Din Sömürüsü

Dinler tarihi okuyanlarımızın da bildiği üzere, ilk insanlar birçok şeye kutsal veya tanrı gözüyle bakmışlardır. Anlamlandıramadıkları ve kendilerinden güçlü gördükleri güneş, ay, ateş, dağlar gibi varlıklar; onlar için tapınılacak ve kutsal görülecek varlıklardı. Ama İnanç sisteminin var olmasından itibaren bunu kullanan ve aslında İnanç üzerinden kendi kazançlarını arttıran insanlar hiç azınlıkta değildir. Mekke'nin put merkezi olduğu dönem en önemli örneklerden birisidir. Normalde bir ticaret merkezi olan Mekkede, Tanrıların temsilcisi olan putların yerleştirilmesi üzerine ziyaret eden kişi sayısını arttırarak, bu durumu kazanç için kullanan kişiler her zaman lider, ticareti yönlendiren kişiler olmuştur.

Ya da Anadolu'da en çok tapınılan tanrılardan birisi olan Tanrıça Artemis'in mabedinin bu kadar önemli olmasının en önemli etkilerinden bir tanesi de, Artemis'in koyu taraftarlarının bu özelliği ticaret için kullanması değil midir? Güya Artemis'e koşulsuz inanan bu din tüccarları, ellerindeki bu kazanç imkanını kaybetmemek adına, yeni inanç sisteminin üyelerine ve liderlerine büyük zulümlerde, hatta kıyımlarda bulunmuşlardır. Fakat yeni dinin kabul görmesi üzerine, aynı isimleri artık bu safta koşulsuz savunanlar olarak görüyoruz. Sonra sonra, tek tanrılı dinler yayılmaya başlayınca da bazı din sömürgecileri bunu fırsata çevirme üzerine gitmiştir. 

Papalığın Endüljans ile kasasını doldurması, katolik din adamlarının da buna çıkarları uğruna alet olması gibi. Bunun üzerine çıkarlarına ters düşen başka kesimler de bazı yetenekli isimleri (Martin Luther) kendi çıkarları doğrultusunda destekleyip yeni İnanç sistemleri, mezhepler oluşmasını sağlamışlardır. Aynı sorun, İslamiyette hac merkezi olarak yalnızca Mekke'nin belirlenmesi durumunda karşımıza çıkıyor. Suudiler de bunu fırsata çevirmekte geç kalmadılar bilindiği üzere. 

Demem o ki, din tüccarlığı tarih boyunca var olan bir durum. Çünkü koşulsuz şartsız itaat etmeyi kabullenen insanlar tarih boyunca var olmuştur. Günümüzde bunun örneğini siyasi iktidarda ve onu destekleyen diyanette de malesef görüyoruz. Ve soru sormayı bilmeyen ya da bunu günah kabul eden insanlardan dolayı da tüm ülke olarak etkileniyor, gittikçe geriliyoruz. 

 

 

"Hayatta en hakiki mürşit, ilimdir." 

Mustafa Kemal Atatürk


Başlık Kategori Yayın Tarihi
Önce İnsan Olmak Sosyal 09.05.2020
Cehalet Salgını Sosyal 30.04.2020
Birlikte Denememiz Lazım Sosyal 11.04.2020
Asıl İnsanlık Düzeyi Yaşam 09.04.2020
Bir 'Sanatçı', ülkesinin kaderini değiştirebilir mi? Sosyal 08.04.2020
Başlık Kategori Yayın Tarihi
KORONALI GÜNLER Yaşam 25.05.2020
Elbette Ağlayacağım Yaşam 03.05.2020
Anlatacaklarım var.. Yaşam 29.04.2020
Okumak Yaşam 29.04.2020
Gizli Servisler ve Komplo Teorisi Yaşam 20.04.2020

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.