TANK PALETİ FABRİKASI YUNANİSTAN VE EDEBİYAT

Edebiyat ne bülbüldür, yalnızca öten; ne yarasadır, yalnızca karanlık; ne kafasını kuma gömmüş devekuşu, ne 'Beni benden başka hiçbirşey ilgilendirmez'. Edebiyat her konu ile ilgilenmelidir, sinema sanatı gibi; bakın, siyaset dahil her konuda sinema filımı(filmi) var ki senaryo da edebiyat türüdür.

Diyeceksiniz ki 'Tank paleti fabrikasının Katar ile ilgisi var da, Yunanistan ile ne ilgisi var?'.

Anlatayım.

Tank paleti fabrikası Katar'a satıldı mı, kiraya mı verildi, bu başka konu; bu yazının konusu ise başka konu.

Hükümet 'Tank paleti fabrikasının teknolojisi eskimiş idi, yenilesin diye Katar'a kiraya verdik' dedi. Ancak biryandan da Türkiye ekonomisini öve öve bitiremiyor.

İşte, konuya bu noktada Yunanistan dahil oluyor yazımda.

Yunanistan ekonomisindeki büyük sorunlar nedeni ile, tarihi yapıtlarını(eserlerini) öteki ülkelerdeki müzelere 50 yıllığına kiraya vermek istiyormuş yani bu tarihsel nesneler Yunanistan sınırından çıkıp, başka ülkelerin sınırlarına girecekler.

Akp hükümeti de Sakarya'daki tank paleti fabrikasını Katar'a 50 yıllığına kiraya vermiş tıpkı ekonomik gerilik içindeki Yunanistan'ın, tarihi yapıtlarını öteki ülkelere 50 yıllığına kiraya vermek istemesi gibi.

Bu durumda düşünülür ki Türkiye ekonomisi de geri durumda olmalı, yani hükümetin anlattığı gibi ileri durumda değil.

İyi de; Türkiye ekonomisi geri durumda ise; hükümet neden, Türkiye'nin Imf'den alacağı olan 3.3 milyon Dolarlık(dolarlık) faiz alacağını Somali'ye, Tunus'a da 5 milyon Dolar bağışlamış? Yani toplamda 8 milyon Dolar, yalnızca bu iki ile ilgili olarak.

Demek ki Türkiye'nin, kendi tank paleti fabrikası teknolojisini yenilemek için parası yok bu durumda.

Biryanda 'Tank paleti fabrikasının teknoloji eskimişti' savunması; biryanda 'Tank paleti fabrikası teknolojisini yenilemek için durumumuz uygun değil' durumu; biryanda Somali'ye 5 milyon Dolar, Tunus'a 8 milyon Dolar bağışlamalar; biryanda Akp hükümetinin Türkiye'nin Afrika kalkınma bankası'ndaki payının 800 milyon Dolara çıkarması.

Yani aşağı baksan Türkiye ekonomisi kötü; yukarı baksan, yurt dışına milyon milyon bağışlar. Durum ya züğürt düğününde uçuşan paralar gibi görünmekte ya işin içinde başka işler var.

Evet; edebiyat zeki olmalı, edebiyat da tıpkı felsefe ve sinema gibi her konu ile ilgilenmeli çünkü edebiyat demek sevgiliye yalakalık şiirleri de, hayali varlıklara roman demek de değil 'insan' demek, yani edebiyat insan ile ilgili her konu ile ilgilenmeli. Edebiyat masal değil gerçek olmalı, edebiyatçı palavracı değil gerçekçi olmalı. Edebiyat yalnızca duygu değil mantık da olmalı; edebiyat yalnızca bireysel duygu değil, toplumun, ülkenin, insanlığın sorunlarına ve konularına duygululuk duygusu da taşımalı; edebiyat bülbül ya da yarasa ya da devekuşu değil insan, mantık, toplum, ekonomi, siyaset, bilim, sanat, teknoloji, sağlık, ahlak, din, felsefe' olmalı; edebiyat saf ve korkak insanların dünyası olarak değil zeki ve yiğit insanların dünyası olarak tanımlanmalı.


Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız, hiçbir dini inançtan
ve hiçbir siyasi partiden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 12.12.20/08.41