SEKS İŞÇİSİ DEĞİL OROSPU YA DA FAHİŞE

Öncelikle şunu demek gerekir ki 'fahişe' anlamına gelen Latince sözcüğün anlamı 'Bedeni için ruhunu satmış kişi' demek yani yalnızca bayanlar için değil, baylar için de geçerli bir sözcük; ve ille de cinsel organ işi anlamı demek değil, 'ruhu satmak, ruhsuz olmak, ruhu ayaklar altına almak, dünya kölesi olmak, nefs uşağı olmak' içerikli. Bu nedenle ki 'orospu' sözcüğü yerine 'fahişe' sözcüğünü seçenler için değişen birşey yok.

Bir de fahişeye, orospuya 'Seks işçisi', 'Ağır işçi' diyenler çıktı, Batıda. Nefs önce akılı, sonra da ahlakı yok eder; bu nedenle Batının mantıklı düşünmesi beklenilemez. 'İşçi' demek öncelikle ahlak, onur, edeb demektir çünkü 'işçi' demek aile demektir, aile bakmak demektir, bu nedenle ki hiçbir Türk de, hiçbir Müslüman da kızının ya da karısının 'fuhuş' işçiliği yapmasını istemez oysa işçilik herkesin yapabileceği olağan, onurlu birşeydir; fuhuşta ise böyle birşey olmaz yani işçilik toplumun temeli olan 'aile'yi beslerken fuhuş ya da fahişelik toplumu yıkmak içeriklidir; Batı ahlaktan uzaklaştığı için kafayıyemiş(kafayı yemiş) olabilir ancak Batının durumu insanlığı bağlamaz; yani, düşünebiliyor musunuz, İş-kur 'Genelevlerde işçi olarak çalıştırılmak üzere fahişeler aramaktadır' diye bir ilan? Benzeri saçmalık 'bayan' yerine 'kadın' denilmesinde de var; çünkü Türkçede, Türklükte, Müslümanlıkta 'kadın' demek önce 'ahlak, edeb, namus, ar' demektir yani 'Ahlak bacak arasında olmaz' deyip saçmalayanlar 'kadın' konusunu ise bacak arasına bağlamak tutarsızlığı ve saçmalığı içindeler, yani 'ahlak'a gelince, bacak arasında olmuyor ancak nedense 'kadın'a gelince bacak arasında oluyor! Batıdan insani ve toplumsal konularda akıl, mantık, zeka beklenilemez zaten çünkü ahlaksızlığın serbestliği zekanın, akılın, mantığın, beyinin, ruhun ve akıl-ruh sağlığının nitel var oluşunu engeller çünkü ahlak zekanın, akılın, mantığın, beyinin, ruhun ve akıl-ruh sağlığının en üst nitel aşamasıdır gerçekte, savım ki, yani ahlak yoksa nitel zeka, nitel akıl, nitel mantık, nitel beyin, nitel ruh, ve akıl-ruh sağlığı yoktur ki böyle bir kitlenin ya da toplumun da demokrasi, laiklik, sanat, medya, mutluluk, eğlence ve özgürlük anlayışı da uyduruk ve şizofrence olur.

Fahişe, orospu anlamına gelen bir sözcük yoktur Türkçede çünkü Türk demek önce ahlak demektir ki Atatürk de 'Önce bilim(ilim) ve ahlak' dedi.

Yani, Türk'ü öteki milletlerden ayıran temel şey önce 'ahlak'tır yani Türk demek önce 'ahlak' demektir. Bu nedenle ki 'Ahlak bacak arasında olmaz' sözünün Türklere ait olmadığı anlaşılır ki ahlaksız Batının böyle bir sözden başka diyeceği birşey yoktur zaten.

Türk dil kurumu'nun sözlüğüne göre fahişe sözcüğü de, kahpe sözcüğü de Arabça imiş; orospu sözcüğü Farsça imiş; 'şıllık' sözcüğü de argo sözcük imiş, ve 'Aşırı ve bayağı biçimde süslenip boyanmış kadın' demekmiş; 'aşüfte' sözcüğü de Farsça imiş, ve 'Oynak, açık saçık kadın, kokot' demekmiş.

İngilizcede 'fahişe, orospu' anlamına gelen sözcüklere bakalım. Örnekler: Night walker(Gece gezen), painted woman(boyalı kadın), whore(okunuşu: Hoo), hooker(kancacı), scarlet woman(kırmızı kadın: Batıda genelevler kırmızı renkte oldukları için olabilir), fancy woman(fantezi kadını), call girl(telefon kızı/telekız), drab(sıkıcı), hustler(dolandırıcı), slut(sürtük). Açık ki adına ne denilirse denilsin durum hiç de onurlu, hoş bir durum değil. 'Sürtük' sözcüğü 'fahişe, orospu' karşılığı değil çünkü Türk dil kurumu sözlüğüne göre sürtük demek 'Vaktini çok gezerek geçiren, evinde oturmayan kadın' demekmiş ki çok gezmek başka, fahişelik/orospuluk başka yani 'sürtük' sözcüğü fahişe/orospu anlamında kullanmak yalnızca argosal ya da deyimsel bir durum ki Türk dil kurumu sözlüğünden de, siyah-beyaz yerli sinemadan da öğrendiğimize göre 'esnaf' sözcüğü de argoda yani deyimsel olarak 'fahişe' anlamında kullanılmış birzamanlar yani sözcüğün anlamı başka şey, argo ya da deyim başka şey, bu nedenle ki 'sürtük' sözcüğü 'fahişe/orospu' sayılamaz. 'Kaltak' sözcüğü de fahişe/orospu anlamında değil çünkü Türk dil kurumu sözlüğüne göre 'kaltak' sözcüğü 'İffetsiz, namussuz kadın' demek ki iffetsiz ya da namussuz olmak ille de fahişe/orospu olmak demek değildir, örnek ki zina da iffetsizliktir, namussuzluktur ancak fuhuş, fahişelik değildir.

Açık ki 'fahişe, orospu' gibi sözcükleri durumu tanımlamaktadır ancak 'işçi' sözcüğü onurlu, gururlu, ahlaklı, edebli, insanca bir durumdur yoksa örnek ki hırsızlara da 'hırsızlık işçisi' deyip saygı göstermek gerekirdi.

Yani ahlaksız Batı fahişelere, orospulara ya da fahişeliğe ya da orospuluğa ya da ahlaksızlığa saygı gösteriyor, değer veriyor diye aynı şey Türklere de, Müslümanlara da dayatılamaz; öyle ki önerilemez bile. Yani; fahişeliğe ya da orospuluğa 'Seks işçisi' demek için önce Türklüğü de, Müslümanlığı da, dini de, felsefeyi de, bilimi de, akılı da, mantığı da, zekayı da, akıl-ruh sağlığını da terk etmek zorunluluğu oluşmaktadır. Ahlaksız Batı ahlaksızlığa saygı gösteriyor, değer veriyor diye Türklerin de, Müslümanların da, felsefenin de, bilimin de, dinin de ahlaksızlığa saygı göstermesi, değer vermesi istenilemez.

Atatürk boşuna demedi 'Önce bilim(ilim) ve ahlak' diye çünkü Türklerin en temel özelliği ahlaktır; bu nedenle ki Türklerde fahişelik, orospuluk gibi birşey olmaz ki bu nedenle de bu anlama gelen Türkçe sözcük de yok.

Bu nedenle ki 'seks işçisi, ağır işçi' demek yerine fahişe ya da orospu demek hem mantık için hem aileyi, toplumu, vatanı, devleti, milleti, ülkeyi, insanlığı yok etmemek için, hem akıl-ruh sağlığı için, hem doğru eğitim için, hem doğru hukuk için, hem doğru demokrasi için, hem doğru laiklik için, hem de ahlak ve din için yararlıdır ve zorunludur. Bugün fuhuşu onurlandıran mantık, yarın rüşveti, dolandırıcılığı, pornoyu, uyuşturucuyu, çıplaklığı, hırsızlığı, uyuşturucu kullanımını da, ensestliği de, eş değiştirmeyi de, çok eşliliği de, çocuk evliliğini de onurlandırmak zorundadır.

Unutmayalım; insanı, toplumları, insanlığı, dünyayı, akıl-ruh sağlığını, eğitimi, hukuku, demokrasiyi, laikliği, özgürlüğü, sanatı, medyayı, ekonomiyi, hayatı, devletleri, ülkeleri, vatanları iki şey insanca olmaktan uzaklaştırır; Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi 'Bilim ve ahlak'a sarılmamak.

Fuhuşa, ahlaksızlığa, utanmazlığa, onursuzluğa, gurursuzluğa 'işçilik' deyilip(denilip), saygı gösterilip, değer verilip; işçilere de, Türk milletine de, Müslümanlara da hakaret edilemez bu ülkede. Fahişeliğe 'seks işçiliği, ağır işçilik' gibi saçmalıklar diyenlere sorun; 'Öyle ise kızınızın ya da karınızın böyle bir işçilik yapmasını ister misiniz?'.

Bunlar; ahlaksız Batının Türkiye'yi ve İslam dünyasını yıkmak için tuzaklarıdır. Ahlaksız Batı dünyaya artık silahlarla, bombalarla değil; akıldışı-ahlakdışı moda, akıldışı-ahlakdışı turizım(turizm), akıldışı-ahlakdışı medya, akıldışı-ahlakdışı bilgisayar oyunuları, akıldışı-ahlakdışı mekanlar, akıldışı-ahlakdışı sivil toplum örgütüleri, akıldışı-ahlakdışı eğlenceler, akıldışı-ahlakdışı özel günler, akıldışı-ahlakdışı yarışmalar, akıldışı-ahlakdışı sanat, akıldışı-ahlakdışı ünlüler, akıldışı-ahlakdışı siyaset, akıldışı-ahlakdışı ekonomi, akıldışı-ahlakdışı siyaset, akıldışı-ahlakdışı özel sektör, çıplaklık, utanmazlık, astroloji, medyumluk, ve akıldışı-ahlakdışı sıpor(spor) anlayışı ve akıldışı-ahlakdışı ünlüler gibi şeyler ile; ve yetişkin insan dişisi üzerinden yani cinsellik, cinsiyet, seks üzerinden saldırmakta.

Yani; Muhammed'in ve Atatürk'ün dediği gibi 'Bilim ve ahlak'ı değil de bilimdışılığı, akıldışılığı ve ahlaksızlığı savunan, ödüllendiren, saygınlaştıran siyasi partilere, siyasetçilere oy verilmemelidir. Demokrasi, laiklik ve özgürlük 'Önce bilim ve ahlak' demektir. Türkiye ahlaksızlığa saygı duyulsun diye değil; bilime ve ahlaka saygı duyulsun diye var.

Açık ki 21. yüzyılın en büyük siyasi partisi; tüm dünyaya egemenleşmeye çalışan 'Ahlaksızlık partisi'dir.


Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 6.6.20/13.36


Başlık Kategori Yayın Tarihi
MICROSOFT'TAN HAKSIZ KAZANÇ SAVIM Teknoloji / İnternet 27.09.2020
KIZ ÇOCUĞU HER ÜLKEDE YETİŞMEZ SAVIM Felsefe 26.09.2020
EVLİLİK YAŞI SAVIM Felsefe 25.09.2020
EKMEK VE MANKAFALIK SAVIM Felsefe 24.09.2020
CORONA VE DEMOKRASİ Felsefe 23.09.2020
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Kötü Zamanda Yaşıyoruz Felsefe 18.08.2020
SIRADAN MISIN Felsefe 02.08.2020
İnsanın can yoldaşıdır '' EŞ ''.. Felsefe 31.07.2020
Ayasofya Felsefe 28.07.2020
şaman kimdir ? Felsefe 18.05.2020