YUNUS EMRE'YE VE YUNUS EMRE ÜZERİNDEN TÜRKİYE'YE VE DİNE SALDIRI SAVIM

Dünyada; akıldışı-ahlakdışı-insanlıkdışı küresel ve derin bir merkezin ya da durumun(halin) genelde bilime, ahlaka ve insanca insanlığa; özelde ise ahlak üzerine kurulu ülkelere, toplumlara ve insanlara saldırı içinde olduğunu düşünüyorum.

Bu merkez örnek ki Türkiye'de Mevlana'ya eşcinsellik üzerinden, Atatürk'e içki üzerinden saldırmakta iken Hindistan'da da Gandhi'ye eşcinsellik ile saldırmakta ancak biryandan da dünyaya ve ülkelere hem eşcinsellik, hem fuhuş, hem zina, hem çıplaklık, hem de sigara, içki, uyuşturucu yaymaya çalışmakta çünkü amaçı gerçekte doğru bir insanlık değil insanlığı çökertmek, yani örnek ki biryandan darbe karşıtlığı yaparken biryandan da kendine uygun darbeler yaptırmaya çalışmakta.

Bu güç akıldışılık ve ahlakdışılık temeli üzerinden nefse köle yapmaya çalışmaktadır; nefs ise hem en büyük cehalettir, hem de kötülüklerin hem nedeni hem amaçıdır; yani nefs önce akılı, sonra da nitel akıl olan ahlakı yok eder; yani bu merkezin istediği, amaçladığı şey açıktır: Akıldışı-ahlakdışı, cinsel köle, mantığı yok edilmiş, yalnızca bedenden oluşan, üniversite diploması diye de eline gerçekte lise diploması verilmiş, robot bir insanlık yaratmak.

Atatürk'e saldırılmakta, Mevlana'ya saldırılmakta; sanılır ki Yunus Emre'ye saldırılmamakta oysa Yunus Emre'ye daha sinsi bir saldırı var öyle ki bu küresel gücün(güçün) asıl amaçı olan, genelde insanlığı dinden, özelde ise Müslümanları dinden uzaklaştırmak var; bakın heryer bikini/mayo diye sütyen-külot, mini şort diye külot, zina serbestliği, eşcinsellik serbestliği, eşcinsel evlilik serbestliği, ahlaka aykırı mekan serbestliği ve ahlakdışı ünlü dolmamakta mı; açık ki moda bile fahişe hayatına benzer bir hayatı 'moda' diye, medya bile fahişe hayatına benzer bir hayata özenmiş kişileri 'ünlü' ya da 'sanatçı' diye sunmakta, olağanlaştırmaya ve genelleştirmeye; siyaset ve özel sektör de fahişe hayatına benzer bir hayatı demokrasi ve laiklik diye öğretmeye ve yaymaya çalışmakta.

Belli ki Yunus Emre'de, karalamalarına olanak verecek birşey bulamamışlar; peki öyle ise Yunus Emre'ye saldırı, ve Yunus Emre üzerinden Atatürk'e, Türkiye'ye ve İslamiyet'e saldırı nasıl olmaktadır?

Savım ki bu çok kurnazca ve çok sinsice yapılmaktadır; Yunus Emre'nin 'İlim(Bilim) ilim bilmektir, ilim kendini bilmektir, sen kendini bilmezsen, bu nasıl ilim bilmektir' sözü ile yapılmaktadır, ve bu durum hem Yunus Emre, hem Atatürk, hem Türkiye, hem İslam dünyası, hem de tüm insanlık açısından çok vahim bir durumdur.

Nasıl mı? Çünkü bu söz insanları bilimden, kitap okumaktan, öğrenmekten uzak tutmak, soğutmak; bilime, felsefeye, düşünürlere(filozoflara), alimlere, alimelere, akademisyenlere, bilimcilere tepki oluşturmak için kullanılmakta yani insanlar Yunus Emre'nin bu sözüne bakıp 'Hem bilim öğreneyim, hem kendimi bileyim' dememekte, hele ki bir de okumak, öğrenmek niyetleri yoksa Yunus Emre'nin bu sözünü kendilerine gerekçe(mazeret) olarak kullanmaktalar. Yani bu söz 'Kendini bilmen için bilim bilmen gerek' olarak yorumlanmamakta, düşünülmemekte ve yorumlandırılmamakta, düşündürülmemekte oysa dini tanımlayan Din hadisileri 'Din ilimdir(bilimdir), ilim yoksa din de olmaz' diyecek kadar bilime önem, öncelik, önderlik vermiştir yani İslam dünyasını felsefeden, bilimden, teknoloji üretmekten, kitap okumaktan, kitap yazmaktan, öğrenmekten uzaklaştırmak, soğutmak gerçekte dinde de uzaklaştırmaktır.

Bu durum Türkiye'ye ve İslam dünyasına nasıl bir kötülük, zarar verir? Şöyle ki Muhammed de, Atatürk de 'Önce ilim(bilim) ve ahlak' dedi; öyle ki Muhammed alimin uykusu bile cahilin ibadetinden üstündür, ilim(bilim) Çin'de de olsa gidip öğrenin, peygamberlerin varisleri alimlerdir' dedi; Atatürk de Hayatta en doğru yol gösterici ilimdir(bilimdir), benim sözlerimle ilimin sözleri çelişirse beni değil ilimi dinleyin' dedi. Yani Türkiyelileri de, İslam dünyasını da bilimden uzaklaştırmak gerçekte Atatürk'e de, Muhammed'e de yani İslamiyet'e ihanettir.

Açık ki o güç bilimin yerine astroloji, medyumluk, akıldışı moda gibi bilimdışılıkları; ahlak yerine de ahlakdışı modayı, ahlakdışı turizımı(turizmi), ahlakdışı medyayı, ahlakdışı bilgisayar oyunularını, ahlakdışı ünlüleri geçirmeye çalışmaktadır; bu nedenle de örnek ki heryeri müzik diye abuksubuk, saçmasapan sözler, ve akıldışı-ahlakdışı sözde sanatçılar sarmakta.

Yani; Yunus Emre'nin o sözü 'Kendini bilmek bilim bilmek ile olur, sen bilim bilmiyorsan bu nasıl kendini bilmektir' olarak anlaşılmalıdır ki Muhammed'in de, Atatürk'ün de 'Önce bilim' demesi de buna örnektir.

Şunu bilin ki 21. yüzyılda ve sonrasında eğer ülkeler ve dünya Muhammed'in ve Atatürk'ün de dediği gibi bilim ve ahlak üzerine kurulmazsa hiçbirşey masum olmayacaktır; her doğru, iyi, güzel şeye sinsice saldırılacaktır. Bunu önlemek için de bilime ve ahlaka aykırı herşey yasaklanmalıdır.

Gerçek ki insanı, toplumu, insanlığı, beyini, ruhu, akılı, mantığı, demokrasiyi, laikliği bilimden koparmak dinden de; bilimden de, akıl-ruh sağlığından da, ahlaktan da, insancalıktan da, doğrudan da koparmaktır.


Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 7.5.20/11.32