Bir 'Sanatçı', ülkesinin kaderini değiştirebilir mi?

Küçüklükten beri film izlemeyi sevmişimdir. Kitle yolu ile bireylere ulaşan oyuncular içerisinde ise gerçek 'Sanatçılar' kimler sorusu çocukluğumdan beri düşündüğüm ve tartıştığım bir konu. Peki başlığımızdan da yola çıkarak devam edecek olursak, bir 'Sanatçı', bir ülkenin kaderini değiştirebilir mi? Bu soruyu Times Dergisi, en etkileyici 100 kişi arasında gösterdiği Aamir Khan bağlamında paylaşmış.

Aamir Khan'ı bilmeyenimiz azdır sanırım ülkemizde. Kimileri tarafından Hollywood'a rakip gösterilen Hint sinemasının tartışmasız en sevilen, en etkili ismi. Ülkesini dünyaya Taare Zameen Par, 3 Idiots gibi filmlerle tanıtmış, kendi ülkesinde Dangal, Lagaan gibi filmlerle gönüllerde taht kurmuş (ki dünyada da çok seveni vardır) efsane oyuncu, yönetmen, sunucu ve kanal sahibi. Elde ettiği başarılar onu tartışmasız çok mutlu etmiştir. Ama bir şeylerin eksik olduğunu hissetmiş ki ülkesinde, sadece oyuncu olarak kalmak istememiş ve sanatçı kavramına ağırlık vermiştir. Bu tabir, ülkemizde de çokça tartışma konusu, bilirsiniz. "Sanatçı kime denir?, Ülkemizde sanatçı  diyebileceğimiz isimler kimlerdir?" gibi sorular, birçok insanımızın zihnini meşgul etmiştir. Aslında beklentiye göre değişse de tanımı, herkesin kabul ettiği bir ortak nokta var elbet. Sanatçı; topluma yön veren, ışık olan, doğruları aktaran, herkesin kolayca yapamayacağı işlere imza atan ve bunlarda istikrarlı kişilere denir, kısaca! Kısaca diyorum çünkü içi o kadar boşalmış, boşaltılmış bir kavram ki günümüzde, dikkat çekmeyi başaran herkese sanatçı der olduk. Oysa kullanırken en fazla dikkat etmemiz gereken kavramlardan bir tanesi olsa gerek. Aamir Khan'a dönecek olursak, kendisi ülkesinde devrimci sinema ve medyanın da öncüsü olmuştur. Yaptığı 'Satyamev Jayate' isimli program ile, daha ilk bölümden kitleleri sokağa dökmüş ve kadın hakları konusunda çığır açmıştır. Ülkesini, yaşadığı toprakları ve toplumunu düşünen, toplumuna bir şekilde katkı sağlamak isteyen Aamir Khan, her zaman bir yolunu bulmuş ve ona verilen 'Sanatçı' lakabını da sonuna kadar hak etmiştir.

Peki, bizim ülkemizde durum nedir? Bizim sanatçılarımız var mıdır? Tabii ki bizim sanatçılarımız da vardır. Her ne kadar günümüzde yaptığı işi sadece para için yapan insanların çoğalması ve bilgiye, erdeme verilen değerin, dünyanın her yerinde olduğu gibi ülkemizde de hızla düşmesi söz konusuysa da, bizim de gerçekten sanatçı diyeceğimiz isimlerimiz olmuştur ve yeni isimler de çıkmaktadır. Bana kalsa sayarım şimdi, neredeyse tüm ilk dönem sinema oyuncularını, yönetmenlerin ya da diğer mesleklerde gözden ırak kahramanlarımızı. Fakat, bu ortak tanım doğrultusunda herkes birçok isim bulacaktır zaten. Ama dünya sinemasından örnek vermişken, kendi sinemamızdan da parlayan bir ismi örnek olarak vermek isterim. Sadece lafı atıp, eleştirip çekilmemek lazım sonuçta. Yaptıkları işi tebrik etmek, haklarını vermek lazım ki bu insanlar devam etmek yolunu seçsinler. Hevesleri kırılmasın. Bu isim, Covid-19 hastalığı sebebiyle kişisel karantinaya girdiğimiz günlerde, şans eseri denk geldiğim çok anlamlı iki filmin baş rollerini de üstlenen Aras Bulut İynemli. Toplumun sorunlarına ayna olmak, topluma yol göstermek adına rol aldığı '7. Koğuştaki Mucize' ve 'Tamam Mıyız?' isimli filmler ile, bence, 'Sanatçı' olmaya adım atmıştır kendisi. Araş Bulut İynemli sadece bir örnek tabii ki. Onun gibi birçok isim var. Bildiğimden fazla olması da en büyük isteklerimden birisi. 

Tabii, sanatçı kavramını sadece toplumda farkında olunacak statütülere sahip kişilere atfetmemek gerekir diye düşünüyorum. İşini iyi yapan ve topluma, insanlığa katkıda bulunma erdemine, yeteneğine sahip herkes elbette isimsiz sanatçılarımızdır. Başta, özellikle şu son dönemde, kendi canlarını ve hayatlarını hiçe sayıp bizlere yardım edebilmek adına işlerinin başında bulunan sağlık çalışanlarımız, istisnasız her ismiyle bu kapsam içerisine girmektedir. Bitirmeden, bir de kendimize dönüp bakmamız gerekir? Hani o çok sıradan sahneler, satırlar vardır ya filmlerde, kitaplarda! Ben kimim? Gerçekten, biz kimiz? Yaşadığımız topluma, insanlığa bir faydamız var mı? Bunun için uğraşıyor muyuz? Yoksa, tarih boyunca dünyadan oksijen çalmaktan başka birşey yapmamış olan yığınlardan birisi miyiz? Başımızı yastığa koyduğumuzda ya da bilahare aynaya baktığımızda, birkaç soru da kendimize soralım lütfen. Kendimizi tanıyalım ve fırsat verelim. Biz dünyayı değiştiremeyiz belki, fakat etki ettiğimiz bir isim ileride güzel bir dünya bırakmamıza aracı olur, ne dersiniz?

 

"Bir ulus, sanattan ve sanatçıdan yoksunsa, tam bir hayata sahip olamaz." 

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK 


Başlık Kategori Yayın Tarihi
Önce İnsan Olmak Sosyal 09.05.2020
Cehalet Salgını Sosyal 30.04.2020
Birlikte Denememiz Lazım Sosyal 11.04.2020
Asıl İnsanlık Düzeyi Yaşam 09.04.2020
ÖZ ELEŞTİRİ Sosyal 26.03.2020
Başlık Kategori Yayın Tarihi
GENÇLER NEDEN EVLEN(E)MİYOR? Sosyal 22.05.2020
ESKİ RAMAZANLARI UNUTMAYALIM Sosyal 15.05.2020
Aklın bir hali olarak; "Analidratik" düşünce Sosyal 04.05.2020
CORONA GÜNLERİNDE TOPLU ULAŞIM Sosyal 28.04.2020
SOSYAL YARDIMLAŞMADA TEKELLEŞME SORUNU Sosyal 23.04.2020

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.