KORONAYA KARŞI SAVAŞ MI YOKSA BİLİMLE YA DA AKILLA YA DA TOPLUMLA ALAY ETMEK Mİ?

Korona salgını tüm dünyada siyasetin, özel sektörcü ekonominin, ve toplumların ve insanlığın ne kadar çok bilimdışı, akıldışı, mantıkdışı, insanlıkdışı olduğunu da; tıp eğitiminin, tıp fakültesinin, tıpçıların ve üniversite eğitiminin de mantıktan, felsefeden ve ilerigörüşlülükten(ileri görüşlülükten) ne kadar uzaklık; kibir, ve sığlık içinde olduklarını da gösterdi, örnek ki ben daha en baştan 'Korona virüsü havada en az 20 dakika kalabilir, korona havadan da yayılabilir, herkes maske takmalı' derken Dünya sağlık örgütü, Bilim kurulu, televizyona çıkan tıpçılar tersini söyledilerdi oysa ben üniversitede tıp değil ekonomi okudum ancak hayatıma pusula olarak felsefeyi seçtimdi.

Açık ki korona dünyada bilimsel ve ahlakçı bir çağ başlatmak istiyor, başlatılmasını istiyor yani toplumların ve insanlığın akıllarınıbaşlarınatoplamalarını(akıllarını başlarına toplamalarını) istiyor; 'Bu bilimdışı ve ahlakdışı dünya da, insanlığın bu cehalet, nefs ve ahlakdışılık içindeki hali de yeter artık!' diye haykırıyor. Eski çağlarda bu duruma ilah denirdi.

Açık ki korona felsefel açıdan; insanlığın felsefe, mantık ve bilim ile ilgisizliğinin ya da alayetmesine(alay etmesine); cehalet ve nefs kölesi olmasına; bilim, ahlak ve nefssizlik yerine siyasetin, akıldışı-ahlakdışı modanın doğanın, akıldışı-ahlakdışı turizımın(turizmin) ve akıldışı-ahlakdışı ünlülerin arkasından gitmesine yani akıldışılığın arkasından gitmesine verdiği yanıt ya da tepki ya da uyarı; yani 21. yüzyıl gibi bilim, teknoloji, ve insanca hayat olanakları sunumu çağında, sıpordan(spordan), modaya, sinemadan müziğe kadar ilkel, barbar, vahşi çağlara özentisinin, ve bilim yerine bilimdışı inançların arkasından gitmesinin bir sonuçu(sonucu); ve insanlığı siyaset, özel sektör, moda, turizım ve ünlülerle yüzleşmeye, hesaplaşmaya yönlendirme özelliğinde yani 'Cehalet ve nefs içindeki bu devran böyle gitmez' anlamında. Yani korona bilimin, dini inançların, siyasetin, devletlerin yapamadığını yapmakta yani insanlığı bilime, bilimselliğe, mantığa doğru adeta 'kovalamakta'.

Gerçek ki öğretim ve eğitim 'Önce ilim ve ahlak' diyen Muhammed'in de, 'Önce ilim(bilim) ve ahlak' diyen Atatürk'ün de dediği gibi 'Bilim ve ahlak' üzerine kurulu olmalı; siyaset, özel sektör, tarikat, vakıf, inanç gibi şeyler üzerine değil. Demokrasi, laiklik ve özgürlük de zaten 'Önce bilim ve ahlak' demek. Bu nedenle ki öz bebek kardeşlerini, öz çocuk kardeşlerini bile sırf veliaht diye öldürtmekten çekinmeyen sultanları baştaçı eden anlayışın dine de, Müslümanlığa da, Türklüğe de, insanlığa da, akıla da aykırı olduğu; bu nedenle de ekonomide de, eğitimde de, sağlıkta da doğru yolda olamayacağı mantık olarak açıktır çünkü vicdana aykırılık bilime, dine, medeniliğe ve akıla da aykırılıktır. Bu nedenle ki 'Çok güçlü' denilen ekonomi korona salgınında kendi halkına 1 ay bile bakamadı, ve koronaya karşı önlem almak amaçı yerine özel sektör yararına önlem almak durumu ortayaçıktı(ortaya çıktı), ve korona salgını yayıldıkça yayıldı oysa başlangıçta 15 gün sokağa çıkma yasağı, ve koronaya karşı aşı ya da ilaç bulununcaya kadar turizım(turizm) da yasaklansaydı, ve maske, el dezenfektanı gibi araçlar zorunluluğu; düğünlerin, taziyelerin yasaklanması; ve koronaya karşı mantıklı uyarılar yapılmış olsaydı korona açık ki günümüzdeki ileri boyutuna gelemezdi.

Gerçek ki siyaset bilime değil özel sektöre yönelmektir, bilime değil özel sektöre sahip çıkmaktır; durum bunu göstermektedir; bu nedenle ki siyaset artık bir de çağdışı, insanlıkdışı, akıldışı da kalmış durumdadır; felsefeye, bilime, ahlaka, dine aykırılığından başka.

Turizım(Turizm), düğün, piknik, eğlence, festival, gezi dönemi bitmiş; siyasi iktidar henüz yeni tüm illerde maske takma zorunluluğu getirdi yani iş işten geçtikten, olmaması gereken herşey olduktan sonra.

Siyasi iktidar korona salgınının başlangıçından(başlangıcından) bu yana henüz mantıklılaşamadığını, bilimselleşemediğini göstermek istermiş gibi yanlış üstüne yanlış yapmakta daha da. Örnek ki artık toplu taşım araçılarında(araçlarında) ayakta yolcu alınmayacakmış; aylardır alındıktan sonra, ancak durumun bir başka bilime aykırı yönü var: Kapalı ve küçük ya da dar bir ortamda insanlar isterlerse ayakta dursunlar, isterlerse otursunlar, eğer maskeleri yoksa ve ortamın havası dezenfekte değilse sosyal mesafe denilen şeyin bile anlamı kalmaz, korona herkese bile bulaşabilir; eğer herkes maskeli ise, herkesin eli dezenfekteli ise ve hava da dezenfekteli ise korona yayılmaz yani ayakta yolcu almakla almamak arasında bir fark yoktur.

Siyasi iktidarın koronaya yapması gereken asıl şeyler şunlardı bence:
1- Her ilde maske zorunluluğu.
2- Toplu ulaşım araçlarında yolculara zorunlu el dezenfektanı kullanma zorunluluğu.
3- Alışveriş merkezilerine(merkezlerine) girişlerde müşterilerin ellerine dezenfektan sıkmak görevlisileri(görevlileri), ve kasiyerlerin, ve öteki işyerilerinde esnafın müşterilerden aldıkları her parayı dezenfekte etmeden kasaya koymamak, müşterilere dezenfekte edilmemiş para vermemek zorunluluğu.
4- Televizyondan; herkesin, parasını dezenfekte etmeye çağırı.
5- Satın alınan maskelerin, kullanmadan önce de çamaşır suyu püskürtülüp dezenfekte edilmesi, kurudukdan sonra da tuzlu su püskürtülüp, kurtulup öyle takılması çünkü eczacı bile maskeleri para saydığı, para alıp verdiği eli ile elleyip, tutup veriyor.
6- Maskelerin kapalı alanlarda değiştirilmemesinin öğretilmesi çünkü hastahane içinde, insanların yanında bile maskesini değiştirenler var.
7- Düğünlerin ve taziyelerin yasaklanması ki nikah, ve telefon ile kutlamak yeterli.

Ve 2009 yılında internette yayınladığım 'Öğretmensiz eğitime geçilmeli savım' yazı önemsenip, uzaktan eğitim için sistem üretilseydi, bugün uzaktan eğitim konusunda yani eğitim konusunda zorluklar ve sorunlar yaşanmazdı, yani iyi ki 'elin gavuru' Zoom denilen şeyi icat etmiş yani yine imdada 'elin gavuru' yetişti.

İş işten geçmiş, olan olmuş; tüm illerde maske zorunluluğu getiriliyor; düğün yasaklanıyor, taziye yasaklanıyor yani aylar önce, daha en başta yapılması gereken şeyler yapılıyor; ve bir de 'sosyal mesafe'nin safsata olduğu anlaşılmış olmalı ki bir tuhaflık olarak şu da yasaklanıyor: 'Ayakta yolcu almak', yani yolcular binmişler toplu ulaşım araçına yani kapalı ve dar bir alana, ayakta dursalar ne olur, otursalar ne olur, zaten düne kadar ayakta yolcu alınmıyor muydu? Bilim siyasi iktidara aylardır 'Şunları yap, bunların yapma' demiyor muydu; siyasi iktidar değil miydi 'Kontrollü serbestlik' diye, koronaya karşı önlemleri gevşeten, insanları sokağa salan? Bu nedenle ki Bilim kurulu üyesi akademisyen 'Kararları biz vermiyoruz, biz siyasi iktidara önerilerde bulunuruz yalnızca; kararı ise siyasi iktidar veriyor' demişti. Siyaset ile bilim yanyana geldiğinde zaten dünyanın sonu gelmiş demektir çünkü siyaset asla bilimi kendine önder, lider yapmaz çünkü siyaset bilim değildir oysa ülkeler Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi 'Bilim ve ahlak' ile yönetilmeli, siyasetle değil, hele ki öz bebek kardeşlerini, öz çocuk kardeşlerini yani bebekleri ve çocukları bile öldürtmekten çekinmeyip dine de, bilime de, Müslümanlığa da, Türklüğe de, insanlığa da aykırı davranmış sultanları baştaçı eden, 'Önce bilim ve ahlak' diyen Atatürk'e düşman siyasi partilerle hiç değil.

Zaten ki Türkçeyi, 'Önce bilim ve ahlak' diyen Atatürk'ü, Kurtuluş savaşı'nı, Lozan anlaşması'nı, Harf devrimini, Kılık-kıyafet devrimini, bilim ve ahlak üzerine kurulu demokrasiyi, blim ve ahlak üzerine kurulu laikliği ve Evrim kuramı'nı küçümseyen bir dünyanın da; dini tanımlayan, 'Din bilimdir, ahlaktır, vicdandır, merhamettir, dürüstlüktür, adilliktir, güvenilirliktir, tarafsızlıktır, medeniliktir, nefssizliktir, inzivadır' diyen Din hadisileri'ne yani dinin doğru tanımını küçümseyen ya da dışlayan dünyanın sorunlara karşı bilimsel açıdan başarılı olmaları da beklenilemez çünkü akıldan uzaklaşmak akıldan uzaklaşmaktır, akıla gitmek değil; doğrudan uzaklaşmak da doğrudan uzaklaşmaktır, doğruya gitmek değil.

Sokaklarda ayı oynatmak yasaklandı, falcılık yasaklandı; bilime ve ahlaka aykırılık dünyası olan siyaset de insanlığı oynatmak, insanlıkla dalgageçmek(dalga geçmek) anlamında olan siyaset de, özel sektör de, astroloji de, akıldışı-ahlakdışı moda,, akıldışı-ahlakdışı turizım, akıldışı-ahlakdışı medya, akıldışı-ahlakdışı ünlülük, akıldışı-ahlakdışı sanatçılık da yasaklanmalı artık; ve tüm dünya Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi 'Bilim ve ahlak' ile yönetilmeli. Başka doğru yok, başka çözüm yok, başka yol yok.

Yani örnek ki hem astrolojiye ya da uzaylıların varlığına inanıp ya da akıldışı-ahlakdışı moda kölesi olup ya da en büyük cehalet olan nefsin kölesi olup hem de ülkeler ya da dünya doğru yönetilemez.

Bırakın Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi 'Bilim ve ahlak' yönetsin Türkiye'yi de, tüm dünyayı da. Yeter artık siyaset denilen akıldışılık, bilimdışılık, ahlakdışılık, vicdansızlık, barbarlık, hükümdarlık, diktatörlük, düşmanlık ve çağdaşılık.

Savım ki korona insanlığın deliliğine karşı doğanın deliliğidir.


Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız, hiçbir dinden olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 9.9.20/09.35


Başlık Kategori Yayın Tarihi
MICROSOFT'TAN HAKSIZ KAZANÇ SAVIM Teknoloji / İnternet 27.09.2020
KIZ ÇOCUĞU HER ÜLKEDE YETİŞMEZ SAVIM Felsefe 26.09.2020
EVLİLİK YAŞI SAVIM Felsefe 25.09.2020
EKMEK VE MANKAFALIK SAVIM Felsefe 24.09.2020
CORONA VE DEMOKRASİ Felsefe 23.09.2020
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Corona Günlerinde AKP Sağlık 22.04.2020
Virüs Akımına Uyalım Sağlık 28.03.2020
Corona Virüs Korunma Yolları Sağlık 19.03.2020
KoronaVirüs Dünya'yı sarıyor! Sağlık 12.03.2020
CAN BANKASI Sağlık 02.01.2020