SURVIVOR İNSANLIĞA VE TÜRKİYE'YE KARŞI YANLIŞ KÖTÜ VE ZARARLI AJANLIK İÇİNDE SAVIM

Düşüncem ki küresel bir güç insanları, toplumları, insanlığı, dünyayı silaha, barbarlığa, savaşa, Orta çağ ruhuna, çıplaklığa ve ahlaka aykırı bir serbestliğe doğru; moda, turizım(turizm), ünlüler, sanat, festival, televizyon yarışması dahil türlü yollarla, türlü yöntemlerle, türlü araçlarla götürmeye çalışmakta; öyle ki bu iş için 'kahkaha'yı bile kullanmakta, kazalara ve ölümlere, çocukların bile başlarına gelen kötü durumlara bile güldürtmeye çalışan videolarla.

Ajanlık yanlış ya da kötü ya da zararlı değildir; yanlış ya da kötü ya da zararlı olan şey ajanlığın amaçıdır(amacıdır) yani bilimsel ya da ahlaklı ya da bilimsel ve ahlaklı bir toplum ya da dünya yaratmak için etkinlikler de ajanlıktır ancak doğru, iyi, güzel ajanlıklardır. Ajanlığın çağımızdaki bir türü de 'Algı operasyonu' denilen şeydir yani bu şey de ajanlıktır gerçekte. Yani bir ajanlık insanları, toplumları, insanlığı, dünyayı bilimselliğe ve ahlaka yaklaştırıyorsa doğrudur; bilimsellikten ve ahlaktan uzaklaştırıyorsa yanlıştır.

Hangi çağda yaşıyoruz; düşünürler, alimler, alimeler, bilgeler yetiştirmek yerine biryandan(biryandan) Conan'lar, biryanda 'Zeyna'lar. Açık ki Abd dünyayı çok zekice ve çok sinsice avuçuna(avucuna) almış, yani her açıdan, her yoldan dünyaya, insanlığa ve öteki ülkelere saldırıyor.

Casusluk başka şeydir, ajanlık başka şey. Casus kimlikli ve maaşlı kişidir; ajanlık ise farkında olmadan da yapılabilir; örnek ki ahlakçı bir topluma ahlakdışı modayı sokmaya çalışmak da, ortalıkta ahlaka aykırı giysi ile dolaşmak da ajanlıktır ki tıp biliminde de 'ajan' denilen maddeler de kullanılır. Burada sözünü ettiğim şey açık ki Türkiye'deki durumu açısından farkında olunmayan bir ajanlıktır. Bu nedenle ki Türkiye'deki akıldışı-ahlakdışı ünlülerin akıldışılığa ve ahlakdışılığa yönelmeleri de bu ajanlığın farkında olunamayan sonuçlarından diye düşünüyorum yani açık ki küresel birileri akıldışılığı ve ahlakdışılığı da, akıldışı ünlüleri de, ahlakdışı ünlüleri de Türkiye'ye yamamaya, egemen yapmaya, önder yapmaya, simge yapmaya çalışmakta.

Bu ajanlık da en başta moda, turizım(turizm), medya, ünlüler, ve yetişkin insan dişisi ile yapılmakta ki bu durum pısikolojik(psikolojik) bir savaş durumudur ki örnek ki bir caddede üstü çıplak bir yetişkin insan erkeği olsa hiçbir yetişkin insan dişisi peşine düşmez, onu yatağa atmaya çalışmaz ancak üstsüz bir yetişkin insan dişisi olsa sayısız yetişkin insan erkeği arkasına düşer yani toplumları yetişkin insan dişisi ile, yetişkin insan dişisini de moda ile bozmak daha kolaydır çünkü açık ki insanlığın da, toplumların da en büyük zaafı henüz cinsellik. Eskiden insanlar havaatmak(hava atmak) için, çok yemek, çok ekmek yer, çok su içer göbek yaparlardı, zengin sanılıp mutlu olmak için; şimdi de bunun yerine kas yapmak ve cinsel tahrikli giyinmek aldı ki biri barbarlığa götürür, biri de ahlaksızlığa ki Sparta'yı barbarlık, Pompei'yi de ahlaksızlık yok etmiştir çünkü barbarlık da, ahlaksızlık da akılı, mantığı ve vicdanı yani insan olmanın temel özelliklerini yok eder ki bir toplum da insan olmaktan çıkarsa insanlığın insanca tarihinden çıkmış olur. Barbarlık barış düşmanlığına, silah sevgisine ve savaşa, ahlaksızlık da zirve olarak pornoya ve ensestliğe götürür ki bu ya sonuç olur ya amaç ki amaç olursa ajanlık etkinliği, ajanlık çalışması olur, sonuç ise aptallık, cehalet olur.

Düşüncem ki dünyada; akıldışı-ahlakdışı-barbar bir güç(güc) ülkelere, insanlığa, toplumlara, insanlara, sanata, eğitime, medyaya, özel hayata, sıpora(spora), bilgisayar oyunularına, televizyon yarışmasılarına, televizyon reklamılarına, akıldışılık, ahlakdışılık ve barbarlık bulaştırmaya çalışmakta çünkü astroloji, medyumluk gibi adlar altında bilimdışılık; moda ve ünlü adı altında ahlakdışılık ve akıldışılık durumunun böyle sürekli, yoğun, ısrarcı, düzenli, genel, küresel, saldırgan, yayılmacı durumu bir rastlantı olamaz bence; örnek ki bakın Abd'de ensestlik, porno, eşcinsel evlilik, zina, fuhuş gibi hertürlü(her türlü) ahlaka aykırılık varken şimdi de esrar serbest oldu; yani açık ki birileri dünyayı, insanlığı akıldışı, bilimdışı, ahlakdışı bir yöne götürmeye çalışmakta; bu durum olasılık ya da kuşku bile olsa görmezden gelinemez.

'İnsanca dünya'; Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi 'Bilim' ve 'Ahlak' üzerine kurulu dünyadır. Bilim Batıdan alınabilir ancak ahlak Batının kendisinde bile olmayan birşeydir. Yan, yalnızca bilim insan, insani, insanca olmaya yetmez; bu nedenle ki Muhammed de, Atatürk de 'Önce ilim(bilim) ve ahlak' dedi yani 'ikisini birden' dediler; yalnızca 'Bilim' ya da yalnızca 'Ahlak' demediler.

Yahudilik dinin inançının(inancının) kutsal kitabı Tora(Tevrat); eğlenceye ya da ziyafete daldırılıp yok edilen kavimlerin örneklemeleri ile de doludur ki Truva efsanesi de böyle bir durumu anlatır.

Dünyanın en büyük cehaleti nefstir çünkü nefs önce akılı yok eder, sonra da ahlakı; ve nefs kötülüklerin hem nedeni hem amaçıdır(amacıdır); yani bir toplumu silahla, savaşla yok etmek ya da yenmek olanağı yoksa o toplumu eğlenceye, zevke, hazza, nefse alıştırmak, yönlendirmek yeterlidir ki Sodom, Gomora, ve Pompei örneklemeleri de bunu anlatır. Yani nefs balık oltasının uçuna(ucuna) takılan yem gibidir; o oltanın sapını bir insan da tutmakta olabilir, bir devlet de, bir örgüt de, yani cehaletten ve nefsten uzak durmak tek doğru yoldur. Açık ki çağımızda; masum bir eğlence yoktur çünkü tüm eğlenceler ya yozluğa ya başka devletler yararına ajanlığa işlev görmektedir, unutmayın ki casusluk da örnek ki Mata Hari gibi pekçok kadını, eğlence sektöründe casus olarak kullanmıştır, ve kullanmaktadır ki ajanlık başka şeydir, casusluk başka şey ki casus casus olduğunu bilir ancak ajan ajanlık yaptığını bilmeyebilir örnek ki bikini ve mini şort gibi ahlaka aykırı şeyler ahlaklı toplumlardaki ahlakı yok etmek için kullanılan ajanlıklardır ancak bunu bunları giyenler bilmezler çünkü onlar yalnızca görüneni görürler, yalnızca hazlarını görürler ki sigara, içki, uyuşturucu, çıplaklık, ünlüler, ahlakdışı medya, ahlakdışı sanat, ahlakdışı bilgisayar oyunuları(oyunları), ahlakdışı mekanlar, akıldışı-ahlakdışı moda, pirsing, dövme ve eşcinsellik gibi şeyler de özellikle son yirmi yıldır ajanlık kapsamına alınmış durumdadır çünkü bunların arkasına takılan toplumlar akıldışılaşmaya, ahlakdışılaşmaya yani yozlaşmaya zorunludurlar; bu toplumlar bir de bilim ve teknoloji üretemeyen, Doğru ya da Afrika toplumları gibi toplumlar iseler ellerinden Batıya kölelikten başka şey gelmez yani Batı astroloji denilen bilimdışılığı da, ahlakdışı ünlüleri de Batı dışındaki dünyayı egemenliği altına almak için üretmektedir.

Dikkat ederseniz; televizyondaki; yemek yarışmasılarından(yarışmalarından), bilgi yarışmasılarına kadar her yarışma Batıdan para verilip alınan yarışmalar. Batıda daha ne yarışmalar var; yarışmacıların çırılçıplak yarıştıkları, ve seviştikleri. Yani, Batı bilim ve teknoloji dışında, dünyaya, insanlığa yararı değil zararı, kötülüğü olan bir dünya.

Survivor denilen yarışma üzerine düşündüm. Sonuç olarak düşüncem ki bu yarışmayı yayınlayan Tv kanalı, ve yarışmaya katılan ünlüler farkında olmasalar da; dünyaya, ülkelere, toplumlara, insanlığa; özellikle de Türkiye gibi ahlak temeli olan ülkelere karşı barbarlık ve ahlakdışılık yaymak isteyen akıldışı-ahlakdışı, küresel ve derin bir merkezin yararına bir ajanlık içindeler.

Baylar ile bayanların ahlaka, dine, Türklüğe, Müslümanlığa, dine aykırı giyimleri, ve o giyimlerle birliktelikleri ahlakdışılık yaymak; Roma arenasılarını(arenalarını) andıran yarışmalar da barbarlık yaymak sonuçu, işlevi, durumu, kültürü yaratmaktadır, oluşturmaktadır.

Konunun giyim yanı zaten ortada.

Konunun barbarlık yani şiddet yönü ise Sözcü gazetesinde; 23.5.2020 tarihinde, 'Survivor'da şok sözler: Yumruğumu ağzına sokarım!' başlıklı şu haberde de ortada: 'Survivor'da şok sözler: Yumruğumu ağzına sokarım!: Survivor 2020 Ünlüler Gönüllüler yarışmasının 85. bölüm tanıtımı yayınlandı. Tanıtımda, ikinci dokunulmazlık oyununa ise yarışmacılar arasındaki şiddetli tartışmalar damga vurdu. TV8 ekranlarının sevilen yarışması Survivor 2020'nin 85. bölümünde, kritik dokunulmazlık oyununda iki takım arasındaki gerilim yükseliyor. Tartışmaların doruğa çıktığı oyunda, Yasin ve Sercan arasında önceki bölümdeki atışma devam ederken, Yunus Emre'nin sözleri Gönüllüler takımını kızdırıyor ve Berkan ile Yunus Emre kavgaya tutuşuyorlar. Tanıtımda, Evrim Yasin'e, 'Bir level daha atladın, çoban olarak. 'Ben 20 kilo verdim' diyorlar. Karakteriniz zayıflamasın, vücudunuz zayıflasın? dedi. Yasin ise Evrim'e dönerek, 'Hiç olmazsa laftan anlıyorlar' şeklinde cevap verdi. Tartışma kızışırken Yunus Emre, önce Barış'a, 'Ağzını açma, yumruğumu ağzına sokarım' dedi. Daha sonra ise Ardahan'a dönerek, 'Benim de size vurasım geliyor ama işte' dedikten sonra diyaloglar şöyle gelişti: Yasin'den Yunus Emre'ye: 'Gel vur kardeşim, gel vur!'. Ardahan'dan Yunus Emre'ye: 'Sen bana mı konuşuyorsun? Onlara benzemem ben!'. 23 Mayıs Cumartesi akşamı Survivor 2020'nin 85. bölümünde izleyicileri gerilimli bir bölüm bekliyor.'.

Böylece; Survivor'un oluşturmak, yaratmak istediği barbarlık, vahşilik, şiddet amaçı ya da oluşturduğu, yarattığı barbarlık, vahşilik, şiddet sonuçu bir kez daha görülmüş, açığa çıkmış ya da kanıtlanmış oldu. Üstelik de Ramazan ayı'nda.

Bu yarışma açık ki ülkelerde, toplumlarda düşünürlüğü(filozofluğu), alimliği, alimeliği, bilgeliği, evliyalığı, dervişliği, felsefeyi, bilimi, ahlakı, dini geliştirmek için değil Orta çağ kafası yaymak ve egemenleştirmek için; Conan'lar, Zeyna'lar yaratmak, oluşturmak için. Yani, 200 üniversite olan bu ülkede yapılan yarışmaya bakın.

Bu yarışmaya katılan ünlüler konusunda medyada daha pekçok(pek çok) olumsuz haber yayınlandı da; örnek ki 'Survivor'da şoke eden kavga! Laf atan rakibinin burnunu kırdı!'; 'Survivor Taner pornoda oynayacak!', 'Survivor Turabi striptizci çıktı!'; 'Survivor'da ortalık karıştı! Gönüllüler birbirine girdi!'.

Gençliğin, gençlerin Survivor'a katılan ünlüleri örnek aldığını düşünün; ne lisenin, üniversitenin yararı kalır, ne din dersinin.

Açık ki 'Biri bizi gözetliyor' gibi yarışmalar da, evlilik yayınıları da, yemek yayınıları da, moda yarışmasıları da, magazin yayınıları da, astroloji yayınıları da, medyumluk yayınıları da akıldışılık, bilimdışılık, ahlaka aykırılık yaymak, yozluk yaymak işlevli şeyler.

Yoz Sözcü gazetesi de bu yozluk yarışması için, bilimdışılık olan astrolojiye, ve ahlakdışılık içindeki sözde ünlülere yönelik gururlandırıcı, destekleyici durumuna uygun olarak 'sevilen' demiş oysa görülmekte ki bu yarışmayı izlemek de, sevmek de felsefe, bilim, ahlak, din, ve ruh sağlığı açısılarından hiç de olumlu ya da doğru değil durumda. Kuşkusuz ki ahlaka aykırı, dine aykırı, Türklüğe aykırı, Müslümanlığa aykırı, cinsel sunumlu fotoğraflarını yayınladığı sözde ünlülere baldöken(bal döken) Sözcü gazetesi bu yarışma için de dalkavukluk yapılmasını hüner sayacaktır ya da sanacaktır.

Sonra da Atatürkçülük, demokrasicilik, laiklikçilik falan.

Yani, nedir 21. yüzyılda Romalılar gibi, Sıpartalılar(Spartalılar) gibi yarışmalar, ortalıkta yarıçıplak gezmeler? Belki unutmuşsunuzdur; bu ülkede 200 üniversite var.

Bu nedenle ki Survivor yarışmasını sunan televizyon kanalının bu yarışmayı biran(bir an) önce bırakmasını öneririm yoksa Türkiye'ye de, insanlığa da çok büyük bir kötülük yapmış, zarar vermiş olacaktır; ve toplum da, devlet de bilime ve ahlaka aykırı şeylerden uzak durmalıdır yoksa 'Önce bilim ve ahlak' diyen Muhammed, 'Önce bilim ve ahlak' diyen Atatürk değil; akıldışı ve ahlakdışı Batıyı baştaçı edilmiş olunur. Özgürlük, demokrasi, özgürlük, eğitim, medya, özel hayat ve hukuk bilimdışılığın ve ahlakdışılığın serbestliği değil, bilime ve ahlaka uygunluğun serbestliğidir.

Bilime ve ahlaka saldırı insanlığa karşı da, ülkelere karşı da en büyük ajanlıktır; Türkiye'ye karşı en büyük ajanlık ise buna ek olarak bir de Atatürk düşmanlığı ve Türkçe düşmanlığıdır.


Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 25.5.20/01.09


Başlık Kategori Yayın Tarihi
MICROSOFT'TAN HAKSIZ KAZANÇ SAVIM Teknoloji / İnternet 27.09.2020
KIZ ÇOCUĞU HER ÜLKEDE YETİŞMEZ SAVIM Felsefe 26.09.2020
EVLİLİK YAŞI SAVIM Felsefe 25.09.2020
EKMEK VE MANKAFALIK SAVIM Felsefe 24.09.2020
CORONA VE DEMOKRASİ Felsefe 23.09.2020
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Kötü Zamanda Yaşıyoruz Felsefe 18.08.2020
SIRADAN MISIN Felsefe 02.08.2020
İnsanın can yoldaşıdır '' EŞ ''.. Felsefe 31.07.2020
Ayasofya Felsefe 28.07.2020
şaman kimdir ? Felsefe 18.05.2020