Yapı-kredi bankası yayını Cemal Süreya'nın Üvercinka şiir kitabının kapağındaki cinsel organ hali

Akıldışı, ahlakdışı, küresel ve derin bir merkez öteki ülkelere olduğu gibi Türkiye'ye de akıldışılık ve ahlakdışılık pompalamaya çalışmakta; bunun için de moda, turizım(turizm), medya, ünlü, bilgisayar oyunu, festival, sanat, siyaset, sivil toplum örgütü, astroloji, medyumluk, falcılık, kahinlik, cinsellik, eşcinsellik, ve kadıncılık(feministlik) gibi şeyleri kullanmaya çalışmakta.

Bu nedenle ki ülkemizde de birileri bu tuzağa düşmekte; ve toplumsal alanlar, müzik, ve medya ahlakdışılık ve astroloji ile dolmakta; ve akıldışılık, ahlakdışılık, ve çözüm sanılmakta.

Oysa doğru da, çözüm de Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi yalnızca 'Bilim(İlim) ve ahlak'tadır, ve bunların dışı insanlığa aykırı bir dünyadır. Bu nedenle ki bu dünyanın başındaki insanlar da, içindeki insanlar da yalnızca ahlaktan değil, mantıktan da uzaktırlar; bu nedenle ki sözlerinin ve tercihlerinin yalnızca ahlak açısından değil felsefe ve bilim açısından da hiçbir değeri, önemi yoktur; cinsel organlarını toplumlarının, insanlığın gözlerine gözlerine sokanlardan akıl, mantık adına ne beklenilebilirki(beklenilebilirki)? Muhammed de, Atatürk de zaten bu nedenle 'Önce bilim ve ahlak' dedi, Muhammed bir de 'Ahlak, edeb akılın(aklın) aynasıdır' dedi. Muhammed'e, Atatürk'e değil de akıldışı-ahlakdışı-utanmaz Madonna'ya, Lady Gaga'ya, Shakira'ya ve bunların ülkemizdeki akıldışı-ahlakdışı-utanmaz çömezlerine, dalkavuklarına, uşaklarına, kölelerine mi inanacağız? Açık ki ahlak hem zekanın ve akılın en küçük birimidir, hem de zirve en genel halidir tıpkı dev gölleri, denizleri, okyanusları oluşturan küçücük bir su molekülünü oluşturan hidrojen ve oksijen gibi.

Yapı-kredi bankası nedir? Bir bankadır. Yani şirkettir yani kapitalisttir. Kapitalist ne demektir; sömürü demektir yani felsefe, bilim, alim, alime, bilge değildir. Peki paraya ve mala önem, egemenlik veren bir dünyanın şiir ile, kitap ile, kültür ile, şair ile ne ilgisi olabilir? Bu banka yani kapitalist; Cemal Süreya isimli, ve Nazım Hikmet gibi, cinsellik açısından yoz bir şairin bazı şiirlerini 'Üvercinka' adı ile kitap olarak yayınlamış ki 'Üvercinka' bu şairin bir şiirinin adı.

Cemal Süreya nedir? Şair, ve edebi yazardır; üstelik de vergi memurluğu ve Maliye müfettişliği yapmış yani devlette çalışmış biri. Hayat(Yaşam) öyküsünden anlaşılmakta ki dört kez evlenmiş, ve birçok kadınla birlikteliği olmuş, çapkın, zampara biridir de. Benzeri durum Nazım Hikmet'te de vardı bilirsiniz; demek ki genelde sanata, özelde ise sanatçılara sanattan önce ahlak öğretmek gereklidir, öyle ki Muhammed de, Atatürk de 'Önce ilim(bilim) ve ahlak' dedi; yani birinin içkisi, sigarası yoktu, birinin içkisi, sigarası vardı yani her insan bu iki kişiden birine mutlaka uyar, dünya görüşü olarak yani hem Muhammed'e hem Atatürk'e aykırı olup doğru insan olmak olanağı yok, 'Önce bilim ve ahlak' dedikleri için doğru konusunda da, doğru insan olmak konusunda da bilimsel ve temel örnek olmalarından dolayı.

Sanatçılar herşeyden önce bilmeliler ki 'Toplumlarına, insanlığa ve sanata en büyük hizmet ahlaktır' çünkü ahlak zekanın, akılın, mantığın, beyinin, ruhun, özgürlüğün, demokrasinin, laikliğin, akıl-ruh sağlığının, medeniliğin, medeniyetin, dünyanın en üst, en yüksek nitel aşamasıdır; yani ahlaka karşı olmak da, ahlaka aykırı olmak da bunlara karşı, bunlara aykırı olmaktır ki insana da, insanlığa da bundan büyük kötülük olmaz. Atatürk 'Sanatsız kalmış bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir' en önemli, en değerli hayat damarı kopmuş demektir.

Yani akıldışı ya da ahlakdışı olup genelde sanatçı olmak, özelde ise şair olmak akıla aykırı birşeydir çünkü akıldışılık da, ahlakdışılık da insanlıkdışılık olmak demektir; öyle ise sanat neyine, sanat neden?

Bu kişinin 'Üvercinka' adlı bir şiiri var. Şiir şöyle:
'Üvercinka
Böylece bir kere daha boynunlayız sayılı yerlerinden
En uzun boynun bu senin dayanmaya ya da umudu kesmemeye
Laleli'den dünyaya doğru giden bir tramvaydayız
Birden nasıl oluyor sen yüreğimi elliyorsun
Ama nasıl oluyor sen yüreğimi eller ellemez
Sevişmek bir kere daha yürürlüğe giriyor
Bütün kara parçalarında
Afrika dahil,
Aydınca düşünmeyi iyi biliyorsun eksik olma
Yatakta yatmayı bildiğin kadar
Sayın Tanrıya kalsa seninle yatmak günah daha neler
Boşunaymış gibi bunca uzaması saçlarının
Ben böyle canlı saç görmedim ömrümde
Her telinin içinde ayrı bir kalp çarpıyor
Bütün kara parçaları için
Afrika dahil,
Senin bir havan var beni asıl saran o
Onunla daha bir değere biniyor soluk almak
Sabahları acıktığı için haklı
Gününü kazanıp kurtardı diye güzel
Bir çok çiçek adları gibi güzel
En tanınmış kırmızılarla açan
Bütün kara parçalarında
Afrika dahil,
Birlikte mısralar düşürüyoruz ama iyi ama kötü
Boynun diyorum boynunu benim kadar kimse değerlendiremez
Bir mısra daha söylesek sanki her şey düzelecek
İki adım daha atmıyoruz bizi tutuyorlar
Böylece bizi bir kere daha tutup kurşuna diziyorlar
Zaten bizi her gün sabahtan akşama kadar kurşuna diziyorlar
Bütün kara parçalarında
Afrika dahil,
Burda senin cesaretinden laf açmanın tam da sırası
Kalabalık caddelerde hürlüğün şarkısına katılırkenki
Padişah gibi cesaretti o alımlı değme kadında yok
Aklıma kadeh tutuşların geliyor
Çiçek Pasajı'nda akşam üstleri
Asıl yoksulluk ondan sonra başlıyor
Bütün kara parçalarında
Afrika hariç değil.'.

Şimdi bu şiire bakalım; penis, vagina, çiftleşme, seks gibi sözcükler var mı? Hayır. Adam zaten Alevi bir ailenin çocuğu; ve Alevilik de 'Eline, belline, diline sahip çık' der yani ahlaka aykırılığa karşıdır. Adam çapkın olabilir ancak kendini cinsel organa eşitleyecek kadar niteliksiz(kalitesiz), seviyesiz biri değil.

Peki; Yapı-kredi bankası denilen kapitalist şey ne yapmış? Yayınladığı; Cemal Süreya'ya ait Üvercinka adlı şiir kitabının kapağına; bakıldığında kuş tüyü ve alevli mum olarak görülen ancak benim penis, testis olarak gördüğüm bir çizimi koymuş; öyle ki vagina içindeki penise de benziyor çizim; adam çapkın ya, belki de amaç budur; üstelik de dünyada ve ülkemizde cinsellik, cinsel utanmazlık, kadıncılık moda yapılmakta iken?

İnsanlık şu anlamalı artık: Demokrasiye, laikliğe, özgürlüğe, medeniliğe giden yolun yalnızca tek bir yolu vardır, o da Muhammed'in ve Atatürk'ün de dediği gibi 'Bilim ve ahlak'tır; yani ahlakdışılık, ahlaka aykırılık, ahlakı dışlamak, ahlakı hor görmek, cinsiyet, cinsellik, kadın, kadın hakları, kadınlara serbestlik falan değil. Bir başka tuhaf şey de 'Ahlak bacak arasında olmaz' diyen yoz mantığın demokrasiyi, laikliği, özgürlüğü, medeniliği bacak arasında aramasıdır, savunmasıdır; bacak arası ile onurlandırmasıdır oysa ahlakın başlangıç(başlangıcı) ahlaklı giyim ile başlar yani dıştan başlar yani ortalıkta çırılçıplak dolaşan birine de, ortalıkta masturbasyon yapan birine de ahlaklı denilemez.

Yani o çizimi tüy ve mum olarak yiyen yesİn de; bence durum penis, testis ya da vagina imasıdır ki belki bunu Yapı-kredi bankası da anlamamıştır, bunun belki Yapı-kredi bankası da farkında değildir. Zaten idefix adlı yayınevi de bu kitabı şöyle tanıtmış: 'Lirik ve erotik' yani bu durumda, bu kitabın kapak resimini cinsel organ sunumu olarak anlamak hiç de abartma ya da yanlış olmaz oysa şiirde böyle bir özellik yok, yani demek ki bu yorum kitabın içine değil kapağına bakılıp yapılmış olmalı?

Gerçek şudur: Akıldışı, ahlakdışı, küresel ve derin bir merkez öteki ülkelere de, Türkiye'ye de akıldışılık, bilimdışılık ve ahlaka aykırılık pompalamaya çalışmaktadır; bu nedenle ki farkında olunmasa da akıldışılık, bilimdışılık ve ahlakdışılık içinde olmak o merkeze ajanlıktır; bu nedenle ki akıla, bilime ve ahlaka aykırılık içindeki herşeyden uzak durulmalıdır yoksa farkında olunmasa da hem Türkiye karşıtı hem de insanlık karşıtı bir ajanlık içinde olunur.

Bacak arası ile ahlaklı olunur ancak demokrasi, laiklik, özgürlük, alimlik, alimelik olmaz. Açık ki cinsiyeti, cinselliği abartmak cinsel organın beyinde çok yer kaplaması ile ilgili evrimde gecikme, ilkellik, gerilik ile ilgili bir durumdur; demokrasi, laiklik, özgürlük, medenilik ile değil.

İnsan elli üniversite bitirse de ahlaklı değilse felsefenin, bilimin, üniversite kavramının, özgürlüğün, insanlığın, zaferin, başarının, hayatın, dünyanın, insan olmanın en önemli ve en değerli şeyini öğrenememiş demektir.

Bacak arasına, bedene, dünyaya, hayata, modaya, cinselliğe, cinsiyete, hazza, nefse, güneş ışığına, sanıya, yanılsamaya değil felsefeye, bilime; 'Din ilim(bilim), ahlak, vicdan, nefssizlik, tarafsızlık, medenilik' diyen dine; beyine ve ruha yönelin. Siyasetin ve özel sektörün verdikleri değil; felsefenin, bilimin ve dinin verdikleri önemlidir, ve değerlidir. İnsanlara değil felsefeye, bilime ve dine yaranın.


Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 25.6.20/10.00