FATMA GİRİK'İN ATATÜRKÇÜ OLMAK ANLAYIŞI

Fatma Girik 2020 yılının 23 nisanında demiş ki 'İçimdeki Atatürk çocuğu hiç ölmedi. Ben bir Atatürk çocuğuyum ve bize emanet edilen bu bayramı ölene kadar kalbimde taşıyıp kutlayacağım, bu nedenle evimi Atatürk posteri ve dev Türk bayrağı ile donattım, içimdeki çocuk asla ölmedi. 23 nisan bayramlarını hiç kaçırmazdım. Ulu önder Atatürk'ümüzün bizlere çocuklara armağan ettiği ve dünyada tek olan bu bayramı nefes aldıkça ömrüm yettiğince bende kutlayacağım, çünkü ben Atatürk çocuğuyum içimdeki Atatürk çocukluğu asla ölmedi, bundan daha güzel bir gün olabilir mi, evimi Atatürk posteri ve Türk Bayrağı ile donattım böyle iki güzel manzara birbirine ancak bu kadar yakışabilir, Atatürk'ümüzle gurur duymalı O'nun bize bıraktıklarını yaşamalı ve asla unutmamalıyız ki O olmasaydı bugünleri göremezdik.'.

Gerçek ki Atatürkçüler Atatürk'ü henüz anlayabilmiş değiller.

Fatma Girik için, Atatürk ne imiş? Atatürk posteri, Türk bayrağı, 23 nisan bayramı, çocuk olmak, Atatürk posterinin ve Türk bayrağı'nın oluşturdu manzara. Yani kadının 62 yıllık hayatında anlayabildiği Atatürk bu imiş; yani özetle haz, hayata hazla bakmak.

Peki, Atatürk gerçekte kim?

'Hayatta en doğru yol gösterici ilimdir(bilimdir); benim sözlerimle ilimin sözleri çelişirse beni değil ilimi dinleyin' deyip 'bilimcilik' diyen; 'Ben sıporcunun(sporcunun/insanın) ahlaklısını severim(isterim)' deyip 'ahlakçılık' diyen bir insan yani 'Önce bilim ve ahlak' diyen insan.

Peki; Google'a 'Fatma Girik fotoğrafları' yazıldığında çıkan sayfadaki; bikini, mayo diye sütyen-külot, ahlaka aykırı fotoğraflar; açıksaçık fotoğraflar ahlaka uygun mu? Peki, Fatma Girik'in bir bayla nikahsız yaşamış olması ahlaka uygun mu?

Yani, düşünün ki kadın 'Çocukluğumdan beri' diyor. Yani, 'Önceden değildim de, sonradan Atatürkçü oldum' dese, neyse.

Yani, düşünün ki bu ülkede Anadolu bayanı baş örtülü gezerken bu kadın bikini, mayo diye sütyen-külot idi; o zamanlar filımlarında(filmlerinde) onu bikinili, mayolu ya da açıksaçık, ahlaka aykırı giyimlerle gördüğünde, ve bir bayla evlilikdışı yaşadığını öğrendiğinde, Türk toplumu ona 'Aa, ne ahlaklı kadın!' mı diyordu yani onun halini ahlak ile aynı kefeye mi koyuyordu, onun yaptıklarını ahlak olarak mı tanımlıyordu?

Peki, kadının bilimle ilgisi ne? Ahlaka aykırılık bilime de aykırılık demektir çünkü ahlak zekanın, akılın, mantığın, beyinin, ruhun, felsefenin, bilimin en yüksek nitel aşamasıdır yani ahlaka aykırılık bilime de aykırılıktır.

'O'nun bize bıraktıklarını yaşamalı ve asla unutmamalıyız.' diyor ancak Atatürk'ün asıl bıraktıklarının 'Bilim ve ahlak' olduğunu bilmiyor.

'O olmasaydı bugünleri göremezdik' diyor. Bugünlerde gördüğümüz neki(ne ki); Atatürk'ün dediği bilimcilik ve ahlakçılık mı yoksa astrolojiden, medyumluğa kadar bilimdışılık mı yoksa akıldışı-ahlakdışı modadan, akıldışı-ahlakdışı turizıma(turizme) kadar ahlakdışılık ve akıldışılık mı yoksa yetişkin insan dişisinin sigara, içki içmesi, ve pılajlarda(plajlarda) bikini, mayo diye, sokaklarda mini şort diye külotla gezmesi mi yoksa zina ve eşcinsel evlilik serbestliği mi? Nedir yani bugünlerde Atatürkçü olan ya da Atatürk olan?

Açık ki Fatma Girik de Atatürk'ü ve Atatürkçü olmayı hiç anlayamamış.

Ben henüz dini anlayan yani dini tanımlayan Din hadisileri'ne uygun bir Müslüman görmedim; Atatürk'ü anlayan bir Atatürkçü de görmedim.

Herkes işin zevkinde, hazzında, nefsinde; kimi buna din, inanç, iman diyor, kimi de Atatürkçülük, demokrasi, laiklik, özgürlük falan.

Müslümanlar dini tanımlayan Din hadisileri'ni anlasalardı, İslam dünyası dünyanın, insanlığın önderi olurdu; Atatürkçüler Atatürk'ü anlasalardı, bugün demokrasiyi ve laikliği mumla arıyor olmazlardı.

Herkes, din diye de, Atatürkçülük diye de hayal içinde çünkü kimsenin dinle de, Atatürkçülük ile de ilgisi yok.

Dinli olmak için de, Atatürkçü olmak için de tek yol var: 'Bilim, ahlak ve nefssizlik.'. Bunlar yoksa din de olmaz, Atatürkçülük de olmaz, demokrasi de olmaz, laiklik de olmaz çünkü bunlara aykırılık demek doğruya aykırılık demektir.

Evet; din de, Atatürk de çocuk kafası ile anlaşılmaz çünkü ikisi de önce bilim, bilimcilik, bilimsellik, mantık ister. Bu nedenle ki çocukları dinli gösterenler dini, Atatürkçü gösterenler de Atatürk'ü bilmiyorlar demektir.


Necdet Gürçiftçi
Bağımsız, özgür, bilimsel, tarafsız; hiçbir dini inançtan ve hiçkimseden yana olmayan dinli ve bilge
İnternette yayınlandığı zaman: 25.4.20/01.35