DOKTOR- 2

Güzel kızım benim, yazık etmişler sana
Ayrılık sana göre değil
Ayrılıktan ayrıl da gel
Ayrılık insana göre değil
Ayrılıktan kop da gel,
Düşmüş bağrım yüreğimin eline
Vurulur da vurulur
Düşmüş bağrım yüreğimin eline
Çiğnenir de çiğnenir,
Satıcılar bağırıyor sokakta böğür böğür
Hiçbirşey, toplum, sessizlik, gürültü, sorumluluk
Umurlarında değil
Ekmek parası dedikleri uyuşturucu
Herşeyin üstünde, kendilerinin de
Ahlakın da, mantığın da, onurun da, kişiliğin de
İnsanlığın da, sevginin de, bilimin de, yarınların da,
Toplum bozulmadan önce bireyler bozulur
Bireyler bozulmadan önce de ahlakları bozulur
Ahlak bozulmadan önce mantık bozulur,
Akşam ne yediğimi unutmuşum
Yıllardır seni unutmamışım
Umurunda mı,
Hiçkimse hiçkimsenin umurunda mı
Bir insan, bir toplum, bir devlet, bir dünya, bir sevgi
Bir barış, bir bilim işte
Böyle yıkılır
Herkesi kendi canı gibi seven insan
Toplum da, devlet de yıkılsa
İnsanca ayakta kalır
Dün anneni gördüm sokakta
Oturmuş evinin merdivenlerinde, dalmış uzaklara
Hiçbirşeyin ayırdında değil, derin derin
Belli ki seni düşünüyor
Seni arıyor
Sensiz zamanın cehennem göklerinde, külden
Bir kartal gibi süzülerek
Umurunda mı
Bir anne işte böyle yıkılır,
Toplumun, sanatçının, sanatın, medyanın
Devletin, bilimin, demokrasinin
Amerika'nın, Avrupa'nın, kapitalizmin
Komünistin, milliyetçinin, dinlinin, dinsizin
Hükümetin, milletvekillerinin
Holdingçinin, esnafın umurunda mı
Hiç olmazsa senin
Umurunda olsun
Kızım, ve
Hiiiççç olmazsa
Benimmm
Umurumda,
Bir suskunluk arar yüreğim
İçi başkaldırı olan
Bir başkaldırı arar yüreğim
İçi onur ve mantık olan
Bir onur ve mantık arar yüreğim
İçi bilim, insanlık, sevgi ve ahlak olan
Ve seni arar yüreğim, içinde ben olan,
Yol ayrımında doktor gibiyim
Yüreğimin bir yanında senin yaran
Bir yanında insanlığın yarası
Üstelik bir de taşlanıyorum
İyilik götürdüğüm insanlarca
Beynin kapıları kapalı
Kış mevsiminde gökyüzü gibi,
Seviniyor devlet, okuma-yazma oranı yüksek diye
İkibin yıllarında bu ölçütü değil artık uygarlığın, bilmiyor
Kardeşim, senin ülkende yılda kaç kişi
Ayda bir kez olsun kitap elde edip okuyor
Ve okuduğunu anlıyor
Bugün, senin üniversite bitirmişlerin
Okuduğunu anlayamıyor
Sen neyle övünüyorsun....... İş mi okuma-yazma öğrenmek
Yedi yaşındaki çocuğun işi bunlar
Bununla övüneceğine, utan
Ülkende içilen içki, sigara sayısından
Orospu, ibne, pezevenk, işsiz, yoksul, zinacı, çıplak, ahlaksız, psikopat, sosyopat sayısından
Senin övünmen için
Zaman erken
Afrika ülkesi olsaydık
Ya da Osmanlı imparatorluğu, yüzyıl önceki
Dediğin doğruydu
Annene bir demet çiçek verdim
Ve öptüm ellerinden, gözyaşı kokan
Tutmayın beni yaralıyım
Tutmayın beni buralıyım
Tutmayın beni nereliyim,
Okumuşlar da ne olmuşlar
Okumamışlar da ne olmuşlar
Al birini vur ötekine
Ciğer yalayan kedi gibiler
Tavus kuşu gibi kendini beğenmişler,
Çamaşır iplerinde ak çamaşırlar sallanır
Toplumum da birgün ağarır
Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır
Toplumum da birgün haklanır
Öğretmen gider fuhuşa, öğrenci gider fuhuşa
Ben şaşmışım bu işe
Umarım birgün
Ahlak haklanır
İlkellik, gerilik mutluluğu
Bedende ve teşhircilikte arara
Umarım birgün gerçek anlanır
Gerçekle ve mantıkla yaşanır,
Hiç silah gibi sevmedim
Sevgi benim yüzümden de yaralanmasın diye
İnsan olmak, inanç, ahlak, onur, mantık, gerçek, ve insanlık adına
Acılara, gözyaşlarına ve yalnızlığa, yokluğa, yoksunluğa
Dayanabilmektir
Öylesine özledim ki seni
Hiç yoksun
Öylesine sevdim ki seni
Hiç yoksun
Öylesine arıyorum ki seni
Hiç yoksun
Öylesine yoksun ki
Hiç yoksun
Yıl ikibinbir, neye yarar
Sevda, ayrılık çağ dinlemiyor
Taş dönemi'de de böyleydi bu
Milyarlarca yıl sonra da
Böyle olacak
Herşeyin karşılığı olacak, karşılıksız sevdanın karşılığı
Olanaksız sevdanın olanaklılığı olmayacak. (2001)

Necdet Gürçiftçi
İnternette yayınlandığı zaman: 2.9.19/11.17