EKMEK VE MANKAFALIK SAVIM

'Çok ekmek yemek mankafa yapar' diye bir söz yani sav var. Türk dil kurumu sözlüğü diyor ki 'Mankafa=Anlayışı kıt insan'.

'Mankafa'lıktan kasıt nedir çünkü bu konu farklı içerikli bir konudur. Örnek ki ekmeği çok yemek insanı hımbıl yapabilir yani savaşçı tür insan olmaktan da, tarla insanı, inşaat insanı, maden işçisi insanı uzaklaştırır; bu da hımbıl insanların 'tembel, mankafa' olarak tanımlanmasına neden olmuş olabilir; ancak beyinin çok çalışması, bedenin çok çalışmasından nitelik olarak üstündür; yani hımbıl olmak savaşçı, işçi, amele insan türü değil de alim, alime, düşünür(filozof), bilge, mucit, yazar, şair, sanatçı tür insan türü olmak ise yanlış, kötü birşey değildir; yani 'Ekmek insanı mankafa yapar' sözünü hangi insan türünün söylediği de önemlidir; yani örnek ki tüm gün ve her gün tarlada çalışan insana göre, tüm gün kitap okuyan, bilimsel araştırma yapan insan tembeldir; bilime göre de tüm gün ve her gün tarlada çalışan insan tembeldir yani çalışkanlık beyine ve bedene göre değilen birşeydir yani kiminin bedeni çalışkandır, kiminin de beyini, ve insanlık beyini çalışan insan türü dönemine doğru gitmektedir. Yani bir insan savaşçı değil ya da tarlada çalışmıyor diye mankafa olmaz.

Konuya önce tıp yani bilim açısından yaklaşayım: Çok ekmek yemek karaciğerde yağlanma yapar. Karaciğer yağlanması öyle kötü, ölümcül birşeydir ki hem karaciğer sirozu ve karaciğer kanseri ile benzer belirtiler verir hem de karaciğer sirozuna ve karaciğer kanserine neden olabilir. Karaciğer yağlanması yalnızca göbekli insanlarda görülmez, zayıf insanlarda da görülebilir; yalnızca yaşlılarda görülmez, gençlerde, öyle ki çocuklarda da görülebilir. Karaciğer yağlanmasının altı temel nedeni var: 1- Un gıdaları. 2- Rafine şeker. 3- Hareketsizlik. 4- A vitamini fazlalığı. 5- Kolajen. 6- Kolestrol.

Karaciğer yağlanması beyin ve ruh üzerinde de olumsuz etki yapar; örnek ki uyku hastalığı, dalgınlık, sersemlik, algı sorunu, düşünme sorunu, mantıksızlık, akıl-ruh sağlığı sorunu durumu yaratabilir yani beyinin gerçeklik duygusunu bozabilir. Bu durum açık ki mankafalık denilen şey ile aynı durumdur. Bu nedenle de suçların temelinde yatan nedenlerden biri de karaciğer yağlanması olabilir; karaciğer yağlanması ve suç arasındaki bu ilişki savım yine savım ki ülkeleri yıkmak için ajanlık etkinliğine de olanak sağlamaktadır yani açık ki öteki ülkelerdeki toplumları suça ve ahlaksızlığa yönlendirmek için de, kendi toplumunu daha kolay yönetebilmek için de birilerinin toplumları ve insanları karaciğer yağlandırıcı şeylere yönlendiren bir ajanlık durumu olduğu ya da olacağı açıktır.

Ancak; ekmek yememek bile mankafa olmaya engel olmaz çünkü doğru beyin de, doğru ruh da ancak felsefe, bilim ve ahlak ile olur yani hiç ekmek yemeyen bir insana ait olsa da felsefeden, bilimden ve ahlaktan yoksun ya da uzak bir beyin de 'Mankafa değil'demek olmaz.

Yani gerçek şu ki insan felsefe, bilim ve ahlak içinde olsa da karaciğer yağlı ise, üstelik de bu yağlanma ileri aşamada ise beyinin ve ruhunun olumsuz, kötü bir durum içinde olacağı açıktır yani karaciğer yağlı ise insanı felsefe, bilim ve ahlak da kurtarmakta zorluk çeker, bu nedenle ki dünyada hem akademisyen ya da bilimci katillere de, hem de 'Melek gibi bir insandı, cinayeti neden işledi anlayamadık' denilen katillere de rastlanır ve rastlanacaktır; bu nedenle ki suçluların karaciğer durumları da incelenmelidir. Ve yine gerçek şu ki hiç ekmek yememek de insanı mankafa olmaktan korumaz da, kurtarmaz da çünkü doğru durumun tek yolu Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi bilimden ve ahlaktan geçer yani ekmek yerine et yemek de, hiç ekmek yememek de sorunu çözme.

Yani gerçekte ekmek değil mankafalığa neden olabilen şey; karaciğerin yağlanması. Karaciğeri yağlanmaya karşı koruyan iki şeyden biri de şekersiz siyah çay, sarımsak, soğan ve gerçek sirkedir ancak sirkeyi günde 1 tatlı kaşığından çok içmek mide delinmesine ve ölüme neden olabilir ki 1 tatlı kaşığı sirke de 1 bardak suya katılıp içilmelidir ve aç karına içilmelidir yoksa tok karına ya da yemeklerden hemen önce içilirse alkole dönüşüp karaciğere zarar verebilir, ve sarımsağı çok yemek de karaciğeri yağlandırabilir ki zaten sarımsak yağı diye yağ da var, ve sarımsak da, kelle-paça çorbası da kolajen içerir.

Sağlıklı olmak gemi kullanmaya değil araba(otomobil) kullanmaya benzer; herşeye çok iyi dikkat etmek gerekir.

Yani karaciğeri korumak gerçekte beyini, ruhu, akıl-ruh sağlığını da korumaktır.

Yani 'Dost başa, düşman ayağa bakar' sözüne bir de 'Dost karaciğere, düşman mideye bakar' sözü de eklenmelidir.


Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız, hiçbir dinden olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 21.6.20/13.12