(tuhaf ki). Neden? Çünkü felsefeciler değil edebiyatçılar yönetiyor. Bu durumda kuşkusuz ki üçgeni 'Üç tepe noktası, üç açısı, üç kenarı olan geometri biçimi, müselles'; beşgeni de ' Beş kenarlı çokgen, muhammes' olarak tanımlayan Tdk'nin tuhaflığı anlaşılmaz olmaz. Çünkü Tdk'yi felsefeciler değil edbiyatçılar yönetirse işimiz felsefe değil edebiyat olur oysa dil edebiyat değil felsefedir. Tdk'ye sormak isterim: Kardeş; beşgenin tepe noktasıları(noktaları), açıları yok mu? Bu nasıl bilimsellik, bu nasıl bilimsel tanımlama; üçgene öyle, beşgene böyle?

Felsefe yerine edebiyata gömülmüş olan Tdk'ye göre 'Kenar' Farsça sözcük ancak 'Üçgen, beşgen, altıgen' gibi sözcükler Türkçe sözcük. Yani alışmışız ya, alıştırılmışız ya herşeyimizi Batı'dan ya da başkalarından almaya ve herşeyimizi Batıdan ya da başkalarından almış olduğumuz sanısına; olağan olarak bu durumda 'Kenar' sözcüğü de mutlaka başkalarından gelmiştir; yabancılar bizden alacaklar değiller ya, biz kimiz ki, öyle değil mi? Ancak fark edilmeyen bir durum, gerçek var: Batı Türkçeden alınma sözcüklerle dolu kiğ bunların örneklerini veren yazıları olanak buldukça internette yayınlamaya çalışıyorum. Ancak kuşkusuz ki bu ülkede topçu ve popçu olmayanların işi zor. Hele felsefe yolunda isen dalga geçmeye bile kalkarlar.

Bence ise 'Kenar' sözcüğü üçgen, beşgen, yedigen gibi sözcüklerdeki 'Gen' sözcüğünden alınmıştır. Yani gerçekte 'Kenar' sözcüğü Farsça değil Türkçedir. Yahu almışlar Türkçedeki 'Gen' sözcüğünü, yanına da bir 'ar' eklemişler işte. Ve bu durumda böylece bir tuhaflık da oluşmuş: Yahu zaten 'Gen' ya da 'Ken' demek 'Kenar' demek; ne gereği(lüzumu) var yalnızca 'Ken' demek yeterli iken 'Kenar' demeye? Yani 'Kenar' sözcüğünün Farsça değil Türkçeden gitme olduğu gerçeği böylece tatlı tatlı sırıtıyor.

Ancak felsefe açısından bir sorun var bence: 'Kenar' mı daha doğru, 'Genar' mı? Bence yani felsefeye göre 'Kenar' daha doğru. Öylese ise 'Gen'in de asılı(aslı) 'Gen' değil 'Ken'. Bilirsiniz bizde bir kibarlaşma takıntısı vardır, 'Şehire geldik gari; gari demeyelim gari' türü. Yani Türkçede bir 'eksiltme, yutma, düşürme, kısaltma' yanlışı var bir de 'Kibarlaşma' yanlışı ki bu ikisinden de biran önce kurtulmak zorunlu. Bir de 'Kabalaşmak' yanlışı var Türkçede örneğin 'Koyver' yerine 'Goyver' demek gibi ki bundan da kurtulmak zorunludur çünkü felsefeye göre 'Goyver' değil 'Koyver' doğrudur ancak 'Koyver' yani 'Koyuver' değil çünkü o zaman 'Açık' da verebilirler.

Yani felsefeye göre 'Üçgen değil üçken; beşgen değil beşken; sekizgen değil sekizken' olacak, olmalı ve 'Kenar' değil yalnızca 'Ken' demek yeterli.

Siyaset felsefeden anlamaz; tek bildiği ekonomidir, ticarettir çünkü siyaset nitelik değil niceliktir, nitel beyin değil nicel beyindir; paradan başka şey düşünecek değil ya nicel beyin. (Bu söz soru olmadığı için sonuna soru işareti koymadım).

Neymiş? 'Üçgen' değil 'Üçken' imiş ve 'Kenar' Farsça sözcük değil Türkçe kökenli sözcükmüş.


Necdet Gürçiftçi

Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 31.1.16/05.24