MEVLANA EVA AMURRI VE SÖZCÜ GAZETESİ

İnsanlık şunu öğrenmeli artık: Muhammed de, Atatürk de, din de ‘Önce bilim ve ahlak’ der. Yani, bilim ve ahlak olmayan yerde Muhammed de, Atatürk de, din de yoktur. Yani, din bir ilaha inanıp, sonra da ‘Canın ne isterse yap’ değildir. Dinin tanımını dünyada ilk kez dahi Muhammed yaptı, ve ‘Din ilimdir(bilimdir), ahlaktır, vicdandır, merhamettir, tarafsızlıktır, dürüstlüktür, medeniliktir, nefssizliktir ve inzivadır’ dedi. Yani dini Din hadisileri’ne sormak gerekir, başka yerlere değil.

Sözcü gazetesinin internet sitesinde 22.4.2020 tarihinde bir haber: Bir kadının yani Eva Amurri diye birinin, sosyal medya hesabına koyduğu yandan fotoğrafta; gözleri yumuk, ağızı küçük diline kadar açık, 32 dişi ortalıkta olarak sözümona mutluluk, sevinç, duygu, büyük birşey başarmış, dünyada ilk kez ve ilk bebeği doğurmuş kadın kahkahası atmakta olan, ve yatağa oturuk çırılçıplak bir kadın yani Eva Amurri; yanında biri 7-8 yaşlarında, biri 17-18 yaşlarında, kadına ait iki kız çocuğu; ve kadının kucağında, henüz kordonu kesilmemiş, kordonun bir ucu bebeğin karınına(karnına), bir ucu da kadının rahimine bağlı, henüz doğmuş bir bebek. Ne çocuklarından utanmak, ne toplumdan utanmak.

Bikini, mayo diye ortalıkta sütyen-külot gezen bir toplumda ve insanlarda utanmak kuşkusuz ki bir anlam ve değer taşımaz.

Ve bu kadın sosyal hesabında Mevlana’nın bir sözünü paylaşmış, Mevlana’ya ‘Rumi’ deyip, İngilizce olarak, nereden, kimden, nasıl öğrenmişse. Söz şu: ‘Sevdiğiniz güzellik neyse, yaptığınız şey de o olsun. Diz çöküp secde etmenin yüzlerce yolu vardır.’.

Mevlana’yı ya da İslamiyet’i ya da dini tanımlayan, ‘Din ilim(bilim), ahlak, vicdan, medenilik, utanmak, nefssizliktir’ diyen Din hadisileri bilmeyen insanlar için; Din hadisileri ya da dinin bu tanımı dışlanırsa tam da bir hazcılık(hedonistlik), nefsçilik, utanmazlık haklılığı ve serbestliği yani dine aykırılık serbestliği, dine aykırılık hakkı verecek sözler. Ancak; bu kadının, bu kadının benzerilerinin(benzerlerinin) ve Sözcü’nün anlayamadığı birşey var: İslamiyet ya da din ‘Önce ahlak, utanmak, edeb’tir de; belli ki bu kadın da, Sözcü de Mevlana’nın bu sözündeki ‘secde’ sözünün İslami anlamını henüz öğrenememiş olmalılar; yani, Mevlana bu sözünde ahlakı, edebi, utanmayı dışlayın’ demiyor çünkü bu sözü Müslümanlığı öne çıkan Mevlana söylemiş yani Mevlana Müslüman, yani örnek ki bir dinsiz ya da Hippi ya da ahlaksız bir ünlü değil; yani, Mevlana’nın o sözünü İslamiyet yani Din hadisileri içinde değerlendirmek gerekir yani Mevlana’nın o sözü her konuya, her duruma, her olaya, her kişiye koşulsuz uygulanabilecek bir söz değildir yani Mevlana ‘Önce ahlak, edeb’ diyen bir dini inança(inanca) ait bir kişidir ki Mevlana’nın sözleri bu kişilikten ve bu durumda ayrı, kopuk, soyutlanıp değerlendirilemez; yani, Mevlana’nın o sözü örnek ki ‘Herkesin çinde çocuk doğur, fotoğrafını da sosyal medyaya koy, hiçkimseden utanma, canın/nefsin ne istiyorsa yap’ anlamı taşımıyor.

Batı Jesus’u(İsa’yı) da böyle, genel durumdan kopuk olarak değelendirmekte; bu nedenle ki ortalıkta sütyen-külot gezenlerin de, genelevlerdeki fahişelerin de boyunlarında haç kolye olabilmekte. Kuşkusuz ki benzeri durum Türkiye’de de var; örnek ki Türkiye’de de hem medyaya çıplak, ahlaka aykırı, dine aykırı pozlar verip hem de ‘Allah’ diyen ünlüler, ve bikini, mayo diye ortalıkta sütyen-külot dolaşıp Müslüman olduklarını söyleyen sıradan insanlar var pılajlarda(plajlarda), otel havuzularında(havuzlarında), site havuzularında üstelik de kitlesel olarak.

Demek ki Amerikan eğitimi yalnızca damlayı öğretmekte, o damlanın alındığı denizi değil; yalnızca ağaç yaprağını öğretmekte, o yaprağın koparıldığı ağaçı(ağacı) da değil ki siyaset de aynı mantığı taşır, siyaset de devenin kulağını gösterip devenin gerisini göstermeme yöntemidir.

Oysa ahlak yoksa nitel zeka, nitel akıl, nitel mantık, nitel beyin, nitel ruh da olmaz, hayvanlardaki hallerin devamı olur yalnızca çünkü ahlak zekanın, akılın, mantığın, beyinin, ruhun nitel en üst aşamasıdır.

İnsanlar yalnızca sözlere değil; sözleri söylemiş olanların kişiliklerine, dünyalarına, inançlarına da bakmalılar yoksa ortaya böyle saçmalıklar çıkabilir.

Kadın çırılçıplak ortada; bebeğin kordonu vaginası ile bebek arasında havada sallanmakta; bir de utanmadan Mevlana’dan söz ediyor; Mevlana’yı cehaleti ve nefsi yani dinin en büyük iki düşmanı için kullanmaya kalkıyor ki bu durumdan gerçek ki ‘Mevlana kebabı’, ‘Mevlana şekeri’ gibi nefs ürünleri üreten, Mevlana’yı İslami kişi yani ‘Önce ilim(bilim) ve ahlak’ diyen Muhammed’in kişisi olarak değil de nefs olarak dünyaya tanıtan Müslümanlar da sorumlu, suçlu.

Sürekli olarak, ahlaka aykırı ünlülerin ahlaka aykırı fotoğraflarını yayınlayıp ahlaka aykırı ünlülere övgüler sunan Sözcü gazetesi de dinden anlamadığını bir kez daha göstermiş olmakta böylece.

Yazıktır, ayıptır, utançtır.

Din hadisileri diyor ki ‘Din utanmaktır, utanmak yoksa din de yoktur’. Ve bu kadının sosyal medyada yayınladığı fotoğrafta ise utanmak firarda. Bir de Mevlana’dan söz ediyor. Bunlara Mevlana’yı kim, nasıl anlatıyorki(anlatıyor ki), öğretiyorki(öğretiyor ki). İnsanlara din öğretmek istiyorsanız, önce utanmayı öğretin; din öğrenmek istiyorsanız, önce utanmayı öğrenin; sonra da Din hadisileri’ni öğrenin. Ahlaka aykırı hallerle din de, dinlilik de olmaz; Taş deviri’nde(devri’nde) yaşamıyorsunuz.

Unutmayın; Abraham(İbrahim) da, Mose(Musa) de, Jesus(İsa) da, Muhammed de, din de, felsefe de, bilim de, demokrasi de, laiklik de, medeniyet de, edebiyat da, sanat da, Atatürk de, özgürlük de, akıl-ruh sağlığı da önce ‘Utanmak’tır; cehaletten, akılsızlıktan, mantıksızlıktan, aptallıktan, ahlaksızlıktan, vicdansızlıktan, merhametsizlikten, barbarlıktan, vahşetten, utanmazlıktan utanmak.

 
Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 22.4.20/09.02


Başlık Kategori Yayın Tarihi
YAZIN Şiir 18.10.2020
YAŞIM ON SEKİZ Şiir 17.10.2020
Dünya Şiir 11.10.2020
Ayrılık Şiir 16.09.2020
Öyle bir Eylül ki Şiir 15.09.2020