DEMOKRASİ LAİKLİK ÖZGÜRLÜK HUKUK DEVLET DİN VE İNSANCA DÜNYA SAVIM

Savım ki demokrasi, laiklik, özgürlük, hukuk, devlet, din ve insanca dünya özdeş şeylerdir.

Nedenini anlatayım.

Tarihe bakıldığında görülür ki demokrasi, laiklik, özgürlük, hukuk, din ve insanca dünya isteyen insanlar, kavimler, halklar, toplumlar ortalıkta sütyen-külot, bikini, mayo, mini şort, mini etek, açıksaçık, ahlaka aykırı giyimli ve ahlaka aykırı hayatlı değiller; ahlaka uygun giyim ve ahlaka uygun hayat içindeler yani demokrasi, laiklik, özgürlük, hukuk, devlet, din ve insanca dünya ahlakı dışlayan değil, ahlakı içeren şeyler yani bunlar için, evrensel dahi Muhammed’in de, evrensel dahi Atatürk’ün de dediği gibi ‘Önce ahlak’ çünkü düşünün ki dünyadaki herşey ahlaksız insanların egemenliğinde, bilim ve teknoloji bile, o zaman insanlığın, toplumların ve insanların durumlar çok kötü olurdu; örnek ki çocuğunuzu hertürlü(her türlü) ahlaksızlık ve uyuşturucu kullanımı içindeki bir bakkala mı gönderirsiniz yoksa ahlaklı bir bakkala mı, alışveriş için?

Yani, ahlak önemli değilse hukuka ne gerek var değil mi?

Demokrasinin, laikliğin, özgürlüğün, hukukun, devletin, dinin ve insanca dünyanın birbaşka(bir başka) ortak yönü de şu: Tarihe bakıldığında görülmekte ki tümü de bilimi, bilimciliği, bilimselliği, akılı, mantığı yani doğru olanı istedi, kendilerince de olsa. Örnek ki Engizisyon’a tepki bilim, bilimcilik, bilimsellik isteği idi ki buna vicdan da dahildir çünkü vicdanı dışlamış bilim doğru bilim değildir, yani Hitler’in yoldaşı bilimciler, tıpçılar, doktorlar doğru yolda değildiler; bu nedenle ki Muhammed ‘Sultanlarla düşüpkalkan alimler de hırsızdır.’ demiş ve bilime ahlak yanında bir de vicdanı dahil etmiştir.

Demokrasi de, laiklik de, özgürlük de, hukuk da, devlet de, din de, insanca dünya da bilim ve ahlak üzerine kurululuk istemektedir ancak bu gerçeğe karşı ilk saldırı özgürlüğü serbestlik, serbestliği özgürlük olarak yutturmakla başlamaktadır oysa özgürlük bilime ve ahlaka uygun şeyler iken serbestlik serseriliğin dostudur yani demokrasi, laiklik, özgürlük, hukuk, devlet, din ve insanca dünya serbestlik üzerine değil bilim ve ahlak üzerine kuruludur yani serbestlik özgürlük değildir, özgürlük serbestlik değildir, önce bunu anlamak zorunluluğu var yani özgürlük demek serbestlik, hürlük, hürriyet, freedom gibi şeyler değildir, bunlar özgürlük değildir, niceliktir; örnek ki sigara içmek özgürlüğü olmaz, sigara içmek serbestliği olur çünkü sigara zararlı birşeydir, bu nedenle de kötü birşeydir, zararlı şeyler özgürlük olmazlar; yani ‘Kime göre doğru, kime göre iyi?’ sorusunun yanıtı ‘Bilime ve ahlaka göre’dir. Burada, yanlış anlaşılan, yanlış bilinen şeylerden biri de ‘Ahlak zekanın, akılın, mantığın, beyinin, ruhun, felsefenin, bilimin, demokrasinin, laikliğin, özgürlüğün, medeniyetin, hukukun, eğitimin, insanlığın en yüksek nitel aşamasıdır’ gerçeğinin bilinmemesi, ahlakın dini inançlara ait bir tabu, gelenek, görenek, töre sanılmasıdır yani 21. yüzyılda kimya bilimini simya sanmayı, kimya bilimi ile simyayı aynı sanmayı sürdürmek gibi birşey.

Yani, tarihte, ahlaksızlar, onursuzlar, çıplaklar, utanmazlar, şerefsizler demokrasi, laiklik, özgürlük, hukuk, devlet, din, insancabir(insanca bir) dünya istemediler; kuşkusuz ki Kurtuluş savaşı’na katılan toplum da ahlaklı, onurlu, namuslu, şerefli insanlardı, yani bugün Türkiye varsa ahlaklı, onurlu, namuslu, şerefli insanlar, ve ahlaksız, namussuz, onursuz, şerefsiz, vicdansız Batıya meydanokuyanlar(meydan okuyanlar), karşı çıkanlar sayesinde var, ancak ne yazık ki günümüzde görülmekte ki akıldışılık ve ahlakdışılık içindeki bazı kimseler Türkiye’nin yönünü akıldışı-ahlakdışı Batıya, akıldışı-ahlakdışı modaya, akıldışı-ahlakdışı turizıma(turizme), akıldışı-ahlakdışı medyaya, akıldışı-ahlakdışı Amerikan ünlülerine doğru çevirmek istemekte.

Gerçek ki demokrasi, laiklik, özgürlük, hukuk, devlet, din, insanca bir dünya isteyenler mantıklı, doğru, bilimci bir dünya istiyorlardı, ve ahlaklı, onurlu, namuslu, şerefli insanlardı; bu gerçeği anlamadan dünya da, insanlık da, toplumlar da, ülkeler de, hukuk da, özgürlük de, devletler de, toplumlar da insanca olamazlar yani yalnızca madalyonun bir yüzünü görmek yetmez, öteki yüzünü de görmek gerekir ki bu konularda madalyonun bir yüzü bilim, bir yüzü de ahlaktır tıpkı evrensel dahi Muhammed’in ve evrensel dahi Atatürk’ün de dediği gibi ‘Bilim ve ahlak’ birlikte olmalı yani biri var, biri yok, olmaz.

Bu nedenle ki Muhammed ‘Din ilim(bilim) ve ahlaktır, bu ikisi olmazsa din de olmaz’ dedi. Atatürk de bu nedenle ki ‘Hayatta en doğru yol gösterici ilimdir(bilimdir) ve ‘Ben sıporcunun(insanın) ahlaklısını severim(isterim)’ dedi. Bir de şu ülkenin ve dünyanın haline bakın; astrolojiden, çıplaklığa kadar bilimdışı ve ahlakdışı her kepazelik, her rezillik üstelik de demokrasi, laiklik, özgürlük, hukuk diye finkatmakta(fink atmakta).

Corona salgınının temel nedeni de bu ikili birliğin insanlıkça ve toplumlarca henüz anlaşılamamış, öğrenilememiş olmasındandır ki bu durumun nedeni de akıldışı-ahlakdışı hükümdarlık, akıldışı-ahlakdışı siyaset, akıldışı-ahlakdışı özel sektör, ve akıldışı-ahlakdışı modadır.

Yani, önce bilim ve ahlak; yoksa dünyayı barbarlık haline gelmiş siyaset, eşkiyalık haline gelmiş özel sektör, ve fuhuş kültürü haline gelmiş moda ve turizım yönetir.

Yani, Sodom’u, Gomora’yı, Pompei’yi yok eden şey doğaüstü varlıklar değil bilimden ve ahlaktan uzaklık idi ki bilim de, ahlak da mantık üzerine kuruludur zaten.

Yani, ülkeler bilim ve ahlak ile yönetilmedikleri sürece ne savaşlar biter, ne suçlar biter, ne yoksulluklar biter, ne diktatörlükler biter, ne salgın hastalıklar biter.

Bilim ve ahlak insanları, halkları, toplumları, insanlığı, dünyayı birleştirecek tek doğru şeydir.

Yani, dünyayı ya genelevler, para ve silah yönetir ya bilim ve ahlak; insanlık, toplumlar, insanlar bunu anlamalı artık.

Yani ortalıkta sütyen-külot, yarıçıplak, çıplak, ahlaka aykırı bulunup; zinayı, fuhuşu, cinsel ahlaksızlıkları, astrolojiyi, medyumluğu, falcılığı serbest bırakıp; bilimdışı inançları egemen yapıp; hükümdarlıkla, siyasetle, özel sektörle, modayla, akıldışı-ahlakdışı ünlülerle; ne demokrasi olur, ne laiklik, ne özgürlük, ne hukuk, ne devlet, ne din, ne sanat, ne turizım, ne medya, ne de insanca dünya olur.

Yani, bilimde ve ahlakta birleşilmedikten sonra sınırlar kaldırılsa ne olur, kaldırılmasa ne olur; siyasi partiler olsa ne olur, olmasa ne olur.

Bilin ki Noah’ın(Nuh’un) gemisi’ne binmeyen şey de cehalet ve nefs idi, binen şey bilim ve ahlak idi; Mose’yi(Musa’yı) Firavun karşısında egemen yapan şey de bilim ve ahlak idi.

 
Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 30.4.20/12.03