HANGİNİZ DAHA ZEKİ?

Dr. Thomas Harvey’in otopsi sırasında Abert Einstein’ın beynini çalıp 40 yıla aşkın incelemesine, herhangi bir farklılık bulamamasına rağmen zekayı insanların IQ Puanı üzerinden değerlendirme konusundaki yanlışta ısrar ettik. Türkiye gerçeğine baktığımızda ise daha vahim bir durumla karşı karşıya kalıyoruz. IQ Puanı bir yana biz insanları kültür derslerinde başarılı olanları, sessiz sedasız öğretmenlerini dinleyip, soru sormayan ve öğretmenlerini rahatsız etmeyenleri zeki, diğerlerini de gerizekalı olarak nitelendirdik.

Einstein’in beynini inceleme merakı Dr.Harvey’in işine, kariyerine, ailesine mal olmuş olsa da o bu merakından hiç vazgeçmeyip 40 yıl boyunca farklı bir şey bulmayı umarak yaşamıştı. Geçen süre zarfında insanlar da Harvey’den gelecek güzel bir haberin merakı içindeydiler. Fakat varılan sonuç kütle bakımından Einstein’ın beyninin normal bir insanın beyninden hiçbir farkının olmadığıydı. İlerleyen yıllarda ise Einstein’in beyninde ufak yapısal farklılıkların olduğuyla ilgili bazı bulgular elde edildi ve bu da küçük yaşlarda çocuklara yaratılan çoklu ortamlara denk geldiği gerçeği ortaya çıktı.

Yaklaşık elli kişilik bir öğrenci grubuyla hedef belirleme üzerine küçük bir çalışma yapıyorduk. Öğrencinin biri sık sık sorular sorup, sorduğum sorulara da hızlı ve diğerlerinden oldukça farklı cevaplar veriyordu. Bununla beraber çocuk hemen konsantrasyonunu kaybediyor, yanındaki arkadaşına bir şeyler söylüyor, kalemle oynuyor ve tekrar bizimle beraber oluyordu. Çalışmaya ara verip müdürün odasına geçtiğimizde, müdür bey hemen sordu “-Nasıl geçti hocam” dedi. “-Çok iyi geçti müdürüm çok zeki öğrencileriniz var” dedim. Yüzü gülmeye başlamıştı ki, iki çocuğun ismini söyledim. Birincisinde yanlış isim dedi, ikincisi de ise gülümseme yerine odadakilerin hepsinin yüzünde tam bir şaşkınlık emojisi vardı. Müdür Bey: “-Hocam biraz önce burada bir adam oturuyordu, o adam bahsettiğiniz çocuğun babasıydı, tüm öğretmenler ondan şikayetçi bu yüzden babasını okula çağırdık”dedi. Onların şaşkınlığı geçmiş, şaşırma sırası bende idi.

Müdür Bey’e neden diye sorma gereği bile duymadım çünkü biliyordum. Çocuk sürekli soru soruyor, öğretmenin sorduğu sorulara öğretmenin istediği cevapları vermiyor. Bu da haliyle öğretmenin düzenini bozuyor. Öğretmenin konuyu yetiştireyim telaşını, anlatayım çıkayım rutinini bozuyor.

Her sınıfta böyle bir öğrencinin bulunması bir şanstır, kullanabilen ve yönlendirebilen bir öğretmen için. Bu sınıfta derslerin monotonlaşma ihtimali çok düşük, derse katılım artar, yeni tartışma konuları açılır, beyin fırtınasının verimli geçmesini sağlar, diğer öğrencileri cesaretlendirir ve derse katılım artar. Fakat öğretmenin organizasyonu eline alıp sınıfı yönlendirmesi gerekir çünkü bu sınıf her an dağılmaya da müsaittir. Bir ara okulda herkesin şikayet ettiği bir öğrenci vardı ve sınıf öğretmenin bu öğrencinin benim sınıfımda olması benim için büyük bir şans dediği için aynı şekilde hepimiz şaşırıp kalmıştık. Nedenini sorduğumda, köy çocukları öğretmene karşı çok kapalı olurlar, bu çocuk onların açılmasını sağladı. Düşünsene hocam birinci sınıf çocukları yetişkinler gibi espri yapıyorlar her ders hiç sıkılmadan ders işliyoruz.

Zeka uzun yıllar IQ Puanı üzerinden yaptığımız yanlışı, Gardner’ın çoklu zeka kuramı bir nebze düzeltse de yetmediğini açık bir şekilde gördük. Türkiye’de ise Gardner kaale bile alınmadığı apaçık ortada. Hala doktorlar mühendisler zeki, toplumun geri kalan kısmı gerizekalı olarak görülme olayı olduğu gibi devam ediyor. Doktor musun? Ooooo, Mühendis misin? Ooo, Öğretmen misin? Hı....

Evet Gardner bize uğramadı sayıyoruz. Diğer yandan kimin zeki, kimin olmadığını çocuğun matematik başarısına bağlamak ne kadar doğru ne kadar yanlış açıkçası bilmiyorum. Aslında Gardner bize şunu anlatmaya çalıştı, insanlar birbirinden daha zeki değiller, her insan zekidir fakat zekaları birbirinden farklıdır, nasıl ki saç rengimiz, göz rengimiz, boyumuz, kilomuz farklı ise zekamız da öyle demek istiyordu. Tıpkı aynı bahçedeki meyve ağaçları gibi hepsi aynı bahçede, hepsi ağaç fakat meyvelerin büyüklükleri, şekilleri, renkleri, tatları tamamen birbirinden farklı. Bu durumda hangi meyvenin daha zeki olduğunu söyleme şansımız var mı? Yok.

Einstein bir fizik, Beethoven müzik, Pele futbol, Federer tenis, Kobe Braynt basketbol dahisiydi. Cem Yımaz Türkiye’nin en büyük komedyeni, Cem YILMAZ doktor olmadığı için zeki olmadığını söyleyebilir misiniz?

Aziz SANCAR, zekanın olmadığını, çalışmanın olduğunu söyler, Davranışçı psikologlar yıllarca, çocuğu tamamen çevrenin şekillendirdiğini iddia ettiler, John Look: Tabula Rassa diyordu. Zihin doğuştan boş bir levhadır. O levhayı doldurmak tamamen çocuğun yaşam deneyimlerini bağlıdır diye bas bas bağırıyordu.

Tüm bunların ışığında şunu söylemek isterim ki, daha zeki diye bir kavram kesinlikle yok, daha çok yaşantı, daha çok zeka vardır. Tıpkı bir toprak gibi, ne kadar çok ekersen o kadar ürün alırsın, toprağa bir şey ekmezsen, yabani ot toplarsın.

Sağlık, mutluluk ve başarı diliyorum.


Başlık Kategori Yayın Tarihi
BENİM BABAM DAHA BABA Eğitim 30.01.2020
İSTİYORUM VERİYOR MUSUN? Eğitim 29.01.2020
HER KIVILCIM BİR YANGINA GEBEDİR Eğitim 15.01.2020
İYİ USLU ÇOCUK ENGELİ Eğitim 31.12.2019
SÖZ VERMEK Eğitim 23.12.2019

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.