Elbette Ağlayacağım

Eğer bir canlı can vermişse bu karınca da olsa üzülürüm... Ruhunu Allah'a teslim etmiş kim varsa bana herkesin bir ölüm tarihinin olduğunu hatırlatması nedeni ile gözlerim dolar... İçimden konuşurken bir yandan yanaklarımda damlalar yarış haline girer, sanki daha hızlı akan yarışı kazanacakmış gibi... O sırada düşünmeye devam ederim. "Bu dünyada kim bilir ne savaşlar ne mücadeleler ne kayıplar yaşadı ölen kişi... Neleri kendine dert etti, bak şimdi kendi göçüp gitti..." Ben bunları düşünürken etrafımdan sesler yükselir; "Zaten yaşlıydı, zaten hastaydı, o kurtuldu, neden ağlıyorsun?" Yaşlıydı diye ölen, göbek mi atmalı insan? Hastaydı diye ölen, parti mi vermeli insan? Elbette ağlayacağım... Belki biraz zaman sonra unutacağım, ne de olsa uslanmaz insanoğlu değil miyiz biz! Ama bu şu an üzülmeyeceğim anlamına gelmez... Hayat su misali hızla akıyor... İlk kez aynaya baktığımızda henüz bebektik belki de... Ama şu an herkesin ilerleyen bir yaşı var. Yaş ilerledikçe ölüme biraz daha yaklaşmıyor muyuz? Biz yarınların hayalini kurmaya devam ederken, bugünü kaçırdıkça o yeşil örtülü tabuta biraz daha yaklaşmıyor muyuz? Elbette ağlamaya devam edeceğim. Kendim için, sizin için, ölenler için, bugünü kaçıranlar, devamlı yarınların hayalini kuranlar için... Kadir kıymet bilmeyenler için, ellerinden öpecek torunları bile olmayan yaşlılar için, gençliğini boşa geçiren teknoloji bağımlısı çocuklar için, herkes için ağlamaya devam edeceğim...


Başlık Kategori Yayın Tarihi
Kadın İsterse Yaşam 12.08.2019
Kendinizi Onarın Genel 21.05.2017
Bir Tebessüm Yeter Anı 15.03.2017
İnsan nereden geldiğini unutmamalı Genel 14.03.2017
Bir takım stratejiler Yaşam 13.03.2017
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Just give up bölüm 2: Her şey başlıyor artık Yaşam 15.08.2020
Yaşam Tarzının -Eksi ve +Artısı Yaşam 14.08.2020
Just give up bölüm 1: İlk tanışma Yaşam 14.08.2020
Hüzün Yaşam 09.08.2020
Bana Karalama Kampanyası Var (Bahaneli Karalama Kampanyası) Yaşam 09.08.2020

Yazıya yapılan bütün yorumlar

Buse Özübek 03.08.2020

İnsanların duygularını, gözyaşlarını Yunus Emre ve Zeki Müren diye ikiye ayıran kişi normal hayatında da belli ki insanları yargılayan ve kategorizeleştiren bir kişidir. Elebette sizinle muhattap olmayacağım. Fakat şunu söylemem gerekir ki; Normal hayattaki dışlanmalarınızı ve nefretinizi, kininizi benim masum yazımın, içinde bir gram kötülük dahi bulunmayan yazımın altına yazmışsınız. Gidip bir doktordan psikolojik bir yardım alınız.

-Muzaffer bayram- 01.06.2020

Esselamü Aleyküm Merhabalar Öncelikle ben ölü yıkama görevlisiyim. Yazınızı okudum, ve bana biraz melli olduğu için yorum yapma gereği duydum. Peygamber efendimizin buyurduğu gibi kişiye nasihat olarak ölüm yeter, buyuruyor, biz insanoğlu hiç ölmeyecekmiş gibi yaşamaya devam ediyoruz. Ölüm hakikatı, ahiret yolculuğu bi gerçek. Ölümü unutuyoruz doğru ama onu unutturan Allahtır, ben şu şekilde düşünüyorum; ölüm gerçek bir gün öleceğiz ama azığımızı hazırlayacağız yani örnek verecek olursak sabah kahvaltısı yapıyoruz, öğle yemeği yiyoruz akşam yemeği yiyoruz ama çalışmamızda hastanede okulda aklımıza yemek gelmez öyle değilmi?? Ben ölüm aklımızda ama ahiret azığını hazırlayıp insanlığımız gereği yaşarsak aslında sorunları aza indirebiliriz. Sadece ahiret azığımız olsun yeter... Yazınız örnek olması ümidiyle hoşçakalın.

Bir Türk Bilgesi 08.05.2020

Biryandan 'Allah' deyip, biryandan dine aykırı giyim, biryandan dinin en büyük düşmanı olan nefsin bir türü olan makyaj; tuhaf bir durum. Gerçek ki dünyanın en üstün gözyaşları bilim ve ahlak içeren gözlerden dökülen yaşlardır. Kuşkusuz ki Yunus Emre'nin gözyaşıları ile Zeki Müren'in gözyaşıları bir olmaz, ikisi de 'Allah' demiş olmalarına karşın.

Bu yazıya sizde kendi yorumunuzu yazabilirsiniz.