"NON-THING"

“Düşünmeyeceksin!” diyor Bruce Lee.

Elbette “düşünmek” insanın diğer canlılardan ayrıldığı en üstün tarafıdır. İnsan bu öncelliğiyle tüm canlılara egemen olmuştur. Tüm canlılar insanoğlunun emrine amadedirler; melekuttur; insana hizmet ederler. İnsan düşünürken birikiminden yararlanır. Ölçüye göre düşünmek zorundadır. Acele karar vermemelidir. Aksi taktirde “düşünce” yanlış sonuçlara yelken açacaktır.

Bruce Lee’nin kastettiği elbette sosyal hayatta düşüncesiz davranmak değildir. Zira kendisi bir düşünce adamıdır; bir dövüş filozofudur.

Öyleyse nedir Bruce Lee’nin kastettiği? Bazılarının zikrettiği refleks midir?

Refleks dendiğinde ilk akla gelen otomatik tepkidir. İnsan vücudunun düşünceden bağımsızca gerçekleştirdiği mükemmel, kusursuz, harika, muhteşem, mucizevi tepkisidir. Düşünceden bağımsız olması nedeniyle buna ilahi yardım da denilebilir. Gözlerimizi refleksle kırparız. Birçok trafik kazasını refleksle önleriz…

Bruce Lee’nin kastettiği böyle bir refleks de değildir. Onun kastettiği dövüşmek esnasında yaşanan zihinsel tutumdur.

Dövüşürken düşünmeyeceksin; dövüşten önce ve sonra elbette düşünebilirsin. Fakat eylem başladığında zihin su gibi akmalıdır. Su gibi akışın gerçekleşmesi düşünmemeye bağlıdır. Düşünce akışkanlığa set’tir. Akış düşünceye takılır. Akışın ele geçirdiği zihni düşünce ele geçirir. Düşünce zihinde var iken aynı zamanda hakimdir de.

Öyleyse dövüş başladığında zihin sadece işini yapacak. Düşmanın detaylarına dalmayacak. Hatta düşmanın gözünün rengini bile fark etmeyecek. Sadece işini yapacak: Dövüşecek. Zihin düşünceye takılmadan akacak. İşte Bruce Lee’nin “non-thing” ifadesinden kastettiği budur.

Zekâ beynin tüm fonksiyonlarının uyumlu ve verimli çalışmasının davranış üzerinde gözlediğimiz, amaçlı davranışı, mantıklı düşünebilmeyi ve çevreyle etkili iletişimi kurabilmeyi etkileyen genel bir kapasitedir. Soyut düşünme yeteneği ve çevreye adaptasyon yeteneğidir. Bilgiyi deneyimlerden öğrenebilme ve depolayabilme kapasitesidir. Ayırt edebilme, muhakeme ve algılama gücüdür. Hayal gücü, algısal hız, çağrışım ve ilişkiler kurabilme kapasitesidir. Yani Jeet Kune Do’nun zekayla alakalı bir tarafı var. Bruce Lee’nin kitabında yazdıkları ve birçok veciz sözü onun dilsel zekasının iyi düzeyde olduğunu gösterir. Bruce Lee’nin felsefesinde daha geçerli alternatifler getirmesi onun mantıksal-matematiksel zekasının da iyi düzeyde olduğunu gösterir. Bruce Lee’nin imgelerle ve üç boyutta düşünebilme, nesneleri ve eylemin sonrasını zihinde görebilme becerisi onun görsel-uzamsal zekasının iyi olduğunun delilidir. Bruce Lee’nin bir filminde sopanın sesiyle gösterdiği ritim ile dövüş esnasında vuruş seslerinin ahengi onun müziksel zekasıdır. Bruce Lee’nin balerin gibi esnekliği, gardını süslemesi, vücut dili yani jest ve mimikleri kullanabilme ve vücut uzuvları ile beyin arasında uyumlu koordinasyon sağlayabilme becerisi onun bedensel-kinestetik zekâsıdır. Yapaylıktan yana olmaması ve her konudaki doğallığı mutlaka onun doğacı zekasını olumlu etkilemiş olmalıdır. Yedinci sanat olan sinema onun sosyal zekasıdır. Bruce Lee’nin diğer fikirleri analiz ve kritik ederek yargılayabilme, neden–sonuç ilişkileri içinde karşılaştırabilme ve değerlendirmeler yapabilme becerisi olan analitik zekâsı, onun yeni bir dövüş sistemi olan Jeet Kune Do’yu bulmasına neden olmuştur. Kendi analizlerini pratik ederken de pratik zekasını çalıştırmıştır. Belki de onun en çok gelişmiş olan zekâ türü içsel zekasıdır; çünkü kendi duygu, düşünce, yargı ve zihinsel dünyasını çok iyi tanımış biri olarak kendi davranışlarını yönetebiliyordu. Zekâ bana göre düşüncenin algıda ve ezberde çabukluğu, analiz veya sentezlemede kusursuzluğu, duygusal veya düşünsel derinlikte icat becerisiyle ilişkilidir.

İnsanın diğerlerinin zihinsel durumlarını ve duygularını fark edebilme yeteneği olarak tanımlanan zihin ise bana göre duygu ve düşüncelerimizin sınırlandırılmadığı içimizdeki uzaydır. Duyu organlarınızla algıladıkça düşünürsünüz; düşünerek bilgilenirsiniz ve sonra da bildikleriniz üzerinden düşünürsünüz. Düşüncelerinizin doğruluğu bilgilerinizin isabetli olmasıyla doğru orantılıdır.

İnsanın hayatında refleks daha anne karnında bebek iken istemsiz olarak kontrol edilen ilk hareketlerdir. Arama, emme, emekleme, çekme, adımlama da birer reflekstirler. Vücudumuza karşı uyarılara karşı aniden tepki vermesi demek olan refleks doğuştan olduğu gibi sonradan öğrenilerek (şartlı) da kazanılmaktadır. Refleksi beynimiz ile öğreniriz fakat öğrendikten sonra bunu omuriliğimiz sürdürür. Jeet Kune Do öğrenirken, darbe alırken veya almamaya çalışırken, düşerken ve düşmemeye çalışırken beynimiz devrededir. Öğrendikten sonra bunu omuriliğe taşırız ve hem daha iyi savunur hem de eskisi kadar düşmeyiz. Denge çalışmalarında büyük kas gruplarını ve kaba motor becerilerini kullanırız.

Hayvanların birçok davranışlarının temelinde olan refleksler, insan davranışında şartlanma seviyesindedir. İnsanlarda refleksler, korunma mekanizması sınırları dahilindedirler. Dış çevreden uyarıları alan bir alıcı organ, uyarıyı sinir sistemine götürücü bir yol, sinir sistemi içinde bir refleks merkezi, merkezin cevabını götürecek bir götürücü yol, refleks cevabın ortaya çıktığı organ refleksi oluşturur. Bunlardan biri bozulsa refleks ya kaybolması veya yahut anormal olarak ortaya çıkmasına neden olur. Refleks ilahi bir terbiyenin tezahürüdür. Gözde gerçekleşen “kornea refleksi” mükemmel çalışır. Doktor muayene ederken ağzınıza çubuk (abeslang) sokunca öğürmeniz de “yutak refleksi”dir; bu da mükemmeldir. Bruce Lee’nin medizir topunu karın kaslarına çarptırmasının sebebi “karın derisi refleksi”ni devreye sokmaktır; böylece karnına darbe gelirse refleksle karın kasları kasılarak etkiyi minimize edecektir. Bunlar yüzey refleksleridir.

Bizi burada ilgilendire sonradan kazanıldığı için şartlı reflekstir. Fakat zaman geçince unutulabilir. Chi-Sao (sticky hands) ve Phon-Sao (trapping hands) çalışmasında şartlı refleks gelişir. Fiziksel tepki gelişir. Belli bir ataktan sonra hemen sonra gerçekleştirilen karşı atak da şartlı refleksi geliştirir. İçgüdü de doğuştan gelir ve olgunlaşma sonucu gelişen bir davranıştır; ancak refleksten farkı karmaşık olmasıdır. Refleks uyarıcıya karşı gösterilen basit bir davranıştır; aynı zamanda kusursuz, tutarlı ve hızlıdır. Çocuğun emme refleksi farklıdır annenin annelik içgüdüsü taşıması farklıdır. Davranış hissedilen tepki ve hareketlerinin tümüdür. Tepki uyarıcılara karşı organizmanın gösterdiği davranıştır. Uyarıcı ise insanların duyu organlarını harekete geçirerek insanda tepkiye yol açan durum değişikliğidir. Statik teknik çalışmalarında tepkisel gelişim söz konusu olur.

Bruce Lee’nin “Düşünmeyeceksin!” dediği zihinsel bir tutum ve prosestir. İşin fiziksel boyutu zihni de geliştirmelidir. Çalışmaya kendimizi ne kadar verirsek zihin o kadar illiyetini artırır. Fiziksel çalışma olmadan zihinsel gelişim de olmaz. Fakat fiziksel çalışmanın içine zihni katmak da şarttır. Çünkü zihni katmadıkça süreç uzar; kattıkça başarı elde edilir. Aslında zihinsel durum bedene sonuç olarak yansır. Zihin meditasyon halinde huninin dar deliğinden her olasılığı görerek karşılar. Detaylara takılamazsın. Sadece işini yaparsın. Bruce Lee, “Düşünmeyi bırak; ancak onu bırakma. Teknikleri gözlemiyor gibi gözle” derken hasma yapışmamanı, detayları fark etmemeni, farkındasızca farkında olmanı ister. Bunun için de derin akılla nasıl düşünebileceği öğrenmeni tavsiye eder. Bruce Lee işte bu yüzden “Hiçlik tanımlanamaz…” der.

NOT: Yararlanabileceğiniz Kaynak: Yüksel Yılmaz, "Bruce Lee System Jeet Kune Do'nun Felsefesi", Yalın Yayıncılık, İstanbul-2008.


Başlık Kategori Yayın Tarihi
PEMBE GERÇEK AŞK MEKTUBU Edebiyat 05.08.2020
JEET KUNE DO’MUZA KULELKAVİDO EKLEMEMİZİN NEDENLERİ Spor 16.07.2020
DUYGULARDAN FISILTILAR (10) Şiir 14.07.2020
BİR SAVUNMA YAZISI (14) Genel 26.06.2020
BİR SAVUNMA YAZISI (13) Genel 25.06.2020
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Fenerbahçe'nin Yeni Teknik Direktörü Spor 04.03.2020
Sınırların takımı Beşiktaş! Spor 19.01.2020
Futbol Köyleri ve Bölgesel Milli Takım Karmaları Spor 17.01.2020
Şampiyon Galatasaray!! Spor 20.05.2019
Bitmeyen çile Spor 16.04.2019

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.