Cehalet Salgını

Salgın, günümüzün acı gündemi. Kimimiz ölüyor, kimimiz ağır ve acılı bir süreç yaşıyor, kimimiz hafif atlatıyor. Hiç yakalanmasak bile hem ekonomik hem psikolojik sonuçlarına katlanmak durumunda kalıyoruz. Umarım bir an önce aşı bulunur, virüs çözülür de görece rahat ederiz.

Peki bu, insanlığı etkileyen ilk salgın mı? Virüs aracılığıyla yayılan ilk salgın değil elbette. Hepimizin malumu olan birçok salgın var. Covid 19 olarak adlandırılan aileye mensup olan Corona'nın, etki bakımından öncekilerden farkı yok fakat insanlık olarak biz daha farklıyız. Kendimizi daha iyi koruyabiliyor, daha bilinçli hareket edebiliyor, daha çabuk organize olabiliyoruz. En azından bir kesimimiz. Teknolojik ve kültürel gelişmelerimiz sonucu eskisi kadar yıkıcı olmuyor salgınların sonucu. Fakat ben bu yazımda cehalet salgınından bahsetmek istiyorum.

İnsanlık, var olduğundan beri gelişmeye ve kendini, yaşadığı evreni anlamlandırmaya çalışan bir varlık. Tüm canlılar bunu yapıyor elbet. Adapte olma süreci dediğimiz, yaşadığımız çevreyi anlamlandırma sonucu ortaya çıkan davranışlar en nihayetinde. Fakat bunu görece en iyi yapan insanlık içerisinde bile geride kalan, cehaletini ve tabularını yıkamayan bireyler mevcut malesef. Bu insanlar ne bireysel ne de toplumsal gelişimi umursamayan, kendi ilkel çıkarları dışında kimsenin fikrine, yaşamına saygı duymayan kimseler. Nereden mi hissettim bunu yazma ihtiyacını? Sizce bu kadar gelişmiş olduğumuzu düşündüğümüz, bu kadar imkana sahip olduğumuz günümüzde bile yok mu böyle insanlar? Var malesef. Kötülerden, sadistlerden, bencillerden bahsetmiyorum. Onların amaçları belli zaten. Kişisel çıkar uğruna yapmayacakları şey yok. Fakat özünde iyi olup da topluma, doğaya zarar verenler az değil. Bahsettiğim kişiler cahiller. Okumuş ya da okumamış tüm cahiller. Biliyorsunuz ki cahillik okul okumakla aşılan bir durum değil. Çevremizden sıkça duyuyoruz, kimi insanlar tüm olup biteni komplo teorileri ile anlatmaya çalışıyor. Oturup düşündüğümüzde bunların verdiği zarar, bizi açıkça öldürmeye kasteden kişilerden çok daha fazla. Düşünün ki, bir toplumda sebep-sonuç ilişkisi kurmadan, delil gösteremeden kendi fikrini, komplo teorilerini yaymaya çalışan büyük bir topluluk var. Salgının kasıtlı yayıldığını, aşının zaten çoktan bulunduğunu fakat zamanının beklendiğini anlatıyorlar. Bu toplumda sebep-sonuç ilişkisi kurarak değerlendirme yapma, araştırma ve alınan önlemler ne kadar sağlıklı olur? Çok sağlıklı olmasını bekleyemezsiniz. Özellikle ülkeyi yönetenler arasında benzer cahil isimler mevcutsa. Sonrası malumunuz. Rakamlar üzerinde manipülasyonlar, engellenemeyen ölümler ard arda gelir.

Yahut birisi, statüsü zerre önemli değil, çıkıp hastalığın sebebini hiçbir bilimsel ve mantıksal bağlantısı yokken toplumun bir kesimine yükleyebilir. Tabii ki kültürel anlamda gelişmemiş toplumlarda, bizzat toplumu oluşturan bireyler kendilerine en büyük zararı verebiliyorlar. Bunları bütün toplumlarda görüyoruz elbet ama bunların sayısı çok önemli. Toplum içindeki orantıları yüksek ise, o toplum için yıkım oluşturabiliyorlar malesef. Kimin neye inanacağına, kimin sayısının daha fazla olduğuna ehemmiyet vermek neden? Gelin bunun yerine birbirimizi anlamaya çalışalım. Nasıl daha fazla gelişebiliriz, bir arada daha rahat nasıl yaşarız, topluma ve doğaya daha fazla nasıl fayda sağlarız diye düşünelim. Bencillikten uzaklaşalım. Bunu yapması gereken ilk insanlar da düşünceleri ve davranışları sonucu topluma zarar verenler olmalı. Birey olarak rahatımızı, refahımızı arttırmanın yolu, bireysel çıkarlardan kurtulmak, toplum için çalışmaktır. Hepinize sağlık ve mutluluk diliyorum. Akılla kalın, bilimle kalın ki sağlıklı kalın.

 


Başlık Kategori Yayın Tarihi
Bizim Hata Payımız Yok Mu? Sosyal 23.08.2020
Geleceğimizi Yok Ediyoruz! Sosyal 24.07.2020
Gittikçe İlkelleşen Erkek Sosyal 21.07.2020
Ayasofya Neden Cami Yapıldı? Sosyal 11.07.2020
Nefes Almak İstiyoruz Sosyal 02.07.2020
Başlık Kategori Yayın Tarihi
İnsan ve Toplum Sosyal 19.09.2020
Sürü Toplumlar -3 Sosyal 13.09.2020
Yandaşlık Sosyal 11.09.2020
Sürü Toplumlar -2 Sosyal 09.09.2020
Sürü Toplumlar -1 Sosyal 04.09.2020

Yazıya yapılan bütün yorumlar

Duyarlı Vatandaş 01.05.2020

Sorularınıza cevap veremeyeceğim. Çünkü ne düşündüğünüz ne de sorduğunuz şeyler bir bütünlük içermiyor. Benimle de alakası yok. Birilerini vatan haini olarak belirlemek, kendisi gibi düşünmeyen herkesi tu-kaka ilan etmek, yukarıda bahsettiğim bencil, kötü, kişiliksiz insanların zihniyeti. Öncelikle bundan kurtulmanızı tavsiye ederim. Sorduğunuz sorulara gelince, ilk soruyu zaten hiç anlamadım. Neyin kişisel saldırı mı ya da genel saldırı mı olduğunu sorguluyorsunuz? Bu yazıdan vatan hainliğini, ülkenin yıkılmasını istediğimi nereden çıkardınız onu da anlamadım. Türkçeyi düzgün kullanarak ve sorularınızı mantıkla bağdaştırarak yazarsanız cevap vermek isterim.

MURAT BARIŞ ÇETİN 01.05.2020

Susarak yazımın doğruluğunu, bir düzen içinde olduğunu belli ediyorsun.

MURAT BARIŞ ÇETİN 01.05.2020

Vatan haini misin? Ülke yıkılsa daha mı iyi.

MURAT BARIŞ ÇETİN 30.04.2020

Konular hakkında gerekli incelemeler yapılıyor.

MURAT BARIŞ ÇETİN 30.04.2020

Kişisel saldırı mı genel mi belli değil?

Bu yazıya sizde kendi yorumunuzu yazabilirsiniz.