SEDA SAYAN TÜRKİYE TURİZM VE CENNET

Tüm dünyanın halinden anlaşılmakta ki sırf ünlüler ya da sırf ünlüler ve zenginler yani ünlüler ve paraları var diye; akıldışılık ve ahlakdışılık içindeki ünlüler kendilerini toplumlarının ve insanlığın ya da dünyanın alimi, alimesi, vazgeçilmezi, önderi, üstünü, değerlisi sanmaktalar ancak bilinmeli ki 'Bilim ve ahlak' içermeyen ün ancak ya yanlışın ya da kötülüğün ya da cehaletin ve nefsin ünü olur, nefs ki zaten en büyük cehalettir; ahlaka aykırılık da en büyük cehalettir çünkü ahlak zekanın, akılın, mantığın, beyinin, ruhun, demokrasinin, laikliğin, özgürlüğün, insanlığın, medeniyetin en üst nitel bölümüdür. Bu nedenle ki Muhammed de, Atatürk de 'Önce ilim(bilim) ve ahlak' dedi.

Akıldışı turizım(turizm) de, ahlakdışı turizm de yasaklanmalıdır. Turizım de, demokrasi de, özgürlük de felsefeye, bilime ve ahlaka uygun olmalıdır.

Turizım da, moda gibi, sigara gibi ülkemize önce medenilik, kültür olarak getirildi. Moda 'Biraz moda giyin de medeni ol, insan ol' dedirtti önceleri çünkü ahlak, edeb, kibarlık üzerine kurulu idi. Turizım da Türkiye'ye önce kültür, dostluk, konukseverlik gibi tanımlamalarla getirildi. Ancak maske düştü ve modanın da, turizımın da akıldışı, ahlakdışı, insanlıkdışı durumu ortaya çıkıverdi; bunda en önemli güç açık ki akıldışı, ahlakdışı sözde ünlüler oldu çünkü örnek ki Türk kadınına bikini, mayo, mini etek, göğüs dekolte gibi şeyler giydirilemez ancak ünlülere kolayca giydirilebilmekte; yani açık ki moda da, turizım da, akıldışı-ahlakdışı ünlülük de farkında olunmasa da Türkiye'ye, Türklüğe, ahlaka, akıla, mantığa, dine, insanlığa karşı bir ajanlık durumu. Bakın; Abd ülkelerde önceleri siyasetçileri ve generalleri satın almak için uğraşırdı; şimdi ise bu işi hem de cebinden hiç para çıkarmadan, ünlülerle yapmakta çünkü ünlüler hem bu işi parasız, gönüllükle yapıyorlar çünkü arkalarından koşan, öcnelikle geçn, çocuk olmak üzere, milyonlarca insan oluyor yani örnek ki bir Lady Gaga ya da Madonna ya da Jennifer Lopez anında en başta ünlüler olmak üzere milyonlarca kişiyi etkiliyor, yönlendiriyor yani Abd'nin akıldışı-ahlakdışı amaçlarına kolayca ve ücretsizce büyük bir hizmet ediyorlar; bu nedenle ki Abd Afrika'ya Angelina Jolie'yi gönderiyor çünkü ünlü demek akıldışılık-ahlakdışılık demek oldu yani tam da Abd'nin istediği birşey; Abd'nin bu işi siyasetçilerle, generallerle yapması çok para ister oysa ünlülerle yapmak hem ücretsiz hem de Abd'ye çok para kazandırmakta; bu nedenle ki Abd akıldışı-ahlakdışı modaya ve akıldışı-ahlakdışı ünlülerine sarılmış durumda. Bu duruma alet olmamak gerekir yoksa erdem türü şeylerden söz etmek hakkı yok olur.

Felsefenin, bilimin, dinin, demokrasinin, laikliğin ve insanlığın akıldışı-ahlakdışı modaya da, akıldışı-ahlakdışı ünlülere dur demesi zorunlu bir durum aldı artık.

Akıldışı-ahlakdışı siyasetçiler ve akıldışı-ahlakdışı özel sektör biryandan; akıldışı-ahlakdışı moda, akıldışı-ahlakdışı turizım(turizm), akıldışı-ahlakdışı medya ve akıldışı-ahlakdışı ünlüler biryandan; bu durumla dünya, insanlık ancak akıldışı-ahlakdışı bir duruma gider; siyasetçiler, kapitalistler ve ünlüler keyif içinde yaşarlar; halklar ise sürünürler.

Öteki ülkelerde olduğu gibi Türkiye de hem akıldışık ve hem de ahlakdışılık içinde olup hem de kendilerini ülkeleri, dünya ve insanlık için bir halt sanan; felsefeye, bilime ve 'Önce bilim ve ahlak' diyen Muhammed', Atatürk'e ve dine göre yoz ünlülerle dolmakta.

Neden? Çünkü ünleri ve paraları var; bu nedenle de kendilerini zorunluluk, gereklilik, önemli, değerli, bir halt sanmaktalar gibi.

Türkiye ne demek? Türk demek. Türk ne demek? Atatürk'ün de dediği gibi 'Ahlak' demek. Ahlak da önce ahlaka uygun olan, ahlaka aykırı olmayan giyimler başlar, toplumsal alanlarda.

'Cennet' ne demek? İslamiyet demek. İslamiyet demek de 'Önce ilim(bilim) ve ahlak' diyen Muhammed'in dediği gibi bilim ve ahlak demek. Ahlak da önce ahlaka uygun olan, ahlaka aykırı olmayan giyimler başlar, toplumsal alanlarda.

Yani insanın Türkiye, Türklük, Müslümanlık ve din açısılarından(açılarından) kendini önemli, değerli bulması, kendini beğenmesi için önce bilimsellik ve ahlak içinde olması zorunludur. Yani bilime ve ahlaka aykırı kimseler Türkiye, Türklük, Müslümanlık ve din konusularında(konularında) ya da bu konuları ilgilendiren konularda kendilerini lider, önder, gereklilik, zorunluluk, örneklik, bir halt sanmalılar. Yani 'Mevlana'nın 'Ne olursan ol gel' dediği yer bilimsel mantık, ahlak, edeb, nefssizlik, insanlığa örneklik içeren ve öğreten yerdir.

Seda Sayan 'Gökova ve Ören’in gönüllü turizm elçisi olacağım. Bu cennetin tanıtılması ve tabii ki çok iyi korunması için her türlü desteği vermeye hazırım, Gökova ve Ören’in gönüllü turizm elçisi olacağım. Türkiye’nin en cennet köşesinde yaşıyorsunuz, Ören için yapılacak her türlü tanıtımda bende destek olmak isterim. Ören'de Gökova'nın kalbinde cennette yaşıyorum. Bu cennetin tanıtılması ve tabii ki çok iyi korunması için her türlü desteği vermeye hazırım, Gökova ve Ören'in gönüllü turizm elçisi olacağım' demiş.

Seda Sayan'ın toplum önünde ve içinde giydiği giysilere bakın: Bikini ya da mayo denilen sütyen-külot, meme yanlarını neredeyse göbek deliğine kadar açıkta bırakan akıldışı-ahlakdışı moda gibi sözde bir giysi türü. Türk demek de, Müslüman demek de, İslamiyet demek de, din demek de, Atatürk demek de, Türkiye demek de, demokrasi demek de, laiklik demek de, özgürlük demek de, sanat demek de önce ahlak demektir; ahlak da toplum içinde, toplum karşısında ahlaka uygun, ahlaklı, ahlakçı giyim demektir.

Google'a 'Seda Sayan fotoğraflar' yazın. Çıkan sayfada ahlaka, dine, Türklüğe, İslamiyet'e, dine, Müslümanlığa, dinliliğe aykırı giyimli pek çok fotoğrafı çıkıyor.

Yani hem İslamiyet'e aykırı giyimlerle ortalığa çıkmak hem de İslami bir kavram olan 'Cennet'ten söz etmek, hem de İslam'a aykırı olan pılajlara cennet demek; hem de İslamiyet'e aykırı yerlere elçilik yapmak Seda Sayan'ın kafasına uysa da dinin, İslamiyet'in, felsefenin, bilimin, dinin, mantığın kafasına uymaz.

Türkiye'nin elçisi olmak için, 'Önce ilim(bilim) ve ahlak' diyen Atatürk'ün de dediği gibi önce bilim ve ahlak içinde olmak gerekir; biryere 'Cennet' demek için de o yerin, 'Önce ilim(bilim) ve ahlak' diyen Muhammed'in de dediği gibi bilim ve ahlak içinde olması gerekiyor; ve bir insanların kendilerini Türkiye ve din ile birlik gösterebilmeleri için önce 'Bilim ve ahlak' içinde olmaları gerekiyor.

Yani, Türkiye ve İslam adına konuşmak öyle kolay değil.

Mevlana 'Ne olursan ol, gel' dedi ancak 'Bilim ve ahlak ile değiş; geldiğin gibi, olduğun gibi kalma' dedi.

Yani, Seda Sayan'a ve benzerlerine Türkiye, din ve insanlık açısılarından(açılarından) söylenilecek tek söz 'Gölge etme başka ihsan istemez' olur.

Türkiye'ye ve insanlığa önderlik sesi güzel ya da bedeni güzel ya da yüzü güzel diye olmaz; felsefede, bilimde ve dini tanımlayan Din hadisileri'nin tanımladığı dinde üstünlük ile olur.

Akıldışılık, bilimdışılık, ahlakdışılık, dine aykırılık içindeki ünlülere felsefe, bilim ve din der ki 'Ününüzden ve paranızdan yukarı çıkmayın. Toplum alkışladı diye alim, alime, doğru önder olunmaz; bunlar ancak bilim, ve  Din hadisileri'nin tanımladığı din ile olur.'. Öncelikle bilinmeli ki Türk insanı da, dinli insan da toplum ahlaka aykırı giyinmez. Yani Türklüğe ya da Din hadisileri'ne aykırı kimseler dertlerini Türklük, Türkiye, din dışındaki durumlarla anlatmalılar; kendilerini Türklük ile, Türkiye, Müslümanlık ile özdeşleştirmemeliler. Atatürk 'Türküm diyen herkes Türktür' dedi ancak önce 'Bilim(İlim) ve ahlak' dedi yani bilimi ve ahlakı dışlayıp Türk, Türkiye, Türkiyeli, Atatürkçü, dinli, Müslüman, doğru sanatçı, doğru ünlü, topluma ve insanlığa doğru örnek olunmaz.

Ne demek yani insanların sütyen-külot; bay, bayan karışık; ahlakın, utanmanın, dine uygunluğun, İslam'a uygunluğun, Türklüğe uygunluğun olmadığı yerlere 'Cennet' demek?  Bunun en masum tanımı 'yozlaşma'dır.

Ahlakdışı turizım Türkiye'ye, Türklüğe, dine elçi olmak değil; ahlakdışı Batıya, Batının ahlakdışı ünlülerine, Batının ahlakdışı modasına, Batının ahlakdışı hayatına elçi olmaktır.

Türkiye'nin de, insanlığın da cehalet, ahlaka aykırılık, dine aykırılık, nefs simgesi ünlülere değil; düşünürlere, alimlere, alimelere, bilgelere gereksinimi var.

Sanat yalnızca sanattır, herşey değil; hele ki sanat felsefeden, bilimden, ahlaktan, dinden hiç üstün değildir. Doğru sanat ve doğru sanatçılık bilimin ve ahlakın, dinin yanında yer almaktır, karşısında değil.

İslam'a aykırı yerler için 'Cennet' sözcüğü(kelimesi), kavramı kullanılamaz.


Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 25.4.20/09..50