KORONAYA YAKALANMIŞ TÜM DEVLET ÇALIŞANLARINA SORUŞTURMA AÇILMALI

Felsefel yaklaşılmadıkça hayat da, insan da, ruh da, demokrasi de, laiklik de, özgürlük de, ahlak da, din de, bilim de, eğitim de, üniversite de tam anlaşılamaz. Felsefe mantığın insanileşmeye başlamış durumudur.

Felsefel yaklaşılmadıkça korona salgını da tam anlaşılamaz. Felsefel açıdan, korona salgını; 2. yüzyıldaki bunca bilimsel, teknolojik, yaşam(hayat) nesnesi ilerlemeye karşın insanlığın mantıksızlık, bilimdışılık, akıldışılık, insanlıkdışılık, ahlakdışılık, barbarlık, vahşet içinde olmasının, ve bu durumuna karşın bir de şımarıklık içinde sağlığa yansımasıdır yani felsefel açıdan, korona salgını özetle, insanlığın insanlığa aykırılığının sağlığa yansımasıdır. Muhammed de, Atatürk de 'Önce ilim(bilim) ve ahlak' demiş olmasına karşın insanlığın 21. yüzyılda bile 'Bilim ve ahlak'ı değil, akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı siyaseti, akıldışı-bilimdışı-ahlakdışı özel sektörü(kapitalistleri), ve akıldışı-ahlakdışı ünlüleri kendisine önder, lider edinmesinin sonuçudur(sonucudur). 'Önce mantık' kuralı gereği, mantıksal açıdan da korona salgını insanlığın mantıksızlığının sağlığa yansımış durumudur.

Koronaya yakalanmış sağlıkçılar hakkında soruşturma açılmakta, ve suçlu bulunanlara uyarı cezası, ve maaş kesintisi gibi cezalar verilmekte. Bu durum ilk bakışta mantıksızlık ve gülünçlük gibi algılansa da 'Sağlıkçı sağlık konusunda ne bilinçli, en mantıklı, en bilimsel, kurallara en uyan insan olmalıdır' gerçeği önünde, bu durum hiç de mantıksız değildir çünkü gerçek ki koronaya karşı bilimsel, mantıklı davranılırsa, kurallara uyulursa koronaya yakalanılmaz çünkü korona doğaüstü, büyülü, sihirli birşey değildir.

Ancak; bu konuda yalnızca sağlıkçılara değil koronaya tüm devlet memurularına ve memurelerine de soruşturma açılmalıdır. Neden? Çünkü devlet demek; toplumun, ülkenin en bilimsel, en mantıklı, en dikkatli, en kurallara uyan; topluma örnek insan; toplumun önderi, lideri; devletin temsilcisi demektir. 'Koronaya karşı kurallara uyan insan koronaya yakalanmaz' durumu gereği, bir devlet memuru ya da memuresi koronaya yakalanmışsa koronaya karşı kurallara uymamış olabilir yani topluma yanlış örnek olmuş olabilir. Bir devlet kendini, mantıklı yani doğru olarak şu iki özellik ile koruyabilir: 1- Kendini bilim ve ahlak üzerine kurmakla, 2- Memurlarını ve memurelerini bilim ve ahlak ile yetiştirmekle ve denetlemekle; yani kendini, memurlarını, memurelerini bilime aykırılığa ve ahlaka aykırılığa karşı korumakla ve denetlemekle. Yani, doğru devlet olmanın da, doğru insan olmanın da, doğru memur ve doğru memure olmanın da, doğru toplum olmanın da, doğru ülke olmanın da, doğru vatan olmanın da ilk koşulu, Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi 'Önce bilim ve ahlak'tır; doğru devlet demek, 'Bilim ve ahlak' üzerine kurulu olmak, ve memurlarının, memurelerinin de 'Bilimsel ve ahlakçı' insan olmaları demektir yani 'Bilim ve ahlak'a aykırı devlet de, çalışanları görünüm/giyim ve özel hayat olarak 'Bilim ve ahlak'a aykırı devlet de doğru devlet değildir.

Yani, koronaya yakalanan sağlıkçılara soruşturma açılıyor da koronaya yakalanan öteki devlet çalışanılarına(çalışanlarına), kamu çalışanlarına neden soruşturma açılmıyor?

Yani, 'Bilim ve ahlak'a uygun yola girmedikçe insanlık ve dünya da asla insanca olamaz. Dünya siyaset ve özel sektörle değil; Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi 'Bilim ve ahlak' ile yönetilmelidir.


Necdet Gürçiftçi
Hiçbir dini inançtan ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge

İnternette yayınlandığı zaman: 8.12.20/01.23

(Öteki yazılarım 'siir-defteri.com' sitesinde okunabilir)