CHP’DE BAŞ ÖRTÜSÜLÜ CHP MECLİS ÜYESİ SAÇMALIĞI SAVIM

Atatürkçüler, komünistler, demokrasiciler, laiklikçiler toplumda o denli az bir kitleye sahipler ki iktidara gelemeyeceklerini anladıkları için, iktidara gelebilmek hayali ile, ülkede ne kadar ahlakdışı kesim varsa yanlarına çekmeye, kendilerine ahlaka aykırı kişilerden bir kitle yaratmaya çalışmaktalar; bunun dışında da baş örtüsülü, türbanlı bulabilirlerse deymeyin(değmeyin) keyiflerine ancak açık ki ana, temel amaç kitleleri ahlaka aykırı dünya kimseleri çünkü ahlaka uygun kesimler Akp'nin yanında toplanmaktalar. Bu nedenle Chp'nin yapması gereken şey; Atatürk'ün ve Muhammed'in dediği gibi 'Önce bilim ve ahlak' deyip bilime olduğu gibi ahlaka da sahip çıkmaktır yoksa iktidar olmak hayali ile sonsuza kadar mutlu olmak zorundadır çünkü değil Türkiye, tüm dünya birgün 'Bilim ve ahlak'a sarılacak; bu nedenle Chp de biran(bir an) önce 'Bilim'e ve 'Ahlak'a sarılmalı ve Altı ok'unu, 'Bilim' oku ve 'ahlak' oku da ekleyip Sekiz ok'a çıkarmalıdır.

Chp'nin 2020 temmuzundaki Olağan kurultay'ında baş örtüsülü(örtülü) bir bayan Chp meclis üyesi adayı gösterilmiş ve seçilmiş.

Öncelikle, Türk dil kurumu sözlüğü, ve medya 'başörtüsü' yazsa da, savım ki 'başörtüsü' değil 'baş örtüsü'; 'başörtülü kadın' değil, 'baş örtüsülü kadın' yazılmalı.

Geleyim konunun 2. yönüne. Atatürk 'Önce ilim(bilim) ve ahlak' demiş olmasına karşın hem Altı ok'unda 'Bilimcilik' ve 'Ahlakçılık' olmayan; hem de zina serbestliği, ahlaka aykırı moda, ahlaka aykırı pılaj(plaj), eşcinsellik, eşcinsel evlilik, ahlakdışı Ab'ye üye olmak, İstanbul sözleşmesi gibi ahlaka aykırılık içindeki herşeye destek çıkan ya da karşı çıkmayan; sigara ve içki gibi bilime aykırı şeylere destek çıkan ya da karşı olmayan Chp nasıl olur da, hangi akılla, hangi mantıkla, hangi amaçla, baş örtüsülü bir yetişkin insan dişisini partinin merkez meclisine aday gösterir ve seçer? Yani ahlak ile ilgisiz olduğu ortada olan Chp neden bir türbanlıyı seçer? Bu durumun hem mantık hem de akıl-ruh sağlığı bilimince değerlendirilmesi gerekir bence çünkü durum örnek ki 'İçki severler derneği'nin başına Yeşilay'cı birini başkan seçmek gibi bir durum.

Yani ey Chp ahlaka değer, önem veriyorsan neden Altı ok'unda 'Ahlakçılık' yok; ve neden pekçok ahlaka aykırılığın da yanındasın? Yoksa türban ya da başörtüsü demek senin için yalnızca Akp karşıtlığı mı yani siyaset mi yani çıkarlar mı demek?

Ve neden 'türban' değil de 'başörtüsü' deniliyor çünkü o bayanın başındaki açıkça bir türban.

O bayan da Chp'liliği konusunda demiş ki 'Atatürk'ün sözlerinden çok etkilendim'. Hangi sözleri acaba; çünkü Atatürk demiş ki 'Önce bilim ve ahlak'; öyle ki Atatürk 'Benim sözlerimle bilimin sözleri çelişirse beni değil bilimi dinleyin' ancak Chp sigaranın ve içkinin yasaklanmasına destek olmak yerine karşı çıkmakta yani bu nasıl bir bilimselliktir; 'Ben sıporcunun(sporcunun) da ahlaklısını severim' ancak Chp ülkede ne kadar ahlaka aykırı serbestlik varsa tümünün yanında ve bir de ahlakdışı Ab'nin ve İstanbul sözleşmesi'nin yanında.

Yani açık ki Chp de, bu bayan da mantıksızlık ve tutarsızlık içinde. Chp Altı ok'una 'Ahlakçılık'ı eklemeyeceğine göre, bu bayanın ileride, bir Tıruva(Truva) atı özelliği göstermeyeceği ve Akp'ye geçmeyeceği konusunda hiçkimse güvence veremez çünkü biryerde mantıksızlık ve tutarsızlık varsa o mantıksızlık ve tutarsızlık yeni mantıksızlıklar ve tutarsızlıklar yaratmaya aday olurlar.

Yani ahlakçı isen Chp'de ne işin var çünkü günümüzdeki Chp Atatürk zamanındaki Chp değil; ey Chp türbana yani ahlaka değer verecek kadar ahlakçı isen Altı ok'unda neden ahlakçılık yok?

Öteyandan(Öte yandan); türban takmak demek; 'Ben Cehennem'de insanların işkence görmelerini kabul ediyorum, destekliyorum, onaylıyorum, istiyorum' demeyi açıkaçık belirtmektir, dışavurmaktır(dışa vurmaktır), böyle bir durum da Chp ya da demokrasi ve laiklik ya da İnsan hakları ile bağdaşmaz; ve Atatürk de, insanlık da, din de, bilim de, Türk de böyle birşeyi kabul etmez oysa türban takmamak böyle bir durumu açığavurmazI(açığa vurmaz). Demek ki Chp türban takmanın yalnızca Akp'cilik demek olduğunu sanmakta olabilir.

Yani mantıksızlık ve tutarsızlık açısından, albirinivurötekine(al birini, vur ötekine' durumu gibi bir durum var durumda.

Hep diyorum; siyaset de çözüm değil, hiçbir siyasi parti de. Tek çözüm; Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi yalnızca 'Bilim ve ahlak sistemi'.

Üzülüyorum ki ne Atatürk'ü anlayan yani Atatürk gibi 'Önce bilim ve ahlak' diyen Atatürk'çü bulabildim; ne de Muhammed'i anlayan yani dini tanımlayan Din hadisileri'ne uygun anlayan Müslüman bulabildim. Cehalet, kibir ve nefs içindeki siyaset çalıyor; cehalet, kibir ve nefs içindeki ülke oynuyor işte.


Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız, hiçbir dinden olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 30.7.20/10.41


Başlık Kategori Yayın Tarihi
MICROSOFT'TAN HAKSIZ KAZANÇ SAVIM Teknoloji / İnternet 27.09.2020
KIZ ÇOCUĞU HER ÜLKEDE YETİŞMEZ SAVIM Felsefe 26.09.2020
EVLİLİK YAŞI SAVIM Felsefe 25.09.2020
EKMEK VE MANKAFALIK SAVIM Felsefe 24.09.2020
CORONA VE DEMOKRASİ Felsefe 23.09.2020
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Kötü Zamanda Yaşıyoruz Felsefe 18.08.2020
SIRADAN MISIN Felsefe 02.08.2020
İnsanın can yoldaşıdır '' EŞ ''.. Felsefe 31.07.2020
Ayasofya Felsefe 28.07.2020
şaman kimdir ? Felsefe 18.05.2020