KORONAYA KARŞI SAVAŞIN TÜRKÇEYE DEMOKRASİYE VE LAİKLİĞE KARŞI SAVAŞA DA DÖNÜŞMÜŞ DURUMU

Doğru şeyler yalnızca doğru şeyler olmayabilir yani doğru şeyler de yanlış şeyler içerebilirler ya da yanlışa yönelim içerebilirler. Örnek ki öğüt doğrudur ancak kötü öğütler kötüdür; yemek yemek doğrudur ancak sağlıksız tabaklarda ya da sağlıksız ortamlarda yemek yemek kötüdür.

Açık ki koronaya karşı savaş özelde Türkçeye, genelde ise demokrasiye, laikliğe ve Atatürk'e karşı savaş durumu da göstermekte.

Neden?

Örnek ki Sağlık bakanlığı korona ile ilgili, Kamu spotu denilen şeylerde 'kıyafet' diyor. Milli eğitim bakanlığı'nın Eba dahil eğitimi de 'kıyafet' diyor.

Neden iktidara ait heryerde genelde Türkçe olmayan sözcükler kullanmak, özelde ise 'kıyafet' demek durumu? Örnek ki Türkçeleri varken neden 'Hijyen, etik, misyon, vizyon, plasman, aktivite, performans, aksiyon, aktivite' demek? Bu durum Akp'nin demokrasiye, laikliğe ve Atatürk'e karşı durumu ya da Osmanlıcılık durumu ile birleşince açık ki Türkçe konusundaki bu durumun bir rastlantı değil dayatma olduğu düşünülüyor.

'Kıyafet sözcüğü Arabça diyor' Türk dil kurumu; bana göre, dünyadaki, tüm dillerdeki tüm sözcükler gerçekte Türkçe olsa da ancak neden 'Giysi, giyecek' varken sürekli 'kıyafet'? Yani, biryandan koronaya karşı savaşılırken neden biryandan da Türkçeye bir saldırı durumu görülmekte? Bilinmiyor ki Türkçe giderse Türkiye gider çünkü Türkiye demek Atatürk demek, Atatürk demek Türkçe demek. Bu nedenle açık ki Türkiye'yi korumak Türkçeyi ve Atatürk'ü korumaktan da geçmekte; bilimi, bilimselliği, ahlakı, demokrasiyi, laikliği korumak yanında.

Atatürk demek 'Önce ilim(bilim) ve ahlak' demek; demek ki Türkiye Türkçesi 'Önce bilim ve ahlak' diyen bir ülke yaratmak, oluşturmak için.

Bakın; Türkiye'de yalnızca demokrasi, laiklik ve Atatürk değil; Türkçe de azaltılmakta. Yani, Osmanlı hanedanlığı'cı olmak yalnızca demokrasiye, laikliğe, Atatürk'e değil bilimselliğe, Türkçeye, Türkiye'ye, Türklüğe ve dine de karşı olmaktır çünkü demokrasi de, laiklik de, Atatürk de gerçekte 'Önce bilim ve ahlak' der yani Batı türü yani akıldışı-ahlakdışı demokrasi ve akıldışı-ahlakdışı laiklik türü gerçekte doğru demokrasi ve doğru laiklik türü değil, sahte demokrasi ve sahte laiklik türüdür. Din de yalnızca 'Önce ahlak' demez, 'Önce bilim' de der çünkü dini tanımlayan Din hadisileri 'Din bilimdir(ilimdir), bilim yoksa din de olmaz, bilim Çin'de de olsa gidip öğrenin' diyor; Atatürk de 'Önce bilim(ilim) ve ahlak' diyor yani öz bebek kardeşlerini, öz çocuk kardeşlerini bile öldürtmekten çekinmemiş Osmanlı sultanlarını, Osmanlı hanedanlığı'nı baştaçı etmek yalnızca demokrasiye, laikliğe, bilime değil Türklüğe ve dine de aykırıdır. Bilinmeli ki Türk demek 'Önce ahlak ve Türkçe' demektir; din de 'Önce Arabça' değil 'Önce bilim ve ahlak' demektir, Atatürk de 'Önce bilim ve ahlak' demektir; bu uyumu, bu birlikteliği, bu durumu anlamak çok mu zor?


Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız, hiçbir dinden olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 1.12.20/04.56