TERÖRİST KİMDİR?

Bugün dünyada en çok kullanılan ve yine en farklı anlaşılan kelimelerden bir tanesi de TERÖRİST kelimesidir.

Kısaca tanımlarsak; Terör; cebir ve şiddet kullanarak; baskı, korkutma, yıldırma, sindirme veya tehdit yöntemlerinden biriyle, Devlet otoritesini zaafa uğratmak veya yıkmak veya ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini bozmak amacıyla tekil kişi tarafından yapılan eylemler için “Terörist” ifadesi veya İki yahut daha fazla kimsenin terör suçunu işlemek amacıyla birleşmesi halinde “Terör örgütü” meydana gelmiş sayılır.

Dünyadaki neredeyse tüm ülkelerin kendilerine has bir TERÖRİST tanımı vardır. Ülkelerin diğer ülkelerdeki örgütlere bakış açısı Terörist tanımını belirleyen unsurlardan biridir.

Her bir ülkenin Terörist tanımında neredeyse en belirleyici yegane unsur ise o örgütün o ülkeye zarar derecesidir. Eğer A ülkesine, ülkenin çıkarlarına zarar verecek potansiyeli var ise A ülkesi anında o örgütü Terörist olarak ilan eder.

Bir ülkenin Terörist ilan ettiğini karşıt bir ülke Kahraman ilan edebilir. Kahraman ilan ettiği örgütleri saha sonra ise bizzat kendisi Terörist ilan edebilir. Örneğin; Afganistan’ı işgal eden Rus’lar ülkelerini savunan İslamcı Mücahidlere Terörist derken ABD ve Avrupa ise Afganistan’lı Mücahidleri “Ülkelerini Sovyet Rusya İşgalinden kurtarmaya çalışan Özgürlük Savaşçıları” olarak lanse ediyor ve destek veriyordu. Daha sonra ise Sovyet Komünizmi tehlikesi kalmayınca ve Rus’lar Afganistan’dan çekilince kendini tek süper güç olarak gören ABD bu defa daha önce destek vererek bizzat eğittiği Afganistan’lı Savaşçıları Terörist ilan etti. Konjöktür değişince Özgürlük Savaşçıları da bir anda Terörist oluvermişti!

Batının iki yüzlülüğünün en önemli ispatlarından biride birkaç yıl önce Mısır’da yaşandı; Mısır’da yasal olarak yapılan seçimlerde halkın yüzde 52 oy vererek iktidara getirdiği Muhammed MURSİ’nin bağlı olduğu İHVAN’I MÜSLİMİN (Müslüman Kardeşler) eline silah alıp tek bir tane silahlı eylem yapmamasına rağmen ABD ve Batı ülkeleri ile bunların oyuncakları olan Arap ülkeleri liderleri tarafından “Terörist, Terör Örgütü”  olarak ilan edilirken, BALTACILAR adlı Vahşi Örgüt eliyle binlerce Müslümanların kanını dökerek Mısır’da kanlı dökerek DARBE yapan, seçimleri kaldıran DİKTATÖR SİSİ ise Meşru!! lider olarak tanımlandı.

Batının ikiyüzlülüğünün en önemlilerinden biride halen gözümüzün önünde Libya’da yaşananlardır. Ülkesinin kaynaklarını halkının refahı için harcayan, herkesin devlet tarafından ücretsiz olarak konut sahibi yapıldığı, Ülkesinde halkından Vergi almayan, Yurt dışında okuyacak gençlere Kira, Araç ve Burs yardımı gibi her türlü imkânı sağlayan, ülkesinde evlenecek gençlere Ev, Ev Eşyası ve Çeyizleri devlet olarak ücretsiz veren, Her eve her ay Gıda ve diğer ihtiyaçları için Devlet katkısı olarak maaş bağlatan Libya Lideri Kaddafi “DİKTATÖR, TERÖRİST” olarak tanımlandırılıp ülkesi tarumar edilip üstelikte Ülkelerine Demokrasi getirileceğine inanan aptallar güruhu tarafından katlettirilirken,  Batının kuklası, Ülkenin Hakimiyeti altındaki bölgelerinin kaynaklarını Batıya ve Batının oyuncağı Arap Liderlerine peşkeş çeken, Yasal olarak seçimle gelmiş Yönetime karşı Terör eylemleriyle savaşan Öz Hakiki Terörist Halife HAFTER gibileri ise Batı ve SİSİ gibi Batı uşağı bazı Arap ülkeleri yöneticileri tarafından tam Koruma sağlanarak, tam destek verilerek meşrulaştırılmaya ve Libya’ya Devlet Başkanı yapılmaya çalışılıyor.

ABD ve Batının ikiyüzlülüğünün en belirgin örneklerinden bir tanesi de PKK örgütüne bakışlarıdır. Türkiye Devleti ile NATO Üyeliğinden dolayı bozuşmak istemeyen Batı ülkeleri PKK Örgütünü Terörist ilan ederken, PKK Örgütünün yavru örgütü Suriye’deki PYD’ye ise tam destek vererek silah ve mühimmat desteği sağlayabilmekte ve PYD militanlarını eğitebilmektedir.  Tıpkı, daha önce Afganistan’da Afgan Savaşçılarına yaptıkları gibi. Konjöktüre (Menfaate) göre Destek, Konjöktüre (menfaate) göre savaş ilan et…

Burada enteresan olan bir durum ise şudur ki, PYD/YPG yöneticileri kendilerini dünya görüşü olarak Sosyalist/Komünist derken aynı zamanda Sosyalizmin baş düşmanı olduğu söylenen Küresel Emperyalizmin ağa babası ABD’nin emrine girmekten hiçte rahatsız olmamalarıdır !… Bu, gerçekten çok enteresan bir durumdur ve bence Sosyologların ve Psikologların incelemesi gereken bir durumdur. Yıllarca biz Sosyalist ve Komünistleri Emperyalist ABD’ye karşı savaşıyor diye biliyorduk. Sosyalist Che Guevara’nın Latin Amerikadaki ABD’ye karşı destansı kahramanlık hikayelerini okuyarak büyümüş bir nesildik biz.. Oysa burada, Suriye’de ise tam tersi bir durum vardı. Üstelik bu aşırı şaşırtıcı durumda olan sadede YPG’de değildi. Suriye’de ABD askerlerinin eğitim verdiği kamplarda Türkiye’den giden bir çok Komünist/Sosyalist ve Alevi örgütçükte vardı ve bunlarda yayınlarında sürekli ABD için Emperyalist ifadelerini kullanan ve halkı ABD ile savaşmaya çağıran örgütçüklerdi bunlar. İnsan şaşırıyor haliyle bu durumları görünce…

Peki, Sadece tekil şahıslar ve Örgütlermi Terör eylemleri düzenlerler?

Bu Sorunun cevabı maalesef Kocaman bir Hayır’dır. Dünya üzerindeki Yasal olarak tanınan, Meşru Devletlerinde sık sık TERÖR eylemlerine başvurdukları görülmektedir. Bazen kendi ülkeleri içinde, bazen de kendi sınırları dışında Terör eylemleri gerçekleştiren devletlerde vardır.  Rahatlıkla Terörist eylem olarak vasıflandırılabilecek bu eylemleri bazen bizzat kendi ülkelerinin legal istihbarat örgütleri vasıtasıyla bazen parayla veya silah vererek satın aldıkları kukla örgütçükler vasıtasıyla gerçekleştirirler.

“Devlet Terörü” denince akla gelen ülkelerden bir tanesi de adına İsrail denen Terör devletidir. Filistin topraklarında İngiliz hâkimiyeti döneminde, İngilizlerin tam desteği ve bilinçli göz yummasıyla ve hatta teşvikiyle Terörist eylemlerle Filistin halkının topraklarına el koyup Devlet ilan eden İSRAİL meşru bir devlet olarak ilan edilirken topraklarını savunmaya çalışan Filistinliler ise Terörist ilan edilebiliyor. Halen bu Terör eylemleriyle topraklarını sürekli olarak genişleten ve Filistinlilerin topraksızlaşması politikalarına tam gaz devam eden İsrail’e karşı suskun kalan Batı dünyası topraklarını savunmak zorunda kalan Filistinlilere Terörist demeye devam ediyor.  70 yıldan fazladır İsrail Devleti denen oluşumun sürekli olarak Filistin topraklarını işgal etmesi süreci devam ediyor ve her geçen yıl Filistinlilerin toprakları azalırken İsrail’in toprakları ise sürekli işgaller neticesinde her yıl daha da genişliyor.

Terör ve Terörist kelimeleri şu aralar ise en çok İslam Coğrafyasında kullanılan iki kelime.

Batı ve Batının uşaklarının emrine girmeyen her Şahıs, STK veya Devlet mutlak surette Terör ile iltisaklı gösterilerek ezilmeye çalışılır. Batı Dünyasının hesabına gelmeyen her bir oluşum Terör ve Terörist gibi iki sihirli kelime aracılığıyla anında susturulmaya çalışılırlar.

Anlayacağımız dostlar, Batılı devletlerin dünya ülkelerine Şiddet, baskı, korkutma, yıldırma, sindirme, tehdit gibi yöntemlerle dünyaya korku salarak hakimiyet kurmaya çalışan gerçek Teröristler tarafından bireylerin, STK’ların veya her Devletin/Devlet Adamının her an Terörist ilan edilebileceği bir dünyada yaşıyoruz…


Başlık Kategori Yayın Tarihi
PETROLE SEVİNMEK Politika 24.08.2020
DİLİPAK, AKPARTİ VE KADEM. Sosyal 18.08.2020
“KARDEŞLİK” BÖYLEMİ SAĞLANACAK? Sosyal 17.08.2020
SAYIN VALİM Yaşam 17.06.2020
RAMAZAN PİŞKİN MESELESİNE DAİR Sosyal 05.06.2020
Başlık Kategori Yayın Tarihi
BİR SAVUNMA YAZISI (20) Genel 28.09.2020
BİR SAVUNMA YAZISI (18) Genel 24.09.2020
BİR SAVUNMA YAZISI (17) Genel 20.09.2020
RESULULLAH'IN AİŞE VALİDEMİZLE EVLENMESİ RİVAYETLERİNİN KRİTİĞİ Genel 13.09.2020
KADIN Genel 12.09.2020

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.