KOCAMAN ADAM

Bir kocaman ırmak akıyordu. Kıyısında yeni doğmuş bir kocaman adam... Adamın bacakları büyük istasyon peronlarının sundurmalarını taşıyan kocaman putreller gibiydi... Kolları kocaman vinçlerin kocaman kolları gibi... Elleri, kocaman vinçlerin kocaman kollarının uçlarındaki kocaman kepçeler gibi...

Kocaman adamın, kocaman bir ağzı vardı, kocaman fırınların, kocaman ağızları gibi...

Kocaman adam, kocaman ırmağın kıyısında kocaman kocaman gülerek oturuyordu...

 

* * *

 

Kocaman adamın kocaman ağızlı kocaman suratında, kocaman gözler olması gerekirdi...

Ama, kocaman adamın gözleri yoktu. Hatta göz çukurları bile yoktu. Yani kocaman adam kör bile değildi, düpedüz gözsüzdü...

Ama, adam gözsüz olduğunu bilmiyordu.

Görmenin de ne olduğunu bilmiyordu.

Böyle bir gerek de duymuyordu.

Arada sırada kocaman elli kocaman kollarından birini, kocaman ırmağın sularına daldırıyor, kocaman bir güneş yakalıyor, onunla kocaman kocaman gülerek oynuyordu.

Sonra bir elini daha daldırıyor, kocaman bir kuyruklu yıldız yakalıyordu...

Kocaman kocaman gülerek onunla da oynuyordu.

 

* * *

 

Bazen kocaman güneşiyle, kocaman kuyruklu yıldızını yanına koyarak ayağa kalkıyor, kocaman bacağını, kocaman ırmağın içine atarak, kocaman kollarıyla ırmaktan, kocaman bir kent çıkarıyordu.

Sonra kocaman bir aşk çıkarıyordu.

Sonra kocaman bir vaad çıkarıyordu.

Sonra kocaman bir umut çıkarıyordu.

Sonra kocaman bir gelecek çıkarıyordu.

Sonra yine kocaman kocaman gülerek kıyıya oturuyor, kocaman geleceği, kocaman umudu, kocaman vaadi, kocaman aşkı, kocaman kenti, kocaman kuyruklu yıldızla, kocaman güneşin yanına koyuyordu.

Kocaman adam, kocaman ırmağıyla kocaman ırmaktan çıkardığı, kocaman oyuncaklarından hoşnuttu...

Kocaman kocaman gülerek oynayıp duruyordu onlarla.

 

* * *

 

Kocaman adam, kocaman suratının gözlerden yoksun, kocaman boşluğunda yavaş yavaş iki çukur belirdiğinden habersizdi...

Kocaman bacaklarıyla, kocaman kollarının da yavaş yavaş küçüldüğünden...

Irmak kocaman kocaman akıyordu...

Kocaman adamın göz çukurlarında iki ince çizik...

Kocaman ellerde bir ufalma...

Kocaman kollarda da...

Kocaman bacaklarda da...

İki ince çizik arasında bir ışıma...

 

* * *

 

Kocaman adam, kocaman kocaman gülmeyi bırakmıştı. Bir şeyler oluyordu kendisine... Keskin bir şey yakıyordu kafasının içini... Bıçak gibi bir şeyler saplanıyordu göz çukurlarındaki ince çiziklerine... Sersem sersem sallanıyordu kafası...

Yeniden ayağa kalktı, bir adım attı kocaman ırmağa... Eskiden sular ayak bileğine bile gelmezdi, birden kalçasına kadar suya gömüldü...

Kolunu daldırdı sulara...

Kolu güçsüz ve küçüktü, omuzuna kadar battı ama, inmedi derinliklere...

Öteki eliyle tuttu kolunu... Kolu küçük bir sopa kadar kalmıştı...

Ve sular birden beline çıkmıştı.

Adam küçülüyordu...

Göz çukurlarındaki ince çizikler büyüyordu... Kirpiklenen göz kapakları açılıp kapanıyordu.

 

* * *

 

Küçüldükçe küçülüyordu adam...

Büyüdükçe büyüyordu gözler...

Kocaman ırmak, yeşil ve zehirli yosunlarla arada bir ürperen bir bataklığa dönüşmüştü...

Adamın kolları, bacakları, ufala, büzüle eridiler.

Ama gözler... Büyüdükçe büyüdüler...

Kocaman güneşe, kocaman kuyruklu yıldıza, kocaman kente, kocaman aşka, kocaman vaade, kocaman umuda, kocaman geleceğe döndü gözler...

Üstünde zehirli yosunlar kurumuş, kocaman kocaman çamur yığınları vardı sadece.

...Ve bir de kocaman adamın yerinde, sadece bir çift kocaman göz


Başlık Kategori Yayın Tarihi
HAFTANIN SAÇMA GÜNDEMİ Genel 08.07.2020
HAFTANIN SAÇMA OLAYLARI Genel 01.07.2020
HAFTANIN SAÇMA OLAYLARI Genel 17.06.2020
HAFTANIN SAÇMALIYANLARI Genel 11.06.2020
ÇAĞIN GARİP DRAMI Edebiyat 25.05.2020
Başlık Kategori Yayın Tarihi
ADAM OLMAK (MASAL) Edebiyat 06.07.2020
SİLAHSIZ Edebiyat 28.01.2020
Kısa Öykü 111=7 Edebiyat 22.01.2020
Dönen Kızın Etekleri Edebiyat 20.01.2020
ÖZNESİ KAYIP DÜŞLER Edebiyat 02.12.2019

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.