NETFLIX BEREN SAAT'İN VE EŞCİNSELLİĞİN MANTIKSIZLIĞI VE TÜRKİYE'DEKİ ÜNLÜLERDEKİ YOZLUK

Atatürk 'Sanatsız kalmış bir milletin hayat damarlarından biri kopmuş demektir' dedi ancak ondan önce de, onunla bağlantılı olarak 'Önce ilim(bilim) ve ahlak' da dedi yani ahlaksız kalmış bir sanatın en önemli hayat damarı kopmuş demektir. Sanatı ve sanatçılığı bu bağlamda düşünmek, yorumlamak gerekir yani ne Zeki Müren 'Sanat güneşi'dir, ne de Bülent Ersoy 'Diva'dır.

Ülkemizdeki şiddetin ve ahlaka aykırılığın, toplumsal sorunların bir nedeni de sırf ünlü diye ve reyting ypmak için; akıla aykırı, ahlaka aykırı, Türklüğe aykırı, dine aykırı insanları ekranına, sayfalarına taşıyan, baştaçı yapan, gündem yapan, öven, onurlandıran yoz medyadır. Ben on yıldır internette felsefeden, şiire; bilimden, dine, her konuda yazılar yazıyorum, kimsenin umurunda değilim, bu on yılda ise ne akıldışı-ahlakdışı insanlar ünlü oldular ülkede, amaçım ünlü olmak değil de durumu anlatmaya çalışıyorum yani düşünün ki Atatürk'e ve Mevlana'ya bile hakaretler edilirken akıla aykırı, ahlaka aykırı insanlar ünlü, baştaçı yapılmakta; akıla ya da ahlaka aykırı biri olsaydım, açık ki böyle olmazdı. Açık ki Abd'de bile, sosyal medya fenomenliğine de, ünlülüğe de giden yol akıldışılığa ve ahlakdışılığa giden yol üzerine kuruludur yani utança giden yol da, Abd ya da nefs türü ünlülüğe giden yol da onurun onur taşları ile değil nefsin, utanmazlığın haz taşıları(taşları) ile döşelidir yani akıldışı-ahlakdışı sistemin hazzına haz katmıyorsan derin olmaz.

Bağı anlamak için tüm üzümleri yemeye gerek yok.

Eşcinselliğin saçmalığını ya da mantıksızlığını anlamak için de tüm eşcinsellerle ya da eşcinselliği savunan herkesle konuşmaya gerek yok; en ünlülerinden birinin sözleri bile yeter.

Savım ki akıldışı, ahlakdışı, küresel ve derin bir merkez her ülkede olduğu gibi Türkiye'yede de akıldışılık ve ahlakdışılık yaymaya, ve dünyanın en büyük devleti, en büyük siyasi partisi, en güçlü silahı olmaya çalışmakta; bunun için de akıla ve ahlaka aykırı ne varsa da, akıldışılığa ve ahlakdışılığa hizmet edecek ne varsa da kullanmaya çalışmakta; akıldışı-ahlakdışı modadan, astrolojiye; pornodan, eşcinselliğe; akıldışı-ahlakdışı turizımdan(turizmden), akıldışı-ahlakdşı medyaya; akıldışı-ahlakdışı bilgisayar oyunularından, akıldışı-ahlakdışı ünlülere kadar; bu nedenle televizyon bile akıldışı-ahlakdışı ünlüleri topluma akılhocası, lider, önder, baştaçı, saygınlık, değerlilik olarak her gün ekrana getirmekte, ülkede alim, alime yokmuş gibi. Yani gerçek ki 21 yüzyılda akıldışılık da, ahlakdışılık da masum da, sahipsiz de, küresel amaçsız da, siyasi amaçsız da değil artık.

Kimisi siyasetçi oldu diye, kimisi iktidar oldu diye, kimisi patron oldu diye, kimisi şirket kurdu diye, kimisi ünlü oldu diye kendini alim, alime ya da toplum ya da insanlık ya da dünya önderi, lideri; zekaküpü(zeka küpü), akılküpü(akıl küpü), aydın, medeni, çağdaş, üstün sanmakta oysa bunlara giden yol önce ahlaktan geçer çünkü savım ki ahlak zekanın, akılın, mantığın, beyinin, ruhun, demokrasinin, özgürlüğün, akıl-ruh sağlığının, insanın, insanlığın, hukukun, dünyanın ve evrimin en üst nitel aşamasıdır. Yani hem ahlaka aykırı olup hem de alim, alime, toplum önderi, dünya lideri, insanlık lideri, akılküpü, çağdaş, medeni olunmaz.

Ahlakdışılıktan ve ahlaka aykırı giyimli ya da özel hatalı sözde ünlülerden, ahlaka aykırı kitlelerden ve ve ahlaka aykırı ekonomiden çıkar sağlayan akıldışı-ahlakdışı medya da akıldışı-ahlakdışı ünlüleri sürekli baştaçı etmekte, övmekte, onurlandırmakta, gururlandırmakta ki ahlak hem beyinde, hem bacak arasında, hem giyimde önemlidir, gereklidir, zorunludur, ahlak ve namus açısından.

Beren Saat isimli yoz ünlü, Netflix eşcinselliği özendiriyor' savı, ve Netflix'in yasaklanması konusunda demiş ki 'Netflix'i kapatsanız da eşcinseller var. Netflix konuya dahil edilerek eşcinsellik ötekileştiriliyor. Hiç gerek yok, çünkü ötekileştirdiğimiz herkesin çok acı çektiğini biliyoruz. Eşcinsellik hayatın bir gerçeği. Bir şekilde çözemediğimiz bir on yıldan geçtik. Artık biraz ders almak lazım. Siz bastırsanız da bir insanın cinselliği sadece onu ilgilendiren bir meseledir. Netflix’i kapatsanız, başka mecralarda da var, başka hikayelerde de var. Bu var ve bütün o çocuklar bizimler. Kabul edeceğiz, onların hikayelerini de izleyeceğiz. Neden ötekileştiriyoruz? Ötekileştirmeyelim, o hikayelerinden rahatsız olmayalım.'. Bu sözler tam da o akıldışı, ahlakdışı, küresel ve derin güçün istediği, hoşuna giden sözlerden ancak iyi ki mantıksız sözler çünkü yoksa mantıksızlıkları kanıtlanamayacaktı ve toplum da bu sözleri doğru sanacaktı.

Beren Saat'in bu sözleri gerçekte hem onun mantıksızlığını, yozluğunu; hem eşcinselliğin mantıksızlığını, yozluğunu; hem de Netflix''in mantıksızlığını, yozluğunu, hem de ünlülerin mantıksızlık ve yozluk içinde olduklarını anlatmaktadır. Şöyle ki: Uyuşturucu yasaklansa da uyuşturucu severler, uyuşturucu bağımlıları, uyuşturucu satıcısıları, uyuşturucu üreticisileri var; aynı şey sigara, içki, porno, fuhuş, zina, ensestlik sevenler, deliler, sapıklar, sadistler, terör örgütüleri için de var; bu durumda bunları da serbest bırakmak gerekir, Beren Saatin mantığına göre; zaten o küresel güçün en son amaçı, Abd'de olduğu gibi her ülkede porno, çıplaklık, zina, fuhuş, ensestlik, esrar, astroloji, medyumluk dahil her türlü akıldışılığı ve ahlakdışılığı serbest bıraktırmaktır yoksa Abd bunalıma girer, kendisinden kuşku duymaya başlar, ve toplumu da 'Bilim ve ahlak' içinde bir Abd istemeye başlar ve insanlıkdışı, yoz Abd sistemi yıkılır yani o küresel merkezin Abd'de olduğunu anlamak hiç de zor değil.

Beren Saat isimli yozluk diyor ki 'Bir şekilde çözemediğimiz bir on yıldan geçtik. Artık biraz ders almak lazım.. Pkk'ye karşı savaş da 30 yıl oldu, yani demek ki Beren Saat'in yoz mantığına göre Pkk'yi de serbest bırakmak gerekiyor bu durumda, değil mi? Zinayı, genelevleri, sıtriptiz kulübülerini, sexshopları, sütyen-külot pılajları, toplumsal alanlarda mini şort diye külotla dolaşmayı serbest bırakan sistem açık ki eşcinselliğe karşı da deil demektir; düşünün ki Akp öncesi son hükümet döneminde Cine 5'te gece 12'den sonra şifreli de olsa porno yayınlar başlamıştı, Ab öyle istiyor diye; Tutti-fruttiyi de unutmayalım yani savaşılmazsa kuşkusuz ki her yanlış ve kötü şey de yayılır, örnek ki Bırezilya'da(Brezilya'da), fuhuş devlet desteğindedir.

Beren Saat isimli yozluk diyor ki 'Eşcinsellik hayatın bir gerçeği.'. Serbest bırakılırsa ya da ülke bilim ve ahlak üzerine kurulmazsa; eğitim bilim ve ahlak üzerine kurulmazsa, ülkede hertürlü ahlaka aykırılık serbest olursa eşcinsellik de, mafya da, terör de, uyuşturucu da, porno da Abd''de olduğu gibi 'hayatın gerçekleri'nden olur ancak bilimin, ahlakın, demokrasinin, laikliğin, dinin, insanlığın, akıl-ruh sağlığının gerçeklerinden olmaz. Hayat hem insanların kölesidir hem de alim, alime değildir; hayatı, dünyayı, bedeni, nefsi aşmak gerekir.

Beren Saat isimli yozluk diyor ki 'Siz bastırsanız da bir insanın cinselliği sadece onu ilgilendiren bir meseledir.'. İnsanlar bilim ve ahlak içinde değilseler ya da dini tanımlayan ''Din bilimdir, ahlaktır, vicdandır, merhamettir, dürüstlüktür, tarafsızlıktır, medeniliktir, nefssizliktir, inzivadır' diyen Din hadisileri'ni bilmiyorlarsa kuşkusuz ki akıldışı, bilimdışı, ahlakdışı yolları seçerler çünkü insanlar bildikleri ile yaşarlar. Yani insanlara, toplumlara bilim ve ahlak içindeki doğru eğitim verilmiyorsa seçimler de kuşkusuz ki yanlış olur. Öteyandan; hem akıl-ruh sağlığı açısından, hem de doğru toplum ve doğru insanlık açısından; insanlar yanlış ya da kötü ya da zararlı şeyleri seçmemek zorundalar yoksa açık ki sigara da, içki de, uyuşturucu da, zina da, fuhuş da, ensestslik de, hayvanlarla cinsel ilişki de, mafyalık da, terör de, insanların kendi seçimleridir yani hiçbir konu yalnızca insanın kendisini ilgilendirmez; hele ki yanlışlarını ya da kötülüklerini toplum içinde yapıyorsa ya da topluma yansıtıyorsa. Her devlet her vatandaşından sorumludur; eşcinsellikten Aids olursa ne yapacak kişi; doğruca devletin, vatanın, milletin, kamunun hastahanesine, ilaçına(ilacın), tedavisine koşacak, onları masrafa sokacak. Yani, Beren Saat'in yoz mantığına göre; sokağa çöp atanlara da, sokak duvarılarına işeyenlere de, toplum içinde çıplak gezenlere de, başkalarına teşhircilik yapanları da hoşgörmek gerekmekte; bakın, Japonya'da insan eti satılan lokantalar da var yani satan razı, alan razı yani kişi ölmeden ya da intihar etmeden önce bedenini lokantaya yasal olarak satmış, parasını da yoksul ailesine vermiş.

Eşcinsellik ne olağan birşeydir, ne olması gereken birşeydir; eşcinsellik ya bedene, hormonlara yani ilkelliğe ve niceliğe köleliktir ya şizofrenidir yani insanice, medenice birşey de değildir, özgürlük de değildir. Yani insanlar burunları ile de çorba içebilirler, duvarlara da işeyebilirler, hayvanları da becerebilirler, öyle ise bu da olağan olmalı değil mi, bu durumda?

Netflix denilen şey; kendi dini inançının peygamberi olan Jesus'u(İsa'yı) bile bir dizide eşcinsel yapmış birşeydir yani böylesine akıldışı, ahlakdışı, insanlıkdışı, akıl-ruh sağlığıdışı birşeydir; yani düşünün, kendi peygamberlerine böyle bir adiliği yapabilenler yarınbirgün(yarın birgün) Atatürk'e de, sizin peygamberinize de neler yapmaz ya da neler yapabilir; bu durum bile eşcinselliğin akıldışı, ahlakdışı, insanlığa aykırı durumunun kanıtılarından biridir. Açık ki İstanbul sözleşmesi'ni de, Netflix'i de, eşcinselliği de savunmak ya cehaletttir ya ajanlıktır ya da deliliktir. Görmediniz mi Atatürk'e 'ayyaş', Mevlana'ya 'eşcinsel' demeler başladı ülkemizde; Muhammed'e hakaret eden karikatürler; Hindistan'da da 'Gandhi'ye eşcinsel dediler; ancak Abd'nin akıldışı-ahlakdışı rezil, kepaze, paçavra, deli, fahişemsi ünlüleri baştaçı edilmekte her gün, sürekli. Amaç ne; ülkelerdeki ahlak ve insanlık açısından doğru liderleri, önderleri yok etmek çünkü ülkelerde ahlakdışılığı yaymak için bu da zorunlu.


Beran Saat kim? Alime mi, düşünür mü, bilge mi, bilimci mi; felsefel, bilimsel, toplumsal araştırmaları, yazıları olan biri mi? Saçmasapan bir dizide oynamakla, saçmasapan bir reklamla oynamakla, ünlü olmakla ne alim, alime olunur, ne de topluma akılhocası. Yani bu insan hangi hakla topluma akılhocasılığı yapıyor ya da yaptırılıyor? Bu kadın neden Ben bilmem, konunun uzmanları bilir' demiyor?

Akıla, ahlaka aykırı ünlülere önerim: Ününüzden dışarı çıkmayın, ününüz kadar konuşun, zaten yeterince yozluk ediyorsunuz topluma. Zaten siyaset ve özel sektör yeterince zarar veriyor, kötülük ediyor topluma ve ülkeye; bir de siz etmeyin. İnsanlar çıplaklıkla da, halter kaldırmakla da, top oynamakla da, dans etmekle de, yemek tarifi ile de ünlü olabiliyorlar ancak Türkiye'ye de, insanlığa da bedeni ile değil bilim ve ahlak ile ünlü insanlar gerekli.

Hele ki ortalıkta bikini, mayo, mini şort, tayt pantolon, mini etek, göğüs dekolte yani yani akıla, ahlaka, Türklüğe, dine aykırı giysilerle dolaşanların Türkiye toplumuna akılvermeye(akıl vermeye), akılhocasılığı yapmaya hiç hakları yok.

İstanbul sözleşmesi denilen kepazeliği de Beren Saat'i de etkisi altına almış bu tür kafayapısı istiyor işte.

Bu ülke de, dünya da korumasız ve sahipsiz değil; Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi 'Bilim ve ahlak'ın koruması altında. Bu nedenle ki birgün değil yalnızca Abd, tüm dünya bilim ve ahlak içinde tek devlet, tek vatan, tek millet, tek dil, tek din olacak. Doğrunun ve insanlığın doğru pusulası ne Abd'dir, ne Ab, ne ünlüler, ne siyaset; o pusula yalnızca ve yalnızca 'Bilim ve ahlak'tır, Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi. Bu nedenle ki pılajlar dahil, akıldışı-ahlakdışı moda dahil, akıldışı-ahlakdışı mekanlar dahil akıla ve ahlaka aykırı herşey biran önce yasaklanmalıdır; biryanda okullarda ahlak dersi verip, biryanda da genelevlere, ahlaksızlıklara izin verip, sonra da o ülkenin adına 'Türkiye' diyemezsiniz çünkü Türk demek önce 'Ahlak' demektir; bu nedenle ki Atatürk de 'Ben bilim ve ahlak içinde insan, toplum, vatan, ülke, devlet isterim' dedi, tıpkı Muhammed gibi.

Haydi öyleyse; siyasete ve ünlülere değil; Muhammed'in de, Atatürk'ün de dediği gibi 'Bilim ve ahlak'a koşmaya. Gerçek ki bilimin ve ahlakın merkezi olamayan ülke dünyanın da merkezi, önderi, lideri, övünçü(övüncü), onuru, gururu olamaz.

Unutmayın; o küresel merkezin de, İstanbul sözleşmesi'nin de, Netflix gibi şeylerin de son(nihai) amaçları Türkiye'de eşcinselliği ve pornoyu olağanlaştırmaktır yani akıla aykırılık da, ahlaka aykırılık da dış güçlere ajanlık kapsamındadır 21. yüzyılda yani bunlar bağımsız, kendibaşlarına(kendi başlarına) ya da rastlantı değiller.

 

Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız, hiçbir dinden olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 23.7.20/10.29