ÖZ ELEŞTİRİ

Bugün geldiğimiz durumda bilimin önemini bir kez daha fark ettik. Topluma fayda sağlayacak, toplumu ileriye taşıyacak bireyler yetiştirmek ancak bilime yapılacak yatırım ile mümkün olabiliyor. Türk halkı olarak bunu sadece zor dönemlerde yüzeysel olarak fark edip, biraz düze çıktığımızda orta çağ adetlerine, inanışlarına geri dönüyoruz. Başta korona virüsü olmak üzere, örnek verilecek çok şey var ama konumuz farklı aslında. Bu yazımda biraz kendi yaptığımız hatalardan, kontrolü kaybettiğimiz anlardan bahsetmek istiyorum.

Biliyorsunuz, bilime ve gelişime önem veren kimseler olarak, hayatlarını İnanç üzerine kuran insanlar ile genellikle bir çatışma içerisindeyiz. Her iki taraf da kendi hayatını istediği şekilde yaşamak istiyor olsa da, kontrolü kaybeden ve aşırıya kaçanlar, olayın özünü anlayamayanlar yüzünden ülke olarak çatışmaları uç noktalarda yaşıyoruz. Ve bu kontrolü kaybedenlere malesef bizler de dahil oluyoruz kimi zaman. Doğru zamanda, doğru eleştiriyi yapmayı öğrenmek ve alışkanlık edinmek en önemli ödevlerden birisi biz modern bireyler için. Korona virüsü başlangıcından beri herkes kendince katkı sunmaya çalışıyor. Bilim tarafını es geçip, ruhani olarak, dualarla katkı sağlayabileceğini düşünen insan sayısı çok fazla malumunuz. Ama fark edilmiyor ki edilen dualarda bile, Yüce Tanrı'nın isteği ve izni ile bir aşı bulunması dileniyor. Bu, devlet yönetimini elinde tutan insanların da düşünce temelini oluşturduğu için ülkede sıkıntılar büyüyor. Neden? Çünkü ona yatırım yapmak, gerekli insanları görevlendirmek en önemli nokta. Ve devletten beklenen de bu. Bu durumun tersi yaşanıyor bizde ve tabiki eleştiri alıyor.

Gel gelelim, mantık ve bilimi ön planda tuttuğunu savunan insanlarımız bile mantıklı hareketler, yararlı eleştiriler yapamıyor çoğunlukla. Din ile bilimi yarıştırmak gibi bir alışkanlık almış başını gidiyor. "Bir doktor bin imama, bir laboratuvar bin camiye, bir hemşire okulu bin Kur'an kursuna bedel." gibi çok yanlış çıkarımlar ve eleştiriler dolaşıyor sosyal mecralarda. Böyle olunca da din-bilim çatışması alıp başını gidiyor elbet. Sözün özü, her ne kadar bağnaz ve kapalı düşünce yapısında ısrar eden insanlar karşısında duygularımızı kontrol etmek bazen çok güç olsa da, bilime ve mantığa yönelen insanlar olarak söylediklerimizi iki kere, hatta bu gibi zamanlarda 5 kere düşünüp dile getirmek gerekiyor. Mantıklı hareket edelim, doğru eleştirelim, çatışmalara yol açmayalım ki aralarında biraz da olsa doğru ve yeni fikirlere açık olan insanlar, gereksiz savunmaya geçmesin. Düşünmeye çekilebilsin. 


Başlık Kategori Yayın Tarihi
Nefes Almak İstiyoruz Sosyal 02.07.2020
Ayasofya Sorunu Sosyal 15.06.2020
Neden Hala İnsan Olamadık? Sosyal 28.05.2020
Önce İnsan Olmak Sosyal 09.05.2020
Cehalet Salgını Sosyal 30.04.2020
Başlık Kategori Yayın Tarihi
RAMAZAN PİŞKİN MESELESİNE DAİR Sosyal 05.06.2020
SOSYOLOJİK VİRÜS "IRKÇILIK" Sosyal 04.06.2020
GENÇLER NEDEN EVLEN(E)MİYOR? Sosyal 22.05.2020
ESKİ RAMAZANLARI UNUTMAYALIM Sosyal 15.05.2020
Aklın bir hali olarak; "Analidratik" düşünce Sosyal 04.05.2020

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.