EDİRNE MENZİLLERİ

Avcı Sultan Mehmed, 22 Eylül 1666 günü bu ovanın Mamak meydanında gölgelikli çadırlar kurdurup Edirne’deki Bostancılar’a tüfekle nişanı vurma yarışmaları yaptırıp ödüller dağıtmıştı (1).

Ok menzillerine gelince…

1). Ağaçok Menzili: Lodos havasıyla Mamak Pınarı’na karşı atılmıştır. İlk taşı diken Nalinci Karagöz’dür. İkinci taş Kasab Bali’nin, üçüncü taş Bozdoğancı Sofu’nun, dördüncü taş Molla Osman’ın, beşinci taş Gulam Ali’nin, altıncı taş da Gulam Çubukçu Nasuh’undur. Mir-i âlem Ahmed Ağa, bu menzilde de atıp baştaşı dikmiş iken sonradan İstanbul’daki Lodos menzilini atınca Edirne’deki bu taşını çıkarıp atmak istemiştir.

2). Yeksüvar Menzili: Lodos havasıyla atılmıştır. Bu menzilde altı taş dikilmiştir. Ancak ilk dördünü dikenler bilinmemektedir. Beşinci taş Ömer Efendi’nin, altıncı taş Edirneli Kayyumzade Ahmed Efendi’nin olup 950 gez’dir. Abdullah Efendi’nin bildirdiğine göre bu kişi sığır kadar kuvvetliymiş ve çok sert yayları çekermiş. İstanbul’da da menzili varmış.

Musalla Ovası (Namazgâh) Edirne’nin kuzeyindeki ovadır. Edirne’nin Türkler tarafından alınışından sonra Hükümet merkezi Edirne’ye getirilince, Sultan I. Murad bu ovada askerlerine eğitim ve spor yarışmaları yaptırırdı. Bu nedenle namaz kılmak için namazgâh ile bir de çeşme yaptırdı. Bu alandaki menziller şunlardır:

1). Adaya Giden Yol Menzili: Bu ovada Türkler tarafından açılan ilk menzil olup Lodos havasıyla atılmıştır. Sultan I. Murad zamanında birinci taş gibi ondan sonraki dört taşı da kimin diktiği bilinmiyor. Altıncı taş Mütevelli Kulu denilen atıcınındır. Yedinci ve son taşı Zehgirci dikmiştir. Ünlü Tozkoparan İskender de bu menzilde ok atmış ve Zehgirci’ye eşit düşürdüğü için taşı dikilmemiştir.

2). Mütevelli Kulu Menzili: Bu menzil Ada köprüsü yanında olduğundan Ada Menzili de denilmiştir. Fatih Sultan Mehmed zamanında yıldız havasıyla atılmıştır. Birinci taş Mütevelli Kulu Sinan Bey’indir. Sinan Bey’den sonra uzun bir süre atılmamıştır. Sonradan Deve Kemal atmak istese de o da uygun hava bulamadığından ancak kıble durup ters atarak menzil bozup taş dikmiştir. Deve Kemal’den sonra çok sayıda atıcı bu menzilde atmış ise de Kemal’in menzilini geçememişlerdir. Tozkoparan İskender, Edirneli Hasan Çelebi’nin oku ile atmış eşit (bedel) düştüğü için taş dikilmemiştir (2).

3). Bağlar Yolu Menzili: Poyraz havasıyla atılan bu menzilin ayak taşı Bağlaryolu’ndaki bir bağ duvarı dibindeki pınarın yanında olduğundan “Kuyu Yeri Menzili” de denilmiştir. Birinci taş Papazoğlu Kulu’nundur. İkinci taş Kocaeli Beyi Küçük Deve denilen atıcınındır. Üçüncü taş, Sultan II. Bayezid askerlerinden iken sonradan Kefe Beyi olan Keyvan Bey’indir. Dördüncü olarak Mir-i âlem Ahmed Ağa, ağaç ok ile atarak baştaşı dikmiştir.

4). Hasan Çelebi Menzili: Lodos havasıyla ve ağaç ok ile atılmıştır. Bu menzili ilk kez atan Hasan Çelebi, Sultan II. Bayezid ile Amasya’dan İstanbul’a beraber gelen ve İstanbul Ok Meydanı’nda ilk defa taş diken Bahtiyar’ın oğludur. Hasan Çelebi de babası gibi çok iyi ok ustasıydı. Yavuz Sultan Selim zamanında sarayda ok ustası olarak 12.5 akçe gündelikle bulundu. Osmanlı atıcıları konusunda ilk defa kitap yazan kişi olarak spor tarihimize kaydolmuştur. Hasan Çelebi’nin İstanbul Ok Meydanı’nda da menzili vardır.

5). Yaycı Hüseyin Menzili: Yıldız havasıyla atılan bu menzilin ayak-taşı Bursalı Kuyusu yanındadır. Birinci taşı yay ustası Hüseyin dikmiştir. İkinci taş Samsoncubaşı Süleyman Ağa’nındır. Bu Süleyman Ağa’nın üstadı Derviş İbrahim Efendi de usta atıcılardan olup Demirtaş Ovası’ndaki Batman Menzili’nde ok atmıştır. Üçüncü taş Hacı Mustafa’nın, dördüncü taş Muradiye kâtibi İbrahim Çelebi’nin, beşinci taş ok ustası Topçu Hüseyin Usta’nın, altıncı taş Valide Sultan lalası Ebubekir Ağa’nındır. Yedinci taş da Teberdar Ahmed Bey’indir. Bu taş 17.yüzyıl geziyle 1016 gez’dir.

6). Gündoğrusu Menzili: Ayak yeri dağ dibindeki tepede olan küçük mermerdir. Buraya “Kahveci Yeri” denilir. 70 dirhemlik yay ile 700 gez’e atılmıştır. Bu menzilde ikinci taşı Samsoncubaşı Süleyman Ağa dikmiştir. Abdullah Efendi, bu menzili menzil saymıyor ve “Maskaralıktır, atalarımızdan utanıp nice diktiler” diyor. Abdullah Efendi’nin böyle demesinin nedeni, atıcılar töresine göre bir atışın menzil sayılıp taş dikilebilmesi için eğer Peşrev okuyla atılmış ise 900 gez’i, Haki oku ile atılmış ise 850 gez’i ve Yeksüvar oku ile atılmış ise 830 gez’i geçmesi lazımdır. Samsoncubaşı Süleyman Ağa olduğu için belli ki hatırına hürmeten dikilmiştir. Osmanlı padişahları içinde bu uzaklığa ok atmış olanlar vardır; fakat onlar dahi töreye saygılı olup Ok Meydanı’nda taş dikmemişlerdir. Mesela I. Ahmed daha uzağa attığı halde Davud Paşa Sarayı bahçesinde taş dikmiştir.

7). Poyraz Menzili: Ayak yeri Bursalı Kuyusu’nun sağ tarafında bir küçük mermerdir. Peşrev oku ile atılmıştır. Birinci taş, Samsoncubaşı Süleyman Ağa’nındır. İkinci taş Lala Ebubekir Ağa’nındır. Üçüncü taş Satırcıbaşı Salih Ağa’nın ve beşinci son taş da Musahib-i şehriyari Abdulkerim Ağa’nındır; 932 gez’dir.

8). Lodos Yeksüvar Menzili: Ayak yeri çeşmenin solundadır. Bu menzilde altı taş dikilmiştir ama ilk dördünü dikenler bilinmiyor. Beşinci taş Ömer Efendi’nin, altıncı taş Kayyumzade Ahmed Efendi’nindir; 950 gez’dir. Ahmet Efendi’nin İstanbul Ok Meydanı’nda da menzili vardır.

9). Kıble Menzili: Ayak yeri musalla arkasında bulunan çeşmenin sağında karşı yerdedir. Kıble havasıyla, yeksüvar okuyla atılmıştır. Birinci taş Ali Efendi’nin, ikinci taş Ali Ağa’nın, üçüncü taş Kıbleli çukadarı Mehmed’indir. Dördüncü taş da Hacı Hüseyin’indir; 960 gez’dir. Hüseyin, Teberderan ocağındadır.

10). Yıldız Menzili: Bu menzilde ilk taşı diken Kör Kemal’dir. İkinci taş Üsküfçü’nün, üçüncü taş da Usta Karaca’nındır. Bu atıcı aynı zamanda ünlü yay ustası Sinan’ın çırağı olup çok iyi ok ve yay yaparmış. Dördüncü taş yeniçeri iken sonradan sipahi olan Sinan’ındır. Beşinci taş Yanmazağaçoğlu Hacı Ali’nindir. Hacı Ali’nin çok çeşitli hünerleri olduğu söylenir. Bunlardan birisi sert yay ile ince ok atması ve menzil atışlarını da putaya atar gibi atması ve kimsenin çekemediği katı sert yayları çekmesidir. Üsküp Ok Meydanı’ndaki menzilin baştaşı da onundur. İskender Paşa Bosna’da Sancak Beyi iken, Hacı Ali onunla birlikte akınlara da katılmış. Bir seferinde bu atıcılığı sayesinde büyük yararlılığı dokunmuş. Yanmazağaçoğlu, ihtiyarlığında bu savaşlarını ve savaşta bir buçuk karış uzunluğunda demrenleri üçer köşeli, üçer parmak uzunluğunda yelekli ok kullandığını Hasan Çelebi’ye bizzat anlatmıştır.

Altıncı taş Deve Kemal’indir. Yedinci taş Dayı Kulu demekle ün yapmış olan Bali Bey’indir. Bu taşın dikilmesi büyük anlaşmazlıklara ve kavgalara neden olmuştur. Çünkü Bali Bey’in oku Deve Kemal’in taşından çok az ileri düşmüş. Deve Kemal ve taraftarları bu nedenle taş dikilmesine engel olmuşlar. Halk ve devlet büyükleri iki taraf olmuş. Durum Padişah Sultan Bayezid’e bile arz edilmiş. Bali Bey, padişah Sultan Bayezid’in dayısının kulu olduğu için dikilmesini arzu etmiş. Anlaşmazlığın Sadrazam, kazasker ve devlet büyükleri ile okçuluktan anlayan yaşlı kişilerden oluşacak bir kurul tarafından çözülmesini emretmiş. Kurul şahitleri dinleyip atıcı yaşlı kimselerin görüşlerini almış; fakat yine de bir karar verememiş. Deve Kemal’e, “Bu taşın dikilmesini Padişah arzu ediyor; kabul et Bali Bey taşını diksin, sen yine atar onu geçersin” diye çok ısrar ve rica edilmesi üzerine Deve Kemal müsaade etmiş ve Bali Bey’in taşının dikilmesine karar verilmiş. Bu kavga tam üç sene devam etmiş; nihayet Deve Kemal, Bali Bey’den 15 gez aşırı atarak taşını ileri sürmüş.

İşte o yıllarda Yeniçeri Ocağı’ndan İskender yetişip İstanbul Ok Meydanı’ndaki Gündoğrusu Menzili ile Yıldız Menzili’ni atarak baştaşı dikmişti. Bu atışları yakından izleyen Sultan Bayezid, “Hüneri varsa Edirne’deki Deve Kemal menzilini de atsın…” demiş (3).

Bu emir üzerine, İskender kışın İstanbul’daki Yeniçeri talimhanesinde idman yapıp, yazın menzil atmak için Edirne’ye giderse hava değişikliği nedeniyle idmanı bozulur diye kışı da Edirne’de geçirip aralıksız idman yaptıysa da Deve Kemal’in taşını geçemedi. Sultan Bayezid, Deve Kemal menzilini kim geçerse ona büyük ödül vererek ihsanlarda bulunacağını bildirdi. Bu nedenle atıcılar arasında rekabet artığı gibi, devlet büyükleri ile halk da bir atıcıyı tutarak ona her türlü yardımı yapmaya başladılar. İskender’i, Padişahın iki Atmacacıbaşı’sı ile Kilercibaşı Mustafa Ağa ve Amasyalı Tacizade Nişancı Cafer Çelebi himayesine almıştı. Haydar Bey’i Hazinedarbaşı Ali Ağa, Bozdoğancı Mustafa Çelebi’yi de Kapı Ağası tutuyordu. Her atıcıya birer okçu, yaycı ve yeteri kadar da yedekçi verilmişti. Ünlü ok yapıcısı Müezzinzade Sinan Usta, Bozdoğancı Mustafa Çelebi’ye hizmet ediyordu. Ama kendi okuyla İskender’in menzil bozmasını da istiyordu. İşte bu günlerde İskender, Bursa’ya gidip Usta Müezzinzade’nin yaptığı ok ile Şüca’nın Atıcılar’daki menzilini bozmuştu. İskender’in geçemediği İstanbul’daki Şüca’nın Lodos Menzili ile bir de Edirne’deki bu menzil kalmıştı. Belki de bu iki engel İskender’in azmini arttırmış ve onu efsane olmaya taşımıştır…

İskender’e, Edirne’deki Deve Kemal menzilini ancak İçkoz Ahmed Ağa’nın yayı ile atabileceğini söylediler. Fakat Ahmed Ağa, Hazinedarbaşı’ndan korktuğundan İskender’e yay veremiyordu. İskender de alması için Nişancı Cafer Çelebi’den rica etti. Ahmed Usta, Cafer Çelebi’ye de Hazinedarbaşı’ndan korktuğunu ama yayı ödül olarak ortaya koyabileceğini ve kim koşuyu kazanırsa ona vereceğini söyledi. Yarışmayı İskender kazanınca yayı aldı. Bahtiyarzade Hasan Çelebi de altı ok yapmıştı. Bu yay ve oklar ile menzil üzerinde idmanlara başladı ve nihayet Deve Kemal’i geçebileceğine kanaat getirince meydan ihtiyarlarına haber vererek menzile durdu (4). Kemankeşlerin bütün çabalarına rağmen bu menzilde muvaffakiyetsizliğini Edirne ile İstanbul’un havasının farklı olmasına bağlayanlar vardır. Bu nedenle idman sürecini de Edirne’de geçirmek üzere kemankeşler Edirne’ye taşındılar ve 3 sene kadar burada yaşayıp idman yaptılar.

Ogün Edirne’deki Musalla Meydanı’nda binlerce kişi toplanmıştı… Nihayet efsane okçumuz Tozkoparan İskender tarafından 1510 yılında bu menzil bozuldu. Deve Kemal’in menzil taşından, yani o ana kadar atılmış olan en uzun mesafeden daha uzak bir mesafeye oku ulaştırmayı başardı...

Tozkoparan İskender, Bursalı Şuca’nın kırdığı bütün rekorların ötesine geçmiştir; sadece Lodos Menzili’ni geçememiştir. Hatta ölürken “Ah lodos Menzili ah…” diyerek öldüğü söylenir. Dünya Şampiyonu Tozkoparan İskender belki Lodos Menzili’nde Bursalı Şuca’nın 1271.5 gez’lik (839m.) rekorunu geçememişti ama kendisinin 1281.5 geze ok attığı da bir vakıadır ki bu 845.79 cm. mesafe demektir. Belki Süca da İskender’in en uzağa atma rekorunu kıramadığı için, “Ah 1281.5 gez, ah…” demiş olabilir… Bunlar denmiş de olabilir denmemiş de… Sporda “havasında olmak” diye bir deyim vardır. Sporcu bazen kendini çok formda hisseder; bazen de hissetmeyebilir…  Bu konuda kaynak kitapları ve başarılı araştırmaları okumanızı tavsiye ederim (5).

KAYNAKLAR:

1. Abdi Paşa, “Vakayi’namah” (Tarih-i Muhammed Rabi) yk. 194 b, 195a.

2. Hasan Çelebi, İstanbul Atatürk Kitaplığı’ndaki yazma, s. 81.

3. Abdullah Efendi, Tezkire-i Rımat, Türk Tarih Kurumu Kütüphanesi, yk. 78 b, 79 a.

4. Hasan Çelebi, Risale-i Bahtiyar-zade, İstanbul Üniversitesi Merkez Kütüphanesi’ndeki yazma, yk. 41 a, 50a.

5. Atıf Kahraman, “Cumhuriyete Kadar Türk Güreşi”, Cilt 1, Kültür Bakanlığı Yayını, 1989; Kâmil Kepecioğlu, “Bursa Kütüğü”, Cilt 1, Bursa Büyükşehir Belediyesi Yayını, 2009; Murat Kavaklı, “Bursa Bıçakçılığı Tarihi”, İrfan Yayınları, 2. Baskı, 2016; Kâmil Kepeci, “Türklerde Spor”, Uludağ Türk’ün Dergisi,1935.

Not: “Osmanlı’da Spor ve Sonrası”, (1992), Yüksel Yılmaz notları


Başlık Kategori Yayın Tarihi
HOCAM AHMET BAYDAR’DAN TUTTUĞUM NOTLAR (1) Genel 23.02.2020
DUYGULARDAN FISILTILAR (3) Şiir 13.02.2020
DUYGULARDAN FISILTILAR (2) Şiir 11.02.2020
DUYGULARDAN FISILTILAR (1) Şiir 05.02.2020
NEREDE O ESKİ MEYDANLAR VE MEYDAN OKUYANLAR? Spor 31.01.2020
Başlık Kategori Yayın Tarihi
Sınırların takımı Beşiktaş! Spor 19.01.2020
Futbol Köyleri ve Bölgesel Milli Takım Karmaları Spor 17.01.2020
Şampiyon Galatasaray!! Spor 20.05.2019
Bitmeyen çile Spor 16.04.2019
Endustriyel futbol Spor 12.04.2019

Bu yazıya ilk yorumu siz yazın.